The Brutalist Filmi: Mimarlıktan Çok Daha Fazlası

Mimari detaylarla dolu yeni Brady Corbet filmi "The Brutalist", Adrien Brody'nin hayat verdiği Macar bir mimarın başından geçen zorlu olayları konu alıyor.

Geçtiğimiz yıl Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülüne layık görülen Pedro Almodóvar’ın “The Room Next Door” filminin ardından şimdi de Lol Crawley’nin görüntü yönetmenliğini yaptığı ilginç bir film gündemde: The Brutalist.

Üç buçuk saatten uzun bir süreye sahip olan The Brutalist filminin başrolünde, 29 yaşındayken The Pianist filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanan Adrien Brody yer alıyor. Bu filmde ise Holokost’tan sağ kurtulmuş ve 1947’de Philadelphia’ya hiçbir şeyi olmadan gelerek savaş sonrası Amerika’da hayatını yeniden inşa etmeye çalışan Macar bir mimara hayat veriyor.

Adrien Brody’nin canlandırdığı mimar László, kuzeni Attila’nın (Alessandro Nivola) desteği sayesinde yerleştiği Pennsylvania’da, parlak zekâsını fark eden zengin ve tanınmış sanayici Harrison Lee Van Buren (Guy Pearce) ile tanışır. Van Buren, László’ya hayatının sonraki 30 yılını değiştirecek bir sözleşme sunar. László, sanatsal zaferinin yanı sıra geçmişinin rahatsız edici bir yansıması haline gelen, anıtsal bir topluluk merkezi olan Enstitü projesinde çalışmakla görevlendirilir. Bu süreçte yeteneği ve dayanıklılığı, göçmen kimliği, bağımlılıkları ve kendine yönelen önyargılarla yüzleşir.

Senaryo, savaş sonrası Amerika manzarasını sunmasının yanı sıra brütalist mimariye atıfta bulunuyor. Hikâye aynı anda hem maksimalist hem minimalist bir yapıya, biçimsel ve tematik düzeyde ise oldukça şiirsel bir anlatıma sahip. Ancak film temelde mimarinin ötesinde, hırs, arzular, zorluklarla mücadele etme, kimlik ve hayatta kalma temalarını işliyor.

“The Brutalist”, hem Corbet’nin bugüne kadarki en iyi eseri olarak görülüyor hem de birçok kişi tarafından 2024’ün en iyi filmlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Amerika’da yeni vizyona giren film, 31 Ocak 2025’te ülkemizde gösterime girecek. Pek çok kişi, filmin önümüzdeki Oscar ödülleri için güçlü bir aday olduğunu düşünüyor.

Brady Corbet’nin yönettiği film, Venedik Film Festivali’in 81. edisyonunda Silver Lion ödülünü kazandı ve yedi dalda aday gösterildi: En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo (Brady Corbet, Mona Fastvold), Tiyatro Filminde En İyi Erkek Oyuncu Performansı (Adrien Brody), Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Performansı (Felicity Jones), Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Performansı (Guy Pearce) ve En İyi Özgün Müzik (Daniel Blumberg).

Etiketler

Bir yanıt yazın