Neri&Hu, Hong Kong'daki Mandarin Oriental The Landmark otelinde, gece parlayan cam detaylar içeren ve dokuma görünümlü terakota karolarla kaplı yeni bir cephe yenileme projesi tasarladı.

Fotoğraflar: Zhu Runzi
Neri&Hu, Hong Kong’un merkez bölgesinde yer alan Mandarin Oriental The Landmark otelinin cephesini, adeta bir dokuma duvar halısını andıran kademeli terakota (pişmiş toprak) karolarla yeniledi.
İç mekanları yakın zamanda Joyce Wang Studio tarafından restore edilen otelin dış cephesi için Neri&Hu, şehrin geleneksel seramik ve metal işçiliği mirasından ilham alan yeni bir cephe kabuğu tasarladı.

Yeni cephe tasarımı, daha önce açılı cam bir cepheye ve üzerinde reklam panosu barındıran Harvey Nichols’ın bir bölümünü kaplıyor. Tasarım ekibi, projenin en büyük zorluğunu parçalı cephe yapısı ile zemin kat mağaza cephesini birleştirerek otel için bütüncül bir görsel kimlik oluşturmak olarak tanımlıyor.
Neri&Hu, önceki cam ağırlıklı tasarımın aksine, mevcut kütleyi tamamen opak bir cepheyle kaplamaya karar verdi. Tasarım sürecini açıklayan ofis şu ifadeleri kullanıyor: “Mevcut taşıyıcı strüktür korunmak zorunda olduğu için, orijinal yapıyı adeta yeniden giydirilmesi gereken bir beden olarak ele aldık.”

Cephede kullanılan döküm terakota karolar dokuma tekstil ürünlerinden esinlenerek kademeli bir ritimle üst üste dizilirken, her bir karo sırası koyu bronz metal raflarla desteklenmekte ve belirli noktalara yerleştirilen döküm cam karolar yapının geceleri yumuşak bir ışıkla parlamasını sağlıyor.
Yapının heykelsi kütlesi, opak seramik yüzeyleri ve cesur renk tonu, çevredeki cam kulelerle zarif bir kontrast oluşturarak kentsel siluet içerisinde bilinçli ve özgün bir duruş sergiliyor.
