GH3, Alberta Otobüs Garajını Paslanmaz Çelik ve Heykelsi Detaylarla Süsledi

GH3, Alberta Otobüs Garajını Paslanmaz Çelik ve Heykelsi Detaylarla Süsledi

Kanadalı mimarlık ofisi GH3, Alberta, Edmonton'da, arsadaki mevcut bir bacayı korurken heykelsi yüzeylere sahip geniş bir otobüs bakım ve depolama tesisi tasarladı.

Adını Edmonton’un ilk kadın otobüs şoföründen alan Kathleen Andrews Transit Garage (KATG), şehrin kuzeydoğusundaki büyük bir otoyolun hemen yakınında 4 hektarlık bir arsada 50.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor.

GH3’e göre, 800 işçi tarafından bakımı yapılan 35 transit durakta 300 otobüsü alabilen tasarım, “sıklıkla gözden kaçan bir bina tipi için yeni standartlar belirlemek” anlamına geliyor. Proje alanı bir zamanlar Kanadalı modernist bir mimar olan Eric Arthur tarafından “Canadian Packers” et işleme şirketi için tasarlanan bir komplekse aitmiş, ancak bu binalar 1986’da yıkılmış ve sadece 50 metre yüksekliğinde bir baca bırakılmış.

GH3, KATG’nin bacayı koruyarak ve ekolojik yeşillendirme, mikro iklim eşikleri, “bioswales” ve yoğun ağaç dikimi yoluyla endüstriyel alanı iyileştirerek bu mirası geri getirdiğini ifade ediyor. Garajın kendisi farklı genişliklerde oluklu paslanmaz çelik panellerle kaplı düz cepheleri olan iki katlı bir kutu formuna sahip.

Yapının tepesi boyunca beş uzantı bulunuyor. Tasarımcılara göre bunlar, mekanik sistemlerin yanı sıra merdivenleri de çevreleyen ve binaya bir ölçek duygusu veren ışık kuyuları. Bu beş ışık kuyusunun kapakları, Berlinli sanatçı Thorsten Goldberg tarafından tasarlanan metal heykellerden oluşuyor. Bu heykeller, Rocky Dağları’na yakınlığına rağmen düz otlaklara yayılmış bir şehir olan Edmonton ile aynı enlemde bulunan dağların topoğrafyasına benzemek için tasarlanmış.

GH3, paslanmaz çelik heykellerin binanın yüzeyiyle sentezlendiğini, mimarinin tek biçimliliğine kontrast eklendiğini, ister araba ister yürüyerek karşılaşılsın merak ve zevk uyandırdığını belirtiyor. Dış zemin boyunca, “çirkinliği” ve “dağınıklığı” perdelemeyi amaçlayan bir dizi istihkam duvarı bulunuyor.

Bina, otobüsleri park etmek ve temizlemek için depo benzeri büyük tesislerin yanı sıra ofisler ve soyunma odası gibi diğer alanlardan oluşuyor. Çalışan otoparkının seviyesi, sıcaklığın eksi-40 santigrat derecenin altına düşebileceği bir bölgede dikkate alınması gereken önemli bir husus.

Ana personel girişi, binanın ofis bölümünün zemin katında. Giriş, yukarıdaki çatı pencereleriyle aydınlatılan ve asma kata çıkan Corian kaplamalı paslanmaz çelik bir merdivenle sonlanan çift hacimli bir atriyumdan oluşuyor. Tamamı cilalı beton zeminlere sahip olan alt katta, aynı zamanda tek renkli çalışan soyunma odaları ve eğitim için sınıf alanları da bulunuyor. Üst katta, asma kat, bir dizi ofis ve odanın işlevine göre değişen opaklığa sahip camları olan diğer çalışma alanları ile çevrili.

GH3, tesisin otobüs filosunun manevrasını, depolanmasını ve bakımını optimize ettiğini, mavi ve beyaz yakalı personel arasındaki örtüşmeyi ve alışverişi, mimari aracılığıyla temsil ettiğini ve bunları neredeyse politik bir meslektaşlık jesti ile teşvik etmek için tasarladığını ifade ediyor. Otobüs depolama tesisleri daha sadeyken ofis bölümleri tek renkli yüzeylerini koruyor.

Otobüs yıkama ekipmanında ve tabelalarda tekrarlanan Edmonton otobüslerinin tipik mavisi gibi küçük detay dokunuşları da bu alanı karakterize ediyor. GH3, doğal olarak filtrelenmiş bir açık yüzme havuzunun yanı sıra Toronto’daki heykelsi bir yağmur suyu arıtma tesisi de dahil olmak üzere Kanada’da bir dizi başka kamu odaklı projeyi de tamamlamış.

Etiketler

Bir cevap yazın