“Kentsel dönüşüm nasıl yapılır, öğretirim”

Hükümet tüm Türkiye'ye, "kentsel dönüşüme İzmir'den başlayacağını" duyurdu.

Bu gelişmeye sevinmekle birlikte, ilk kentsel dönüşüme 13 yıl önce birçok zorluk içerisinde imza atan Narlıdere Belediye Başkanı Batur, doğru bir dönüşümün ancak belediyeler eliyle yapılacağını anlattı

Türkiye’nin gündemi kentsel dönüşüm projeleriyle meşgulken, İzmir’in ilk ve en büyük dönüşüm projesini bundan 13 yıl önce gerçekleştiren Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, tecrübelerini Milliyet Ege ile paylaştı.

1999 yılından bu yana Narlıdere’nin gecekondularla dolu yamaçlarını modern yaşam alanları haline getiren Batur, bu çalışmalarını ilçede tek gecekondu kalmayıncaya kadar sürdürmeye kararlı ve bunun içinde önünde son hamleye hazırlanıyor.

“Müteahhit ile vatandaşı karşı karşıya getirmeden, ardımızda bu kadar yasal güç de olmadan bu süreci tamamlayabilmek kolay olmadı.Vatandaşı görmediği bir şeye inandırmak zor iş” diye konuşan Batur, Milliyet Ege Misafir Odası’nın konuğu oldu. Narlıdere’nin birikimli başkanı Milliyet Ege Bölge Temsilcisi Hamdi Türkmen, Yayın Koordinatörü Dilek Gappi, Yazı İşleri Müdürleri Uğur İşven ve Muhittin Akbel’in sorularını yanıtladı…

“Tek gecekondu kalmayacak”

– Son zamanlarda kentsel dönüşüm İzmir’in gündemine sanki yeni girmiş bir konu gibi görünüyor. Siz, ilk dönüşüm çalışmasını, hangi yıl başlattınız ?

Evet gündeme yeni gelmiş gibi görünse de, biz Narlıdere olarak kentsel dönüşümün sonuna geldik. 1999’da belediye başkanı olduktan sonra, ilçenin içinde eski doku dediğimiz mahalleler ve gecekondu bölgeleri vardı. İkinci İnönü ve Atatürk Mahalleleri gecekondu bölgeleriydi. O bölgelerin kentsel dönüşüme uygun ayrıca mutlaka gecekondulaşmanının önünün alınması gereken bölgeler olduğunu tespit ettik. Daha sonra yapılan planlama çalışmalarıyla, iki mahalleyi kentsel dönüşüm alanı ilan ettik. Aynı yılın sonuna doğru kentsel dönüşüm projesi gerçekleştireceğimiz kesinleşti. Toplam 1200 gecekondu sahibinin dairelerini yaptık ve onları kendi dairelerine taşındık.

– Vatandaşı ikna etmek kolay oldu mu ?

Kentsel dönüşümde ana model şu; öncelikle vatandaşların proje içinde olmasını sağlamak ve hissettirmek, ikinci olarak da aynı bölgede yaşamalarını sağlamak durumundasınız. Projenin başarılı olmasını sağlamak için en önemli iki unsur bu. Çünkü insanları bir yerden farklı yerlere taşıdığınız zaman vatandaşlar projenin başarılı olduğuna inanmıyor. Vatandaşı inandırmak gerekiyor. Şu an bizim işimiz kolaylaştı çünkü önünde örnekler var. Ama başlarda çok zorluklar yaşadık. Vatandaşın inanmasını sağlamak, görmediği şeye inandırmak zor bir şey. Çok uğraştık ama neticede belli bir noktaya geldik.

– Gecekondu sahipleri ile metrekare üzerine mi anlaşıyor sunuz?

Bir konutu olanlara bir daire veriyoruz. Eğer vatandaşın konutu 2 katlı ise 2 kat veriliyor. Ya da evleri 1. kattan sonra kaçak yapıysa, sadece bulundukları arsaya göre ne kadar alan işgal ediyorlarsa ona göre değerlendiriyoruz. Evet şimdi yeniden kentsel dönüşüme başlıyoruz ama onların tespitleri 2004 yılında yapıldı. Daha sonra yapılan gecekondu sahiplerine daire verilmeyecek bunu biliyorlar. İlçemizde son kalan gecekonduları 2004’te uzaydan çekilen fotoğraflarla tespit ettik.

– Kentte ilk dönüşümü gerçekleştiren bir belediye başkanı olarak ne önerirsiniz ?

