UNStudio’dan Shanghai Jiuguang Center

Kuzey Şanghay'daki en büyük perakende satış kompleksi olan Şanghay Jiuguang Center, UNStudio ve Nihon Sekkei iş birliğiyle tasarlandı. Hareketli bir Şanghay mahallesinin ortasında yer alan merkez, gelişmiş bir ticari ekosistemi insan merkezli ve müşteri dostu bir mekânla bir araya getiriyor.

Fotoğraflar: Aaron&Rex

 

Ticari istekler ve mimari müdahaleler arasında simbiyotik bir ilişkinin yaratılmasının hedeflendiği tasarım sürecinde Nihon Sekkei’den merkezin dış kabuğunu geliştirmesi istenirken UNStudio ise iç mekân, iç avlu ve halka açık çatı terası tasarımları ile alışveriş merkezini geniş bir topluluğa hitap eden bir mekân haline getirmekle görevlendirilmiş.

Kullanıcı deneyimi, UNStudio’nun tasarımının özünü oluşturuyor. Ekip, kullanıcıların çeşitli mekânlarla etkileşime geçebilecekleri sayısız alternatifleri analiz ederek farklı kullanıcılar için tasarlanmış alışveriş deneyimleri yaratmayı hedeflemiş. Böylelikle, mimari ve iç tasarım, bina ölçeği ve insan ölçeği, geometri ve malzeme ile iç-dış ilişkisi arasında bir sinerji yaratılması sağlanmış.

Bir alışveriş merkezi, bir büyük mağaza ve 350.000 metrekarelik ikiz ofis bloklarını barındıran Shanghai Jiuguang Center, alışveriş merkezlerine özgü kapalı kutu tasarımlarından farklı olarak, çevresinde farklı şekil ve boyutlarda yığılmış hacimlerin düzenlendiği geniş bir merkezi avluya sahip. Bu avlu sadece alışveriş merkezinin kendisi için bir etkinlik alanı olarak hizmet etmekle kalmıyor, aynı zamanda daha geniş topluluk için bir mekân haline geliyor. Oturma alanları, bitkilendirme ve aydınlatma ile hem gündüz hem de akşam saatlerinde kullanıma imkân veriyor.

Binanın dış kabuğunun sert ve metalik dokusunun aksine iç avlunun etrafındaki cephe, hafif şampanya renginde alüminyum alaşım şeritlerle kaplanmış ve sedefli seramik karolarla birlikte yumuşak ve akıcı kıvrımlar oluşturulmuş. Kabuğunun içine yerleştirilmiş bir inciden ilham alan tasarım, cephenin farklı alanlarına düşen gün ışığını vurgulayan ve gün boyunca dinamik yansımalar yaratılmasına imkân veren sedef etkisi ile binanın merkezinde akıcı bir deneyim sağlamış.

Avlu düzenlemesi, bodrum ve üst katları bir merdiven ve yürüyen merdivenler aracılığıyla birbirine bağlıyor. Avluyu çevreleyen cephelerdeki yatay pencere bantları, zemin kata doğrudan erişim sağlamanın yanı sıra dış mekân ile iç kamusal alanlar arasında tüm seviyelerde güçlü bir görsel bağlantı oluşturuyor. Avlu boşluğuna açılan balkonlar ise, iç ve dış arasındaki ilişkiyi bulanıklaştırıyor.

Dış ve iç mekân arasındaki güçlü ilişki, avlunun çevresinde yer alan üç hacmin düzenlenmesi ile devam ediyor. Her boşluk, alışveriş deneyimini dikey olarak birbirine bağlayan ve kullanıcıları geniş perakende alanları içinde yönlendirmeye yardımcı olan üç farklı temaya sahip.

“Kentsel oyun alanı” temalı boşluk, parlak renkli bir malzeme şeması ile dışarıdaki şehrin gürültüsünü ifade ediyor. “Kentsel vaha” teması ile ikinci boşluk, baştan sona sıcak renk tonları kullanarak doğayla yeniden bağlantı kurmayı sembolize ediyor. “Kentsel podyum” temalı üçüncü boşluk ise, kullanılan karanlık ve parlak malzemeler ile bir gece atmosferi yaratıyor.

Ana dikey sirkülasyon bu boşlukların yanında yer alırken, boşluklar her katta geniş bir yol ile birbirine bağlanıyor, sürekli insan akışı yaratan ve binanın genel yönelimine katkıda bulunan kesintisiz bir rota açığa çıkıyor.

Alışveriş merkezlerinin Çin şehirlerinin kamusal alanları olduğunu vurgulayan UNStudio kurucu ortağı Ben van Berkel, bu perakende komplekslerin sadece alışveriş yapılacak yerler olmanın ötesinde kullanıcılarına geziler ve sosyal buluşmalar için de bir mekân sunduğunu dile getiriyor. Böylelikle merkez, kültür ve ticaretin birleştiği ve mimarinin bu ikili durumu ifade edebildiği bir yer haline geliyor.

Etiketler

Bir cevap yazın