Araştırmacılar, 21. yüzyılda Avrupa kentlerinde yıkılan binaların, ABD şehirlerinde yıkılanlara kıyasla daha kısa bir kullanım ömrüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Fotoğraf: Monica Nouwens
Buildings & Cities adlı hakemli dergide yayımlanan “ABD ve Avrupa şehirlerinde yıkılan binaların yaşam süreleri” başlıklı rapor, dokuz ABD kenti ile dört Avrupa kentinde yıkılan yaklaşık 15.000 binanın yaşlarını karşılaştırıyor. Juliana Berglund-Brown, Isaac Dobie, Jordiana Hewitt, Catherine de Wolf ve John Ochsendorf tarafından kaleme alınan rapora göre; ABD şehirlerinde yıkılan bir binanın ortalama yaşı 81 yıl, Avrupa şehirlerinde ise 65 yıl olarak belirlenmiş.
Çalışma kapsamında, 21. yüzyılda yıkılmış toplam 5.305 yapı ABD şehirlerinden analiz edilmiş. Bu şehirler arasında Los Angeles, Minneapolis, New York, Pittsburgh, Seattle, Colorado’daki Boulder, Massachusetts’teki Cambridge, Virginia’daki Lynchburg ve Kuzey Karolina’daki Raleigh yer almış. Avrupa tarafında ise Amsterdam, Kopenhag, Zürih ve Helsinki olmak üzere dört şehirden 9.574 yıkılmış bina incelenmiş.
Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, çalışmada yer alan yıkılmış binaların ortalama kullanım ömrü 71 yıl olarak hesaplanmış. ABD’de bir binanın yıkılmadan önce ulaştığı en yüksek ortalama yaş 120 yıl ile Cambridge’de görülürken, en düşük ortalama 53 yıl ile Raleigh’de kaydedilmiş. Avrupa’da ise en yüksek ortalama 75 yıl ile Zürih’te, en düşük ortalama ise 49 yıl ile Helsinki’de belirlenmiş.
Binaların yıkılma nedenlerine dair farkındalık yaratmayı amaçlayan rapor, bir binanın hangi faktörlerle “eskimiş” veya “kullanılamaz” olarak değerlendirildiğine dikkat çekiyor.
Raporda şu ifadelere yer verilmiş:
“Binalar çoğu zaman teknik ömürlerinin sonuna gelmeden yıkılıyor. Bina yıkımı; ekonomik sürdürülebilirlik, mülk sahibinin tercihi ve olumsuz mimari özellikler gibi öngörülmesi zor nedenlerle gerçekleşiyor. Bu da gerçek kullanım süresinin tahmin edilmesini zorlaştırıyor.”
Araştırma, farklı yapı özellikleri üzerinden ABD’de dokuz, Avrupa’da dört şehirdeki ortalama bina ömürlerini hesaplayarak, yıkılan yapı stoğuna dair farkındalığı artırmayı ve hangi yapı türlerinin ‘kullanım dışı’ olarak görüldüğünü ortaya koymayı hedefliyor.
ABD’de yıkılan yapıların büyük bölümü 1920–1950 yılları arasında inşa edilmişken, Avrupa’daki yıkılan yapıların çoğu 1950–1970 dönemine ait. Dikkat çekici bir diğer bulgu ise, bir şehrin köklü bir geçmişe sahip olmasının bina ömürlerini etkilememesi olmuş.
Rapora göre, “1550’de kurulan Helsinki ile ondan iki yüzyıl sonra kurulan Raleigh’in benzer bina ömürlerine sahip olması, şehrin yaşı ile yıkılan binaların yaşı arasında bir doğru orantı olmadığını kanıtladı.”
Raporda, yıkılan binalar dört ana kategori altında incelenmiş: ticari, konut, endüstriyel ve kurumsal (eğitim, rekreasyon, sanat ve kültür yapıları).
Hem ABD’de hem de Avrupa’da konut yapıları, diğer yapı türlerine kıyasla en uzun ortalama kullanım ömrüne sahip. ABD’de yıkılan konutların ortalama ömrü 85 yıl, Avrupa’da ise 70 yıl olarak belirlenmiş.
ABD’de en kısa ömre sahip yapı tipi, ortalama 55 yıl ile kurumsal binalar olmuş. Avrupa şehirlerinde de kurumsal binalar 54 yıl ile benzer bir ömre sahip olsa da, bu kıtadaki en düşük ortalama yaşam süresi 43 yıl ile ticari binalarda kaydedilmiş. Bu değer, ABD’deki ticari yapıların ortalama 71 yıllık ömrüne kıyasla oldukça düşük.