Alvisi Kirimoto, Montespaccato'daki Piazza Giuseppe Meroldi'yi (Eski Campari) yeniden tasarlıyor.

Alvisi Kirimoto, Roma’daki Piazza Giuseppe Meroldi’yi yeniden tasarlıyor. Proje belediye tarafından desteklenen, yerel yönetim ve topluluklarla birlikte geliştirilen kentsel yenileme programı 15 ROMA kapsamında tasarlandı. 15 ROMA Programı, vatandaşların günlük ihtiyaçlarına daha yakın, yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir şehir inşa etmeyi amaçlayan 15 farklı masterplan tasarımı içeriyor. Carlos Moreno’nun “15 dakikalık şehir” konseptinden ilham alan girişim; hizmetlerin, yeşil alanların ve fırsatların erişilebilir olduğu, eşitsizlikleri azaltan ve kentsel yaşamı iyileştiren bir model teşvik ediyor.

Yeni meydan, Montespaccato semtinin dönüşümü için somut bir adım. Ayrıca şehir genelinde, Roma’nın banliyölerinin parçalı dokusunu yeniden birleştirmeyi amaçlayan, daha geniş ölçekli bir dizi müdahale için de yön belirleyici bir rol üstleniyor.
Bir zamanlar otopark ve haftalık pazar alanı olan Piazza Giuseppe Meroldi, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe, yerel kimliğin ve topluluk yaşamının güçlendirilmesine odaklanan bir rejenerasyon sembolü haline geldi. Meydan, kamusal alanı bir kapsayıcılık ve katılım mekanı olarak gerçek anlamda yeniden tanımlıyor.

Meydanı çevreleyen belediye binasının yenilenerek Biblioteca Cornelia’ya dönüştürülmesi bu durumu daha da anlamlı kılıyor. Kütüphane, ortak çalışma alanları, çalışma odaları ve çok fonksiyonlu topluluk alanları sunuyor.
Sonuç olarak proje, akışları yönlendirebilen ve birbirini tamamlayan iki farklı mimari jest tanımlıyor: yeşil meydan ve sert peyzajlı meydan. 300 metrekarelik yeşil meydan, yeni dikilen ağaçları ve çiçek yataklı peyzajıyla gölgeli dinlenme alanları sunarken çevredeki sokaklara karşı da doğal tamponlar oluşturuyor. 460 metrekarelik sert peyzajlı meydan ise uzun, kavisli bir bankla çerçevelenen esnek bir sert zemin alanı olarak kurgulanmış.

Bu ikilik; doğa ve kentsel yaşamı, sakinlik ve canlılığı dengeleyen hem işlevsel hem sembolik bir kurgu oluşturuyor. Beyazdan griye doğru geçişli ve mermer bordürlü birleşik döşeme düzeni, iki meydanı uyumlu bir kentsel peyzaj yaratacak şekilde birbirine bağlıyor.
Perfore beyaz çelikten özel olarak tasarlanan banklar, meydanın akışkan geometrisini pekiştiriyor. Bunların biri sert peyzajlı meydanın eğimini takip ederken, diğeri yeşil meydanın istinat duvarı boyunca uzanarak korunaklı ve keyifli oturma alanları oluşturuyor.

Proje, engelsiz dolaşım imkanı sağlayarak erişilebilirliği artırırken yeni drenaj ve aydınlatma sistemlerini de tasarıma pürüzsüz bir şekilde entegre ediyor.
1950’ler ve 60’larda plansız gelişmeyle şekillenen bir bölgeyi ele alan proje, isimsiz bir boşluğu kimlik, bağlantı ve yenilenme alanı olan bir kentsel simgeye dönüştürüyor. Banliyöleri marjinal alanlar olarak değil, Roma’nın gelecekteki gelişimi ve toplumsal yaşamı için temel düğüm noktaları olarak konumlandırıyor.