Wittman Estes tarafından tasarlanan French Creek Workshops House, iklim koşullarını tasarımın bir parçası haline getiren tek katlı bir yaşam alanı olarak tasarlanmış.

Wittman Estes Washington eyaletinin yağışlı iklim koşullarına uyum sağlayacak biçimde, yemyeşil bir bahçeyle çevrelenen ve bitişiğinde konumlandırılmış bir atölye yapısından ayrıştırılmış tek katlı bir konut tasarlamış.
Yaklaşık 230 metrekare büyüklüğündeki French Creek Workshops House, dalgalandırma, cam üfleme, mobilya üretimi ve benzeri sanatsal faaliyetlere olanak tanıyan 137 metrekare büyüklüğünde bir atölye yapısıyla tamamlanıyor.

Yeni emekli olmuş bir çift için tasarlanan bu özel konut, geçmişte sulak alanın yanında hayvan barınağı olarak kullanılan yaklaşık 4,5 dönümlük bir arazi üzerinde yer alıyor.
Doğanın içinde sakin bir sığınak olarak ele alınan tasarımın dört mevsim boyunca hem konfor hem de estetik bir yaşam deneyimi sunması hedeflenmiş. Soğuk ve yağışlı dönemlerde kullanıcıları koruyan yapı, kuru ve sıcak mevsimlerde ise dış mekânla güçlü bir ilişki kuruyor.

Derin saçaklara sahip oluklu metal çatı, ahşap kaplama dış cepheyi ve iç mekânların merkezi avluya açılmasını sağlayan geniş açıklıkları gölgelendirecek şekilde tasarlanmış.
Yarı açık nitelik taşıyan bu dış mekân karşılama bahçesinden başlayarak bir dizi göletin içinden geçiyor. Bu alan ana yapının boyunca uzanan yükseltilmiş bir yürüyüş yoluna bağlanıyor.

Yağmur suyunun hareketinin tasarımın biçimlenmesinde belirleyici bir unsur olduğu tasarımın ilhamının Antik Roma impluvium sisteminden geliyor. Yağış sırasında suyun çatı kenarlarından süzülerek bahçeye nazikçe dökülmesi amaçlanmış.
Böylece iklimsel koşullarla mücadele etmek yerine onların mimari deneyimin bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiş. Bu yaklaşım sayesinde kullanıcıların yağmurla doğrudan bir etkileşim kurabilmesi amaçlanmış.

Tek katlı olarak tasarlanan konut, yaşlı kullanıcıların ihtiyaçları ve çok kuşaklı aile kullanım senaryoları göz önünde bulundurularak planlanmış.
Bu doğrultuda geniş kapı açıklıkları ve eşiksiz geçişler uygulanmış ve yerinde dökülmüş kumlanmış beton zeminlerin altında hidronik radyant ısıtma sistemi kullanılmış. Hafif teraslama yaklaşımı sayesinde yapı eğimli araziye uyum sağlayacak şekilde yerleştirilmiş.

Kullanıcılar tarafından üretilen çıtalı ahşap perdeler atölyenin garaj yoluna bakan dış yükleme rampasını çevreliyor. Aynı zamanda bu elemanlar oturma alanına ulaşan gün ışığının filtrelenmesini sağlıyor.
İç mekânlarda tercih edilen malzeme paleti sanatsal üretimi destekleyen bir atmosfer oluşturacak biçimde seçilmiş. Bu malzemeler pratik kullanım ile estetik değer arasında bir denge kuracak şekilde kullanılarak doğal sıcaklık ve dayanıklılık vurgulanmış.
