Uganda'nın Masaka şehrindeki El Cambio Academy'nin ilk aşamasının inşaatı başladı. Akademi, sahadaki topraktan yapılan sıkıştırılmış toprak tuğlalar kullanılarak modüler olarak inşa ediliyor.

Henning Larsen tarafından, Uganda’nın sıkıştırılmış toprak geleneğini iyi bilen yerel stüdyo Siimi Design Studio iş birliğiyle tasarlanan kampüs; 9–16 yaş arası 60 çocuğa akademik eğitim ve atletik antrenman için sağlıklı bir ortam sunacak.

Akademinin büyümesine uygun olarak kampüs, esnek ve kolay uyarlanabilir modüler tasarım ilkeleriyle inşa ediliyor. Bu yaklaşım, okulun aşamalı olarak inşa edilmesini sağlarken büyük yapısal değişiklikler gerektirmeden gelişmesini mümkün kılıyor. Yerleşim planında ilkokul ve lise binaları, bir spor salonu, kız ve erkek öğrenci yurtları ve çeşitli esnek iç-dış mekân öğrenim alanları yer alıyor. Kampüs yaşamının merkezinde tam boy bir futbol sahası ve oyun alanı bulunuyor. Bunları, hareket, oyun ve topluluk bağlarını teşvik eden, alanı çevreleyen bir yürüyüş parkuru tamamlıyor.

Siimi Design Studio ile yürütülen iş birliği sayesinde projede yerel inşaat bilgisi ve ustalıklarından faydalanılmış. Kil, ahşap ve sıkıştırılmış toprak teknikleri gibi yerel kaynaklı malzemeler kullanılıyor. Okulların ve diğer ana binaların dış duvarları, temellerden çıkarılan toprağın yeniden kullanılmasıyla 400 mm sıkıştırılmış toprak kullanılarak inşa edilmiş. Kil sıva ile kaplanarak termal kütle ve uzun vadeli dayanıklılık sağlanmış. İç duvarlar kerpiçle kaplanmış dokunmuş tahta çubuk ekranlardan yapılmış. Papirüs ekranlar, oluklu levhalar ve ahşap kirişler eğimli çatıları oluşturarak akustik performansı iç mekân iklim konforuyla dengeliyor.

Sıcak ve nemli yerel iklime karşı çözüm olarak, tasarım ekibi doğal iklim kontrolünü önceliklendirmiş. Pasif havalandırma sistemleri kampüs genelinde uygulanmış. Yaşam birimlerinde ise, çatı ile duvarlar arasındaki dar açıklıklardan geçen çapraz havalandırma sistemi bulunuyor; bu açıklık hem hava filtreleyen hem mahremiyet sunan hem de dolaylı ışık alan ahşap dokuma perdelerle korunuyor.

Tasarımda mümkün olduğunca biyobazlı malzemeler tercih edilmiş. Beton, sadece binaların zemin seviyesinin üzerine yükselmesini sağlayan döşeme ve kaideler gibi temel yapısal unsurlar için kullanılmış, böylece yağmur mevsiminde dayanıklılık sağlanmış.

Tüm çözümler bilinçli şekilde sade, esnek ve modüler olarak tasarlanmış; böylece kampüs, akademinin ihtiyaçlarına göre zamanla kolayca büyüyebilecek ve gelişebilecek.
İnşaatın ilk aşaması, 2025 yazında tamamlanması planlanan erkek öğrenci yurdu ile başlamış.