Elbette, bizim de edindiğimiz dersler var. Örneğin 2. etabımızda inşaatları daha kaliteli yapabileceğiz. Burada ek olarak vatandaşımızın oturacağı alanların etrafında çok sayıda sosyal donatı gerçekleştireceğiz.
İlk yaptığımız proje ile 600 kişi tapu sahibi oldu. Bu süreç bize büyük deneyim kattı. Biz o dönemde 1,5 emsale 3,42 emsal vermiştik. 40 metrekare yeri olan biri bile 2+1 daire aldı. Sorun çıkmadan ancak bu yolla dönüşümü, çözebilirsiniz. Vatandaşla müteahit kesinlikle karşı karşıya getirilmemeli. Belediyeler işin içinde olmadan kentsel dönüşüm projesi gerçekleşmez, vatandaş karşısında belediyeyi görecek ve güvenecek.

– Başlatacağınız yeni proje bu kez hangi mahalleri kapsayacak?

Düzeltmemiz gereken iki mahalle kaldı; İkinci İnönü ve Atatürk Mahallesi. 2 Nisan’da gerçekleşecek olan Meclis toplantımızda bir bölümü daha konuşacağız. Bu yolla Çatalkaya ve Narlı’nın sırtları dediğimiz bölgeleri de kentsel dönüşüm planına dahil ediyoruz. Bu yeni hamlemizi Büyükşehir ile beraber yapıyoruz. Sonuçta 2016’da kentsel dönüşümünü tamamlamış, sosyal donatı alanlarını üst noktaya çıkarmış, daha yaşanılır bir Narlıdere hedefimize büyük ölçede kavuşmuş olacağız .

Eski Narlıdere yaşatılacak

– Başkan yüksek katlı bloklar modern bir hava verse de ilçeleri özgünlüklerinden kopartmıyor mu?

Gecekondu bölgelerinde özgünlük olmadığı için koruyabileceğiniz birşey yok. Ama biz Yukarı Köy’de bu yıl sonuna kadar sokak iyileştirmelerine başlayacağız. Orası tam olarak Narlıdere’yi, eski evlerini, ruhunu yansıtacak. Tarihi binaların dış cepheleri belirleniyor, 103 evi restore edeceğiz. Burası yaklaşık 10 bin 800 metrekarlik bir alan. Burada aynı zamanda kafeteryalar yapılacak.

Bu yıl gerçekleştireceğimiz en güzel projelerden birisi burası olacak.

– Başka hangi büyük ölçekli çalışmalarınız var?

Mithatpaşa Caddesi’nin ihalesi 24 Nisan’da gerçekleşecek. Yaptığımız diğer sosyal, kültürel çalışmalar da devam ediyor. Aynı zamanda Sahilevleri kısmında gazino yıkımlarımız vardı. Oradaki gazino sahiplerini mağdur etmeden, kara tarafında yer ve çalışma ruhsatı verdik. Şimdi o tarafta faaliyetlerine devam edecekler. Ayrıca ilçemizin bazı bölgelerinde asfaltlama çalışmalarımız tamamlandı. Aynı zamanda İZSU tesislerinin bulunduğu bölgelerde koku konusunda çok şikayet alıyorduk . Bu sorunları da hallettik, yapacağımız tüm bu çalışmalarla birlikte, ilçemizde büyük çaplı sorunumuzhemen hemen kalmayacak.

Narlıdere’ye dev rekreasyon alanı

“Beyaz Vadi projemizi hazırladı. 80 dönüm üzerinde rekrasyon alanı oluşturuyoruz. Tüm İzmir’e hitap edecek bir çalışma. Amfitiyatro, çocuk oyunları, kafeterya, restaurant, piknik alanları, bunu yanında su oyunlarının olacağı bir planlama yaptık. Şimdi ihaleye çıkıyoruz. Narlıdere’ye çok güzel bir rekrasyon alanı kazandıracağız. Oraya çok güzel bir hava kazandıracağız.”

Belediyecilik yapmak gerçekten zorlaştı

– İzmir, Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon ve davaların da etkisiyle sorunlar yaşıyor. Tüm bu gelişmeler İzmir’de belediyecilik yapmayı zorlaştırıyor mu?

Son dönemlerde belediyecilik yapmak hakikatten zor. Son yaşananların ötesinde özellikle 2004 yılından beri biz belediye başkanları olarak, çıkan yönetmeliklerin sayısını unuttuk. Bakanlıklardan yerel yönetimlere çıkan yönetmelikleri takip edecek bir birim kurmak zorunda kaldık. Bir kişi bunu takip ediyor artık.

