eVolo 2022 Skyscraper Competition’ın Kazananları Açıklandı

eVolo Magazine tarafından düzenlenen 2022 Skyscraper Competition’ın kazananları açıklandı. Her yıl düzenlenen ödül, dikey mimariyi anlama şeklimize meydan okuyan vizyoner fikirleri ödüllendiriyor. Jüri, yarışmaya başvuran 427 proje arasından toplam 23 projeyi ödüllendirdi.

1. Ödül

Güney Kore’den Kim Gyeong Jeung, Min Yeong Gi ve Yu Sang Gu tarafından tasarlanan “CLIMATE CONTROL SKYSCRAPER (CCT)”, 1.’lik ödülüne layık görüldü. Proje, küresel iklim sorununu hafifletmek ve çölleşmeyi, artan sıcaklıkları ve doğal afetleri önlemek için meteorolojik koşulları değiştirmek konusunda bir dizi gökdelenin nasıl kullanılabileceğini araştırıyor.

“Çeşitli doğal afetler ve çevre sorunları şu anda gezegeni etkilemektedir. En ciddi olanı iklim değişikliğine bağlı aşırı kuraklık ve çölleşme. Mimari ile çölleşmeyi ve doğal afetleri nasıl önleyebiliriz? Cevabı CLIMATE CONTROL SKYSCRAPER (CCT)’da. CCT, insanların iklim değişikliğine uyum sağlamalarına ve mevcut küresel iklim felaketiyle başa çıkmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. İklim krizi, kuraklık olduğunda yağmur yağdırarak, kuvvetli yağışların olduğu yerlerde bulutları veya deniz suyunu emerek oluşan bulutlar aracılığıyla güneş radyasyonunu yansıtarak havayı yönetir.”

2. Ödül

Çin’den Wang Jue, Zhang Qian, Zhang Changsheng, Li Muchun ve Xu Jing, TSUNAMI PARK projesi ile 2.’lik ödülünü kazandı. Proje, Pasifik Kıyısı’nı tsunamilerden korumak için Tonga’da insan yapımı bir mangrov* oluşturmak üzere tasarlanmış.

“Pasifik kıyıları, daha sık görülen denizaltı dalgalanmaları ile dünyadaki en yüksek tsunami oranına sahip. 14 Ocak 2022’de Tonga’daki volkanik patlama, tüm Pasifik kıyıları için bir tsunami tehdidiyle sonuçlandı. Tonga’nın uzun ve dar sahil şeridinin önüne, tsunami dalgasının kenar dalgası etkisini dağıtmak için, dalga şehri sular altında bırakmadan önce bir gökdelen inşa edilecek. Amaç, tsunaminin neden olduğu biyolojik ve ekolojik hasarı azaltmaktı. Gökdelen, tsunamilere karşı mangrov direncinin prensibi ve mekanizmasından ilham alıyor. Mangrovlar, tropikal ve subtropikal kıyıların gelgit bölgesinde bulunan odunsu bitki topluluklarıdır. Tsunami hafifletme üzerinde en iyi etkiye sahip olan kök sistemleri ve şaşırtıcı büyüme geliştirdiler. Her ünitenin bir alt direği ve üstte çok seviyeli bir platformu vardır. Alt sütun, tsunaminin büyük kuvvetini dağıtmak için gözenekli bir yapı oluşturan güçlü beton sütunlardan oluşurken, üst platformlar insanların hayatlarını taşımak için boyut, yükseklik ve ara bağlantılar bakımından farklılık gösterir.”

3. Ödül

Avusturya’dan Michał Spólnik ve Polonya’dan Marcin Kitala tarafından tasarlanan “NEW SPRING: AGRO-ECOLOGICAL SKYSCRAPER” isimli proje 3.’lük ödülünü kazandı. Proje önerisi, belirli bölgelere konuşlandırılabilecek farklı flora ve mikroorganizmalar içeren bahçe modüllerinin bir araya getirilmesi olarak öngörülüyor.

“Toplumumuzun iyiliği için, toprağımıza nasıl davrandığımızı yeniden düşünmek isteyebiliriz. Küresel gıda üretimi, son derece az sayıda mahsul ve hayvancılık türüne dayanmaktadır. Tahıllar belirli kimyasallarla evlidir ve çevresel değişikliklere karşı savunmasız hale gelir. Bu ürün çeşitliliği eksikliği, küresel gıda ve beslenme güvenliği için bir tehdit oluşturmaktadır. Önerilen gökdelen, doğa, bilim ve toplum arasında bir bağlantı sağlayan büyük ölçekli bir yapıdır. Her biri farklı bir biyoma ait olan ve kendi florasına, toprağına, mikroplarına, küçük hayvanlarına ve mikro iklimine sahip bahçe modüllerinden oluşan bir koleksiyondur. Modüller, gelecekteki bahçelere, meralara veya tarım arazilerine dönüşecek tohumlardır. Talep edildiğinde, hızlı bir şekilde gönderilebilir ve doğal peyzajın restorasyonuna yardımcı olacağı istenen yere teslim edilebilir. Modüller serbestçe eklenebilir, kaldırılabilir ve değiştirilebilir. Modül dış kısmının ve ahşap destek yapısının altına gizlenmiş olan çekirdek, tohum ve bitki doku bankaları, laboratuvarlar, amfiler, veri merkezleri, depolar ve yüksek teknoloji ürünü kompostolar gibi donanım işlevleriyle yüklüdür.”

*Mangrov –genellikle– yarı tropik ve tropikal bölgelerde kıyısal habitatlarda tuzlu ya da acı sularda büyüyen ağaç ve çalıları ifade ediyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın