Mimarlar Odası’ndan Cumhurbaşkanı’na Çağrı

Geçtiğimiz hafta Torba Yasa'ya eklenen bir önergeyle TMMOB'un yetkilerinin kısıtlanması üzerine TMMOB Mimarlar Odası Ankara İl Koordinasyon Kurulu, yasanın onaylanmaması için Cumhurbaşkanı'na çağrı yapıyor.

Basın duyurusu şu şekilde: 

“CUMHURBAŞKANI’NA ÇAĞRIMIZDIR: ANAYASA’YA AYKIRI DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLAMAYIN!

Bilindiği üzere geçen hafta 9 Temmuz’u 10 Temmuz’a bağlayan gece yarısında Meclis Genel Kurulu’nda yeni bir “torba yasa” daha kabul edildi. Alelacele yasa yapma telaşıyla birden çok düzenlemeyi bir torbaya sığdıran AKP’nin yeni “torbası” içinde yine yok yok.

Torba içerisindeki düzenlemelerden biri de TMMOB’u ilgilendiriyor. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. Maddesine eklenen bir bentle TMMOB ve bağlı odalarına yönelik bir düzenleme de torba içerisinde yerini buldu. Yapılan değişikliğe göre; TMMOB ve bağlı meslek odalarının kamu adına gerçekleştirdikleri mesleki denetim yetkisi, Anayasa’nın 123, 124 ve 135. Maddelerine, 6235 sayılı TMMOB Yasası’na ve diğer mevzuata aykırı biçimde ortadan kaldırılıyor.

Değişiklik ayrıca, meslek odalarının gelirlerinde kayda değer azalmaya yol açacak, mimarların projelerini eser olmaktan çıkaracak, oda-üye ilişkisini zayıflatacak, Meslek Odalarının varlık nedenini yok sayacaktır.

TMMOB ve bağlı Odaları torba yasaya da konulan değişiklikte de belirtildiği gibi “harita, plan, etüt ve projeleri”, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı disiplinlerinin bilimsel-teknik gerekleri ve kamu-toplum yararını gözeterek denetlemektedir. Yapılan değişiklikle TMMOB ve bağlı odalarının kamu adına sürdürdüğü mesleki denetim yetkisi elinden alınarak, sınırsız bir talanın önünü açılacaktır.

Meclis Genel Kurulu’nda torbaya sığdırılan bu değişiklik sadece TMMOB ve bağlı odalarını değil aynı zamanda bütün bir toplumsal hayatı etkileyecek, meslek odaları idarenin tasarruflarını denetleyemeyeceği için çevreye, doğaya, insana zarar vermesi olası projeler hiçbir engelle karşılaşmadan hayata geçebilecektir. Mesleki ve bilimsel gereklilikten yoksun, bilim ve akıl dışı, kar hırsını önceleyen projeler rahatlıkla uygulanabilecektir.

Bugün AKP iktidarı, sermaye birikim ve rant sürecini, büyük oranda, kentsel-kırsal ve koruma altındaki alanların dönüşüm programlarına bağlamıştır; halka rağmen projeleri hayata geçirmeye çalışmaktadır. “Gölgesini satamadığı ağacı kesen” bir anlayışa sahip olan AKP iktidarı, kentsel değerleri, kentlilerin ortak kullanım alanlarını, yeşili ve su havzalarını, akarsuları sınırsızca ve aymazca metalaştırmaktadır.

Gezi Parkı olayları ile başlayan süreç, AKP iktidarının neoliberal dönüşüm programına karşı direnişin mümkün olduğunu açığa çıkartmış, aynı zamanda da iktidarın bu dönüşümü hayata geçirmek için ne kadar otoriter, baskıcı olabileceğini göstermiştir. İktidar Gezi Parkı’na sahip çıkan geniş kitlelere şiddet uygulamaktan çekinmemiş, polisin uyguladığı şiddet insanların ölmesine, yaralanmasına yol açmış, binlerce insan gözaltına alınmış, onlarca insan tutuklanmış, muhalif kurumlar baskı altına alınmaya çalışılmış, medya susturulmuş, gerçekleri yazamamış, yazanlar cezalandırılmıştır.

TMMOB kurulduğu günden bu yana siyasi iktidarların toplum yararını gözetmeyen uygulamalarına hukuki yollardan mücadele etmiş, meşruiyetini ise Anayasa’da tanımlanan toplumsal yarar ilkesinden almıştır. Özellikle son birkaç yıldır AKP eliyle hızlanan ve daha da görünür hale geçen neoliberal dönüşüme karşı TMMOB ve bağlı Odalarının direnci de artmıştır. AKP iktidarı, Kanun Hükmünde Kararnameler, Kanun ve Yönetmelik değişiklikleri ile TMMOB’un direncini kırmak istemiş, kamuoyundaki meslek odası algısını değiştirmek amacıyla yandaş medya üzerinden karalama kampanyaları açmış, manipülasyon yaratmaya çalışmış, hatta TMMOB’nin büyük projelere karşı çıkarak ülkenin kalkınmasına engel teşkil ettiğini bile iddia etmiştir.

Gezi Parkı direnişinin destekleyicisi, Taksim Dayanışması’nın katılımcısı olan TMMOB’nin bir gece yarısı operasyonuyla yetkilerinin alınması tesadüf olmadığı gibi, muhalif kurumları cezalandırma yönteminin de bir başka tezahürüdür. Cumhurbaşkanına sesleniyoruz: Hiçbir anayasal dayanağı bulunmayan bu düzenlemeyi onaylamayın, Meclise iade edin. Aksi takdirde ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğundan kurtulamayacaksınız.

Her ne olursa olsun dün olduğu gibi bugün de TMMOB, mesleki bilgi birikimini toplum yararına kullanmaya devam edecek, bilimi rehber almayı sürdürecek, siyasi iktidarın vesayet ilişkisini reddedecektir.

YAŞASIN MÜCADELEMİZ
YAŞASIN TMMOB ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

TMMOB ANKARA İL KOORDİNASYON KURULU”

Etiketler

Bir yanıt yazın