Danimarka’nın Yeni Parlamentosu İçin Düzenlenen Tasarım Yarışmasının Kazananları Açıklandı

Cobe, Arcgency ve Drachmann ile Sweco'dan oluşan bir ekip, yeni Danimarka Parlamentosu'nu tasarlamak üzere açılan yarışmayı kazandılar.

Danimarka Parlamentosu ve Danimarka İnşaat ve Emlak Ajansı, Kopenhag’daki  Danimarka Parlamentosu’nun tasarımı için açılan yarışmayı Cobe, Arcgency, Drachmann ve danışmanlık firması Sweco’dan oluşan bir ekibin kazandığını açıkladı.

Projenin temel özellikleri arasında, daha fazla vatandaşın Parlamento’yu ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi edinmesini ve demokrasiye katılma konusunda ilham almasını sağlayacak bir ziyaretçi merkezi de yer alıyor.

Proje kapsamında ayrıca, Parlamento Avlusu’nda ziyaretçi tesisleri ile bir yeraltı ziyaretçi girişi ile Danimarka Parlamentosu, Yüksek Mahkeme ve Devlet Bakanlığı’na ev sahipliği yapan tarihi Sarayı ile Danimarka Ulusal Arşivi tarafından boşaltılan bitişik tarihi binalar arasında bir yeraltı geçidi planlanıyor. Boşaltılan tarihi binaların ise modern parlamento tesislerine, çalışma alanlarına, bir lokantaya ve sergi alanlarına dönüştürülmesi öngörülüyor.

“Tingsted” olarak bilinen  oldukça tanımlı bir açık alan olan eski İskandinav parlamentosundan esinlenen yeni ziyaretçi girişi, toplanmak için amfi merdivenleri olan ve Parlamento Avlusu içinde yer alan dairesel, açık bir buluşma yeri olarak tasarlanmış.

Avlu, Parlamento’daki günlük yaşamın – gösteriler, halka açık konuşmalar, medya röportajları ve çok daha fazlasının – düzenleneceği alan olarak düşünülmüş. Yeni amfitiyatro merdivenleri ise doğal bir toplanma noktası olarak tasarlanmış. Merdivenlerin dibinde, demokrasinin köklerini sembolize eden heybetli ve tek başına bir ağaç olan “Halkın Ağacı”na yer verilmiş. Parlamento Avlusu’nda mevcut ve yeniden kullanılan granit plakalardan oluşan birleştirici, kot farkı olmayan bir kaldırımla, Parlamento kompleksine esneklik ve evrensel erişilebilirlik sağlanıyor. Yeni girişten itibaren ziyaretçilerin, Parlamento kompleksi içinde halihazırda mevcut olan kemer kullanımını geliştiren ve binalar topluluğunu zaman içinde ve kompleks içinde görsel ve fiziksel olarak birbirine bağlayan, kemerlerle yapılandırılmış  geniş ve aydınlık bir yeraltı alanına geçişi planlanmış. Geniş ve esnek alanda, bir güvenlik bölgesi, bir bağlantı dolaşım koridoru  ile demokrasi ve Danimarka anayasası hakkında bir sergiye odaklanan açık bir ziyaretçi alanı tasarlanmış.

Ulusal Arşiv’in bitişiğindeki binaların çok işlevli bir tesise dönüştürülerek Parlamento ziyaretçileri de dahil olmak üzere tüm kullanıcılara açık bir yemekhaneye, sergi alanlarına ve modern parlamento komite odaları ile çalışma alanlarına  ev sahipliği yapması da öngörülmüş.

Proje, 1928 yılında Christiansborg Sarayı’nın yeniden inşasından bu yana Danimarka Parlamentosu’nda gerçekleştirilen en büyük inşaat çalışması olarak düşünülmüş. Danimarka’da krallar ve kraliçeler yüzyıllar boyunca bu sarayda hüküm sürmüş ve 1849 yılında Danimarka’nın ilk anayasasının imzalanmasıyla birlikte demokrasi de bu sarayda uygulanmaya başlanmış. Ulusal Arşiv tarafından boşaltılan ve aslen 1673 yılına kadar uzanan bir kraliyet hazinesi olan binalar da uzun bir kullanım değişikliği geçmişine sahip.

Etiketler

Bir yanıt yazın