– Siz Narlıdere’de halkla bütünleştiğinize ve önümüzdeki yerel seçimlerde oy sıkıntısı yaşamayacağınıza inanıyor musunuz?

Bu konuda hiç kaygı taşımıyorum. Çünkü vatandaşın bize olan bakışında herhangi bir değişiklik tespit etmedim. Herhangi bir hizmet zaafımız da yok. Esnafımızı dolaşırken, en büyük yardımı yine onlardan görüyorum.

– Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bir süre önce bazı ilçe belediye başkanlarıyla sorun yaşamıştı. Hatta sizin bu sırada Başkanın yanında olmanız eleştirilmişti…

Benim Aziz Kocaoğlu ile hiç poblemim olmadı ki… Elbette her isteğimiz dört dörtlük karşılanmadı. Ama belli bir anlayış ve yaklaşım içinde olursanız problemler çözülür diye düşünüyorum. Sadece o olayda değil, ben hep Aziz başkanın yanında oldum. Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinin Narlıdere’ye gelmesi ve o hizmetlerin iyi anlatılması ise bize düşüyor. Büyükşehir’in bir sıkıntısını vatandaş bize getirdiğinde “O büyükşehirin görevi” demedim. Birlik ve beraberlikten zarar görmedim şimdiye kadar. Sabırla bazı şeyleri karşılamak gerekiyor. Hizmet götürebilmek kavgadan değil daima uyumdan geçiyor.

Aziz Bey yine kazanır

– Abdül Batur’un hayalleri Narlıdere’ye sığıyor mu? Büyükşehir Belediyesi başkanlığını düşünüyor musunuz?

Ben Narlıdere’den memnunum, Narlıdere halkı da bizden memnunsa yapamayacağımız şey yok. Projelerimiz bitmedi. Büyükşehir Belediye Başkanlığını düşünmüyorum. Hele Aziz Kocaoğlu başta ise ve görevine devam ediyorsa, bizim böyle birşey düşünmemiz söz konusu bile değil. Aziz Başkan yüzde 57’lik bir oyla göreve getirildi, herkesin buna saygı duyması gerekiyor. Eminim ki aynı ekip tekrar başa gelse, yine başarılı olur.

Bakanlar İzmir’in şansı

– İki Bakan’ın İzmir’e yoğunlaşması, artan AKP politikaları konusunda, bir CHP’li olarak üzerinizde baskı hissediyor musunuz ?

Türkiye’nin en büyük yatırımcı bakanlığı ile kültür turizm bakanlığı gibi iki bakanlığın İzmir’den olmasına çok olumlu bakıyorum. Elbette, iktidar partisi gerekli hamleleri yapacaktır, ona da saygı duymak gerekiyor. Ama bana göre İzmir bundan birşey kaybetmiyor, kazanıyor.

TRAMVAY PROJESİ MUTLAKA OLMALI

-Raylı sistemden konu açılmışken, sizin de bir tramvay projeniz vardı…

Evet, Sahilevleri ile ilgili bir projeydi. Orayı rekrasyon alanı yapmak, ulaşımı tamamen kaldırarak Levent Caddesi’ni trafiğe açarak, sahili özgürleştirmek istiyorduk. Onun için bir nostalji tramvayı çalıştırma projemiz vardı. Büyükşehir Belediyesi “biz yapacağız” şeklinde bir anlayış geliştirince biz çekildik. Levent Caddesi ile ilgili çalışmalar tamamlandığında değerlendirecektir. Bu sayede Narlıdere Sahilevleri’ne girerken, Sahilevi yolunu kullanmadan aynı zamanda İnciraltı’na çıkmış olacaksınız. Uçuk bir proje ama yapacağız. Ayrıca Üçkuyular’dan, Mehmet Seyfi Eraltay Lisesi’ne kadar olan kısımın metro projeleri de yeraltı olarak hazır. Bizim talebimiz, güzergahın Ege Orduevi’ne kadar uzamasıydı. Metro projesinin bu şekliyle bir an evvel başlamasını hepimiz isteriz ama önce herkes metronun Üçkuyular’a ulaştığını görmek istiyor. Hem merkezi hükümet, hem İzmir Büyükşehir Belediyesi bu sonuca ulaşmayı bekliyor.

Etiketler

1 Yorum

  • vehbi-durust says:

    Merhaba. Sayın Batur haberde yer alan fotoğrafının arkasındaki gibi bir dönüşümden bahsediyor ise bir kere daha uzmanlarıyla konuşmasında yarar vardır. hele de böyle dönüşüm yapıp bir de böyle poz vermek pek hoş olmamaktadır. Saygılarımla.

Bir cevap yazın