Manuelle Gautrand Architecture’dan Paris Havalimanı Oteli

Manuelle Gautrand Architecture’dan Paris Havalimanı Oteli

Manuelle Gautrand Architecture tarafından tasarlanan Marriott’in Paris Havalimanı Oteli, dünyadaki en büyük havalimanlarından biri olan Roissy’deki Paris Charles-de-Gaulle Havalimanı’nda konumlanıyor.

 

Proje, Charles-de-Gaulle Havalimanı’nın yenilenmesi için ana planın bir parçası olarak, “Pôle Hôtelier” olarak bilinen oteller ve ofis binalarını barındıran Roissy Terminal 1’e oldukça yakın büyük bir arazide geliştirilmiş. Otel, bir tramvay, tramvayın her iki tarafında bir çift anayol, bisiklet ve yaya yollarını birleştirecek bir kentsel eksen boyunca konumlandırılmış. Otelin öndeki avluları bu aksı tarifliyor.

 

Bu trafik organizasyonu, havalimanının kalbinde canlı ve çekici bir aks oluşturan, büyük bitkili meydanlarla birleşiyor. Farklı oteller, lobilerini ve bazı restoranlar da dahil olmak üzere kamusal alanlarını bu büyük kentsel aks üzerinde ele alarak bu animasyondan en iyi şekilde yararlanabilecek şekilde kurgulanmış.

Bir Bina İki Hacim

Program, farklı markaların iki farklı otelinden oluşuyor ancak belirli sayıda ortak alanı paylaşan bir karma yapı olarak tasarlanmış.


Kütlenin tamamı, açıkça paylaşılan ortak alanlara rağmen iki zincirin bağımsızlığını vurguluyor. Proje, birbiri ardına kayan ve daha sonra onları birbirine bağlayan bir temel eleman tarafından birbirine aşılanan iki ayrı hacme bölünmüş.

Proje, iki hacimden oluşan tek bir binadır, bu da arazi içinde daha gizli bir şekilde oturan genel mimarinin görsel etkisini yumuşatmayı mümkün kılıyor.

Programların Yataydan Okunuşu

Farklı ve zıt olmak üzere iki tür yatay bileşene sahip iki işlev türü ayrılmış.

Odalar: Her binanın kütlesini belirleyen bu bileşen olmuş. Merkezi sirkülasyon ve her iki taraftaki odalarla titizlikle organize edilmiş kompakt bir kütleler olarak kurgulanmış.

Ortak Alanlar: Odaların kütlesi basit ve kompakt iken, ortak alanların kütlesi daha akışkan, dışa açık ve daha yoğun camlı bir şey olarak hayal edilmiş. Alt kotlardaki ortak alanlarla iç içe geçen odalara ait kütlelerin bileşimi, binanın her hacminin uçlarındaki konsollarla sağlanmış.

Çok Renklilik ve Siyah- Beyaz Arasındaki Kontrast

Proje, bazen mimari birliğe (çünkü proje bir otel grubuna yönelik), bazen mimari tamamlayıcılığa (çünkü kütlelerin ikisi ayrı otel markası) odaklanılan yinelemeli bir sürecin sonucu. Cepheler bu arayışta önemli bir rol oynuyor.

İşlevlere titizlikle eşlik ediyorlar: Yatak odaları ve incelenen kompozisyonları üzerinde, cepheler, altta daha koyu ve üstte daha açık olmak üzere geniş bir ton geçişi şeklinde düzenlenmiş.
Daha alt bölümlerde, ortak kullanım alanlarını dışarıya açmak için cepheler büyük ölçüde şeffaflaşmış.

 

Etiketler

Bir cevap yazın