İstanbul Surları Projesi’nin İkinci Aşaması Erişime Açıldı

Koç Üniversitesi – Stavros Niarchos Vakfı, Geç Antik Çağ ve Bizans Araştırmaları Merkezi (GABAM) tarafından başlatılan İstanbul Surları Projesi’nin ikinci aşaması olan Galata Surları, projenin web sitesinde erişime açıldı.

GABAM direktörü Prof.Dr. Engin Akyürek İstanbul Surları Projesi’ni şu sözler ile aktarıyor.

“Tarihi Yarımada’yı çevreleyen ve günümüz İstanbul’unun en büyük mimari yapısı olan surlar, kentin kültürel mirasının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bir kısmı UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde de yer alan surların inşasına beşinci yüzyılın ilk çeyreğinde başlanmış, çeşitli dönemlerdeki eklemeler ve onarımlarla bu savunma hattı Bizans İmparatorluğu’nun başkentini yaklaşık 11 yüzyıl boyunca koruyabilmiştir. Roma ve Bizans askeri mimarisinin günümüze ulaşabilmiş en önemli örnekleri arasında sayılan ve 24 kilometreyi bulan surların büyük bir kısmı, 244 kulesi ve 61 kapısı ile bugün halen büyük ölçüde ayakta olsa da, şehirleşme ve diğer insan faaliyetlerinin yanı sıra, deprem gibi doğal nedenlerle de yıpranmakta, yavaş yavaş özgün niteliğini kaybetmekte, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Bu önemli mirası belgelemek, ilgili görsel ve yazılı verileri bir araya getirerek surlarla ilgili dijital bir kaynak oluşturmak amacıyla Koç Üniversitesi – Stavros Niarchos Vakfı, Geç Antik Çağ ve Bizans Araştırmaları Merkezi (GABAM), 2017 yılında bu projeyi başlattı. Projenin hedefi büyüktü: İstedik ki, zaman geçtikçe parça parça yitirmekte olduğumuz bu muhteşem savunma sistemini her yönüyle belgeleyelim, ilgili bilgiyi bir araya getirelim ve derlenen tüm veriyi dijital bir platformda bütün dünyayla paylaşalım.

Zaman yitirmeden GABAM idari koordinatörü Barış Altan, proje koordinatörleri Dr. Nikos Kontogiannis ve Merve Özkılıç ile kolları sıvadık. Öncelikli işimizin surların görsel belgelenmesi olduğunu düşündük; çünkü 1) surlar her geçen gün hızlı bir değişim içerisindeydi. Yapılaşma ve kentin hızlı yayılması, yer sarsıntıları, bitkiler, atmosfer olayları duvarlara zarar veriyor, bugün gördüğünüz bir duvar parçasını yarın aynı haliyle görememe riski bulunuyordu. 2) İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin surlarda restorasyon çalışmalarına başlayacağını duymuştuk, restorasyon çalışmaları başlamadan, iskeleler kurulmadan görsel belgelemeyi tamamlamak istiyorduk. Fotografik belgelemenin hacmi gerçekten çok büyüktü: her bir duvar parçası, kule ve kapı, bütün cepheleriyle, profesyonelce fotoğraflanacaktı. Gökhan Tan ve Görkem Kızılkayak, proje asistanı Ali Öz ile birlikte, hiç de kolay olmayan yaklaşık iki yıllık bir alan çalışmasıyla bu zorlu işin üstesinden geldiler. Bu zor, ama bir o kadar da keyifli çalışma sürecini Gökhan Tan bu sitedeki yazısında anlatmaktadır. Sonuçta, bütün kara ve deniz surları yaklaşık 3000 dijital fotoğraf ve 40 saatlik drone uçuşu ile fotoğraflanarak güncel durumlarıyla belgelendi, bütün sur hattını havadan izleyebildiğimiz bir film hazırlandı, böylece zengin bir arşiv oluşturuldu.

Projeyi, arkeolog, sanat tarihçisi, tarihçi, epigrafi bilimcisi, fotoğrafçı ve çeşitli alanlardaki uzmanlardan oluşan yaklaşık 30 kişilik uluslararası bir ekip yürüttü. Prof. Dr. Neslihan Asutay-Effenberger tüm projenin bilimsel editörü olmak üzere, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. James Crow ve Prof. Dr. Albrecht Berger’in katılımıyla projenin Bilimsel Danışma Kurulu oluşturuldu. Kimlerin hangi konuda makaleler ve tanıtım metinleri yazacağı belirlendi. Projenin çeşitli kısımlarıyla ilgili olarak 100 kadar makale ve açıklayıcı metin yazılmıştır. Bunlardan bir kısmına burada değinecek olursak, Theodosius Surları, Deniz Surlarının Genel Mimarisi ve Düzeni; Anastasios Suru, Bizans Döneminde Tarihi Olaylar ve Surlar, Osmanlı Kaynaklarında Surlar; Theodosius Limanı; Dünya Mirası İstanbul Kara Surlarında Koruma Çalışmaları; İstanbul Surları’nın Bizans Dönemi Edebi Betimleri; Surların İzinde Yeşilçam gibi konuları sayabiliriz.

Bütün sur yazıtları ve surlarda yer alan devşirme malzeme de uzmanları tarafından çalışılarak bir veri tabanında toplanmıştır. Bugün in situ olarak surlarda tespit edilen, ya da İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan, kaybolmuş ancak çeşitli yayınlarda yer alan sur yazıtları Dr. Hüseyin Sami Öztürk ve Ezgi Demirhan Öztürk tarafından derlenerek projeye dahil edilmiştir. Ayhan Han projemiz kapsamında Osmanlı arşivlerinde uzun çalışmalar yürütmüş, surlarla ilgili tespit ettiği verilerini projeye eklemiştir.

Sürdürülen bu çalışmalara paralel olarak bir web sitesinin kurulmasına da Hüseyin Kuşcu liderliğindeki bir ekiple başladık. Bütün bu derlenen görsel ve yazılı materyaller elektronik ortamda yer alan interaktif bir platformda kamuya açılarak paylaşılmaktadır. İstanbul Surları projesi canlı bir proje olup her zaman yeni verilerle güncellenebilecektir. İstanbul Surları Projesi’nin bu alanda çalışan bilim insanlarına, öğrencilere ve genel kamuoyuna yararlı olacağını umuyorum. Bu büyük projeye emek veren bütün ekip üyelerini ‘Proje Ekibi’ başlığı altında görebilirsiniz. GABAM Direktörü olarak bu önemli projeye emek veren bütün ekip üyelerine teşekkür ederim.”

 

Etiketler

Bir yanıt yazın