Studio Dera, Londra’da yer alan Mozart House’u bir eklenti ile genişletti.

Fotoğraflar: Lorenzo Zandri
Londra’da Belgravia Koruma Alanı’nda yer alan konut, Mozart’ın sekiz yaşındayken ilk senfonisini bestelediği yer olması ve yazar Vita Sackville-West ile politikacı Harold Nicolson’ın evi olarak kullanılmasıyla tanınıyor.

Studio Dera, işverenin talebi doğrultusunda, bahçenin sonunda bulunan mevcut eklentiyi büyütmekle görevlendirildi.
Bu kapsamda, yüzme havuzunun bulunduğu eski bodrum kat, ek bir yatak odasına dönüştürüldü. Dönüşüme ek olarak mevut kottan daha derine kazı yapılarak, avluya bakan küçük bir oturma alanı oluşturuldu.

“Yarattığımız arka bahçe, projeyi geleneksel bir eklenti olmanın ötesinde, peyzajın bir parçası olarak düşünmemize olanak tanıdı. Eski havuzun hacmini referans almak, yapının varlığını korurken tasarımda daha cesur ve yaratıcı olmamıza imkan verdi.” – Studio Dera kurucu ortağı Marcel Rahm

Studio Dera, evin ana yaşam alanından başlayıp bahçe kenarında ilerleyen cam kaplı bir geçiş koridoruna uzanan mekansal kurguyu “bölümler halinde ilerleyen bir yolculuk” olarak tanımlıyor.

Tam boy sürgülü kapılar üst avluya açılırken, bir merdiven alt avluya iniyor. Zemin kotunun altında konumlanan avlu, yeni oturma alanı ile mevcut evin yemek alanının yanında yer alıyor.

Kazılan alanın üzerinde yer alan zemin kat yatak odası, bahçe pavilyonu hissi verecek şekilde tasarlandı. Bu doğrultuda büyük sürgülü cam kapıları çevreleyen dar ve derin çerçevenin, mekanı doğrudan avluya bağlaması sağlandı.

Her iki avlu da taşla döşendi ve bitkilerle donatılmış büyük dairesel saksılar yerleştirildi. Üst avluda yer alan yarı saydam, yürünebilir cam yüzeyler ile alt kattaki oturma alanı ve yatak odasına doğal ışık sağlandı.

İç mekanda ise “zamansız, dokunsal ve dayanıklı” bir atmosfer yaratmak amacıyla traverten, ahşap ve dokulu kireç sıva gibi malzemeler tercih edildi. Kullanılan malzemelerin, dış cephedeki heykelsi paneller ile bütünlük oluşturması sağlandı.