MVRDV, Hollanda’nın güneybatısında yer alan Roosendaal şehri için stratejik bir plan geliştirdi. The Mosaic / RSD40 adı verilen projenin, şehrin yaşam kalitesinde ciddi bir sıçrama yaratacağı öngörülüyor.

MVRDV’nin Roosendaal şehrinin geleceği için geliştirdiği RSD40 isimli stratejik vizyon planı, geçtiğimiz günlerde Roosendaal Belediyesi tarafından onaylandı. “The Mosaic” adıyla da bilinen vizyon planı, yürütülen çalışmalar ve halkın katkısıyla birlikte mevcut ihtiyaçlar gözetilerek oluşturuldu.
Vizyon kapsamında, belediye genelindeki kentsel düzenlemelerden, -spesifik bölgelerin potansiyelini en üst düzeye çıkarmaya yönelik- daha küçük ölçekli projelere kadar 40’tan fazla olası projeye yer verildi ve tüm ölçeklerde detaylı öngörüler sunuldu. Birbiriyle bağlantılı yedi belge halinde yayımlanan bu çalışma; kentin dirençli büyümesini sağlamak, refahı artırmak ve mevcut niteliklerini güçlendirmek için ihtiyaç duyduğu “sıçramayı” gerçekleştirmeyi amaçlıyor.

Şehir merkezi ve çevresindeki kırsal alanları kapsayan Roosendaal, Hollanda’nın güneybatısında önemli bir merkez olma potansiyeline sahip. Şehrin düşük yoğunluktaki dokusu, yoğun bir kent dokusu yaratmak ve bölgedeki konut ihtiyacını karşılamak için ideal bir ortam sunuyor. Şehrin yetkilileri de Roosendaal’ın büyümesi konusundaki heyecanı paylaşıyor; nüfusun 100.000’e ulaşması -henüz resmi olmasa da- bir hedef haline gelmiş durumda. Hedeflenen artış sayesinde, şehrin daha fazla kültürel ve sosyal olanak sunacağı ve daha fazla yatırım çekeceği öngörülüyor. Ancak tüm bu hedeflere rağmen, şehir nüfusu son on yıldır yaklaşık 77.000’de sabit kaldı. Özellikle gençler başka yerlere taşınırken, geride yaşlanan bir nüfus kalıyor. Bu durumda da akıllara “belediye bu durumu nasıl tersine çevirebilir?” sorusu geliyor.
MVRDV, 2021 yılından beri belediye için kentsel gelişim danışmanlığı yapıyor. Bu süreçteki çalışmalar, daha kapsamlı bir genel strateji ihtiyacını ortaya çıkardı. İlerleyen süreçte MVRDV’nin kurucu ortaklarından Winy Maas kentsel danışman olarak seçildi ve MVRDV liderliğindeki ekibe Rebel Group ve Transitiefocus gibi çeşitli uzmanlardan oluşan bir grup katıldı.

Son iki yıl içinde MVRDV, belediye ile halihazırda yürütülen projeler hakkında bilgi edinebilmek amacıyla kapsamlı toplantılar yaparak bu projeleri stratejik vizyona dahil etti. Ek olarak yüz yüze etkinlikler ve interaktif dijital araçlar aracılığıyla 3.000’den fazla Roosendaal sakininin görüşlerini aldı. Yürütülen çalışmalar sonucunda, şehri daha yaşanabilir ve canlı hale getirmek için ortak hedefler belirleyen, tabandan gelen fikirler ile merkezi planlamanın dengeli bir birleşimi olan bir vizyon planı ortaya çıktı.

Ortaya çıkan plan, Roosendaal’ın arazi kullanım biçimlerini yeniden tanımlayarak başlıyor ve bu değişim, yüzdeleri değişen bir “barkod” formunda ifade ediliyor. İşlevlerin üst üste katmanlanması ve şehir genelindeki atıl alanları değerlendirilmesi sayesinde; konut, kültür, doğa, su ve yenilenebilir enerji üretimine daha fazla alan ayrılıyor.

Bu kentsel yoğunlaşma planı, altyapı için ayrılan alanın net artış göstermemesi hedefiyle dengeleniyor. Roosendaal’ın yürünebilir ve bisiklet dostu bir geleceğe sahip olması için plan; mevcut yollar, yaya yolları ve bentlerden oluşan bir ağ oluşturarak ana güzergâhlarını belirliyor.

Vizyon planı, nüfus artışıyla doğan konut sorununu çözebilmek ve gençler için davetkar bir kent yaratabilmek için, Roosendaal’ın yalnızca daha fazla konuta değil, farklı çeşitlerde konut tiplerine ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Şehirde şu anda ağırlıklı olarak müstakil konutlar bulunuyor ve bu dengenin değişmesi gerekiyor. Ayrıca, artan konut sayısının, eğlence, kültür ve eğitim olanaklarının artışıyla desteklenmesi gerektiği belirtiliyor, böylece Roosendaal’ın her yaş grubuna hitap eden bir şehir hâline gelebileceği öngörülüyor.

Roosendaal’ın kimliğini ve kent kültürünü güçlendirmeye yönelik en somut adımlar, şehrin çeşitli bölgelerinde önerilen 40’tan fazla stratejik proje ile atılıyor. Bu projeler, hem şehri daha çekici hale getirecek hem de işlevselliğini artıracak yenilikçi fikirler sunuyor. Öne çıkan bazı öneriler ise şu şekilde:
– İstasyon bölgesinin mesleki eğitim okulu da içeren, dinamik bir karma kullanım alanına dönüştürülmesi,
– A58 otoyolunun bir bölümünün kapatılarak üzerine konut ve spor alanları içeren lineer bir park inşa edilmesi,
– Nieuwe Markt bölgesinin yüksek binalarla yoğunlaştırılarak meydanın, odak noktası hâline getirilmesi,
– Dere yataklarının genişletilerek rekreasyon alanlarına dönüştürülmesi,
– Boş kalan kiliselerin konut, topluluk merkezleri, atölyeler veya kültürel yapılar olarak yeniden işlevlendirilmesi.
Bu projelerden sadece bir kısmı bile hayata geçirilirse, Roosendaal sakinleri için yaşam kalitesi yükselecek ve şehir, yükselen bir cazibe merkezi haline gelecek.