Urban Age İstanbul: “Global Kentin Kalkınma Deneyimleri”

Deutsche Bank Uluslararası Forumu Alfred Herrhausen Topluluğu ile London School of Economics tarafından düzenlenen "Urban Age İstanbul Konferansı" 5 Kasım'da Esma Sultan Yalısı'nda yapılan açılışla başladı.

Konferansta yaptığı açılış konuşmasında Urban Age Direktörü Ricky Burdett, “Urban Age İstanbul Konferansı, İstanbul’un eşsiz ve merak uyandıran doğasını sunmakta ve yeni geliştirilen kentsel temaları daha çok açığa çıkarmaktadır,” dedi.

Alfred Herrhausen Society Yöneticisi Wolfgang Nowak ise, Urban Age projesini LSE ve Deutche Bank Alfred Herrhausen Topluluğu’nun organize etmesiyle, kentlerin sosyal, politik ve çevresel mekanizmalarının daha iyi çalışmasını sağlayacak ortak bir dil yaratmayı amaçladıklarını belirtti.

Konferansın ilk gününde, global ekonomik krizin dünya kentlerine etkisi, kentsel süreklilik, iklim değişikliğinin kent hayatına yansıması ve topluma uyum sağlayan çevre yaratmada kentsel tasarımın rolü gibi konular ele alındı. Konferansa Dünyaca tanınmış pek çok akademisyen ve yönetici katıldı.

Küresel Bağlamda Şehirler

Birinci günün ilk oturumunda “Küresel Bağlamda Şehirler” incelendi. Küresel ekonomide şehirleri yeniden düşünmek ve finanse etmek ekseninde gelişen konuşmalarda, Kemal Derviş, tüm dünyanın tek bir ülke olarak düşünüldüğünde ortaya çıkabilecek kapital değerlerden bahsetti. Şehirlerin geliştikçe ekonomik kriz riskiyle karşı karşıya kaldıklarının altının çizildiği bu oturumda, ekonomik durgunluk sonrası Amerikan metropoleri de incelendi.


Saskia Sassen konuşması sırasında
Fotoğraflar: Dilek Öztürk

“Şehirler ve Toplumsal Sermaye” başlığı altında, Columbia Üniversitesi Sosyoloji ve Küresel Düşünce Komitesi Profesörü Saskia Sassen ise, İstanbul’un tarihte pek çok isme sahip olması, çok kültürlü bir yapısı olduğu gibi, şehirde de birden çok katmanlı hareketliliğin olması gerektiğinden bahsetti. “İstanbul, kapasitesini geliştirmeli, birden fazla network geliştirerek, coğrafi alanın yoğunluğunu arttırmalı,” diye ekleyen Sassen Türkiye’nin nereden göç aldığı ve nereye göç verdiği ile ilgili “Türkiye’nin Global Göç Coğrafyası”nı çıkardı.

“İstanbul: Yerel ve Küresel Arasında” başlığı altında bir konuşma yapan Tarih Profesörü Çağlar Keyder, global şehirlerin yeni tanımlarından bahsederek, Türkiye’deki konut politikaları, göç ve siyasetin buna etkisinin üzerinde durdu. Türkiye’de merkezi yönetimin, yerel yönetime müdahalesi ve etkisi, kent formunda değişikliğe yol açtığını söyleyen Keyder, “Şu andaki Başbakan, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve hala yerel yönetimin şekillenmesinde etkisi var” diyerek bu durumu eleştirdi.

Oturum sonrasında yapılan tartışmalarda, İlhan Tekeli, aslında İstanbul’un bir başarı öyküsü olduğunu savundu ve bu düşünce konferans boyunca tartışıldı. Tekeli, politik aktörlerin etkisine rağmen planlama açısından İstanbul’un başarısının kendinden ötede olduğunu sözlerine ekledi.

Şehirler ve Kültürler


Richard Sennet konuşması sırasında

Günün ikinci oturumunda, London School of Economics Sosyoloji Profesörü Richard Sennet, “İstanbul: Eklem Kent” başlığı altında bir konuşma yaptı. Büyük metropollerde artık, “yalnız” yaşayan insan oranının hızlı bir şekilde arttığına dikkat çeken Sennet, 20 yaş ve 65 yaş üstü olan grupların Paris gibi büyük şehirlerin %39’unu kapsadığını ve yalnız yaşadıklarını söyledi. Şehirde insanları birbirine bağlayan, iletişim kurmalarını sağlayan, kent mobilyalarının şehirde sosyalleşmeyi sağladıkları için önemli olduğunu vurguladı. “20-25 sene tek başına yaşayabilecek insanlar için evler tasarlamalıyız. Bu insanlar evlerinde kendilerini hapisteki gibi hissetmemeliler. Dış mekana gereğinden fazla önem verdik. Kentsel mekan tasarlıyoruz. Ama kimin için? Bu mekanları tasarladığımız insanlara, daha iyi bir iç mekan alternatifi de sunmalıyız,” diyerek konuşmasını bitirdi.

Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf ise, herkesten farklı formatta bir konuşma yaptı ve İstanbul’a bir şiir okudu. “İstanbul’un Sesi: Şehir Kime Aittir?” başlığı altında yaptığı konuşmada, “Ben bir evim, ama sahibi olmayan… Bazıları beni korur, bazıları incitir… Ben eski bir madeni parayım, güneş tarafından takdir edilen… Bugüne yeni bir mesajım var: Benim bir sahibim yok. Benim bir dinim yok. Ben nereye aitim?” dizeleri ilgi çekti.

“Tarih ve Kentsel Değişim ile Yüzleşme” konulu son oturumda, Harvard Üniversitesi Mimari ve Kentleşme Ağa Han Profesörü Hashim Sarkis, “Akdeniz Şehirlerinde Kentsel Kültür” başlığı altında bir konuşma yaptı. Konuşmasına farklı Akdeniz ülkelerinden gösterdiği fotoğraflarla, kültürlerin ve coğrafyanın benzerliklerinin altını çizdi. Akdeniz şehri fikrinde İstanbul için, panormasında yeniden düşünülmesi gereken şeyler olduğunu söyleyen Sarkis, modern şehircilikte arazi kullanımının nasıl değiştiğine örnek olarak, Kapalıçarşı’dan sonra ortaya çıkan, İstanbul’da sayıları gitgide artan alışveriş merkezlerini gösterdi.


Hashim Sarkis konuşması sırasında

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Programı Direktörü İhsan Bilgin ve Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Profesörü Murat Güvenç ise, “İstanbul’un Mekansal DNA’sı” başlığı altında, İstanbul’un fiziksel ve sosyal DNA’sı üzerine farklı bir sunum yapmaya çalıştılar.

Kentleşmeyi, kent liderlerinin düşünce şeklini ve sürdürülebilir kent gelişimi pratiklerini etkinlikler ve araştırmalar aracılığıyla sunan Urban Age, global kentler için yeni bir kent günlüğünün yaratılmasını destekleyen Uluslararası bir destek programı. İstanbul için farklı tanımlamaların yapıldığı ve vizyonların sunulduğu konferans, aslında bize dünya çapındaki kentsel deneyimleri bir araya getirerek nasıl daha eşit şehirler yaratabileceğimizi anlattı.

Etiketler

Bir cevap yazın