Suudi Arabistan’da Bir “Sanat Vadisi”: Wadi AlFann

Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki El-Ula şehrinde bir “Sanat Vadisi” inşa ediliyor. “Wadi AlFann” adı verilen bölgede 2024 yılı itibariyle beş sanatçının eserleri kalıcı olarak sergilenmeye başlanacak.

Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki El-Ula şehrinde bir “Sanat Vadisi” inşa ediliyor. Arapçada sanat vadisi anlamına gelen “Wadi AlFann” adı verilen bölgede 2024 yılı itibariyle James Turrell, Agnes Denes, Michael Heizer, Manal AlDowayan ve Ahmed Mater olmak üzere 5 sanatçının eserleri kalıcı olarak sergilenmeye başlanacak.

Binlerce yıllık doğal, tarihi ve kültürel mirasla dolu 65 kilometrelik olağanüstü bir coğrafyayla yan yana gelen çağdaş sanat eserleri, dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürleri ve toplulukları birbirine bağlayan insan yaratıcılığını onurlandırarak doğayla bir diyalog yaratacak.

Projenin küratörlüğünü Londra’daki Whitechapel Art Gallery’nin eski direktörü Iwona Blazwick üsleniyor. Wadi AlFann, El-Ula’yı büyük bir sanat merkezine dönüştürmek için ayrılan 15 milyar dolarlık bütçenin bir kısmı kullanılarak yapılacak.

Suudi Arabistan’ın en etkili çağdaş sanatçılarından biri olan Ahmed Mater , El-Ula Wadi AlFann için yeraltı unsurları ve aynalar aracılığıyla efsanevi alanı keşfedecek devasa “Ashab Al-Lal” isimli bir eser tasarlamış. İzleyici için manevi, aşkın bir deneyim tasarlayan Mater, İslam’ın Altın Çağı’nın büyük bilimsel ve felsefi düşünürlerinden ilham almış.

Geniş arazinin nefes kesen kumtaşı kayalıklarına ve kanyonlarına karşı kurulan parçalar, arkeolojik kalıntılara ve devasa tarihe saygı duyacak şekilde yerleştirilmiş. Alanın doğal topografyasından, dalgalı panoramalarından ve ayırt edici jeolojik yapılarından yola çıkan tasarımlar; yerel toplulukları, sanatseverleri, maceracıları ve gezginleri keşfetmeye davet eden bir anlatı vahası sunacak şekilde planlanmış. Yerel malzemelerle üretilecek olan yürüyüş yolları ve köşkler deve sürüleri ile diğer yerli canlı türlerinin serbest dolaşımını kolaylaştıracak şekilde konumlandırılacak.

Arazi ve ışığı ana ortam olarak kullanan bölgeye özgü yapıtlarıyla tanınan James Turrell, kanyon tabanında bir dizi alan oluşturarak duyusal bir ışık, renk ve algı deneyimi yaratacak. Ziyaretçiler, bu büyüleyici geçitlerde dolaşırken, ışığın ve görmenin doğasını, ayrıca gökyüzü ve arazi unsurlarını deneyimleyecekler. “Yaşayan Piramitler“ isimli çalışmalarıyla tanınan Agnes Denes, anıtsal piramit serisine El – Ula’da da devam edecek.

Taş, beton ve çeliği kullanarak tasarladığı büyük dış mekan heykelleriyle tanınan Michael Heizer kumtaşı kayalarından yontulmuş heykeller tasarlayacak. Amerikalı sanatçı, tüneller ve merdivenler aracılığıyla, Quweira kayasının girift güzelliğini vurgularken topografyayla derin bir bağlantı kurmaya çalışacak. Uzak mesafeden görülebilecek bu büyük boyutlu eserlerin çoğunun görünümü, izleyiciler bölgede hareket ettikçe değişecek. Suudi sanatçı Manal AlDowayan’ın eserleri görünmezlik, kolektif hafıza ve kadınların statüsü ve temsili temalarını ön plana çıkaracak. El-Ula’nın eski kent bölgesinin çamurdan duvarlarından esinlenerek tasarladığı “Hikayeler Vahası” adlı labirenti andıran enstalasyonu ile izleyicilerin labirent benzeri geçitlerde dolaşmalarını ve Arap yerleşimlerinin antik alanlarını çağrıştıran mimari bir heykeli deneyimlemelerini sağlayacak.

Etiketler

Bir cevap yazın