Art Deco, tüm yapı ölçeklerini ve tipolojilerini etkileyen bir üslup olarak dünyanın her yerinde rastlanabiliyor. 100. yılı vesilesiyle, bunun daha az bilinen örneklerine uzanan küresel bir yolculuğa çıktık.
Bu mimari üslubun 100. yaşını kutlamak ve farklı yorumlarını öğrenmek için Art Deco’nun 1920 ve 30’lardaki küresel hakimiyetini keşfe çıkıyoruz.
Edificio Kavanagh, Arjantin

Edificio Kavanagh, Arjantin Art Deco’sunun önemli bir simgesidir. 1934 ve 1936 yılları arasında mimarlar Gregorio Sánchez, Ernesto Lagos ve Luis María de la Torre tarafından İrlanda asıllı milyoner Corina Kavanagh için inşa edildi. Tamamlandığında 120 metre yüksekliği ile yapı, Latin Amerika’nın en yüksek gökdeleniydi.
Dellit Cinema, Avustralya

Başlangıçta Minerva Theatre olarak adlandırılan ve günümüzde Dellit Cinema olarak bilinen bu bina, sinema tasarımları konusunda uzmanlaşmış Crick & Furse stüdyosu tarafından tasarlandı. 1939’da tamamlanan yapı tipik Streamline Moderne detayları içeriyor.
Kiesel Printing and Publishing Building, Avusturya

1926’da mimar Wunibald Deininger tarafından tamamlanan yapının ayırt edici ögesi, merdiven boşluklarının önünde yer alan ve dört kata yayılan cumbalı pencereler. Bunların soyut kabartmalarında heykeltıraş Hans Pontiller’in yaptığı Zodyak işaretleri de yer alıyor.
Private House, Belçika

Mimar Louis Legein, Belçika’nın kıyı kenti De Panne’nin ve Art Deco tarzının yaratılmasında yer alan tasarımcılardan biriydi. Denizcilik mimarisinden esinlenen konut, dinamik kıvrımlara ve tepesinde bir gemi modeline sahip.
Condominio Edificio Santa Elisa, Brezilya

São Paulo (ve Brezilya) modernist ve brutalist mimarinin merkezi haline gelmeden önce, Brezilya Art Deco mimari hareketinin kalbiydi. 1928 yılında mimar Arnaldo Maia Lello tarafından inşa edilen Condominio Edificio Santa Elisa burayı temsil ediyor.
Hotel Splendid, Fransa

Dax’taki Hotel Splendid, 1928-1929 yılları arasında mimar André Granet ve Roger-Henri Expert işbirliğiyle tasarlandı. Granet aynı zamanda otelin ana lobisindeki anıtsal, aydınlatılmış vitrayın da yaratıcısı.
Singer Apartment Building, Macaristan

1937’de tamamlanan, mimar József Málik imzalı Singer apartmanının giriş holü Budapeşte Art Deco’su zarafetiyle öne çıkıyor.
Casa Mole, İtalya

Ünlü İtalyan mimar Vittorio Morpurgo tarafından 1933 yılında tasarlanan Roma’daki bu apartman, önemli bir hukukçu aile olan Mole ailesi tarafından yaptırıldı. İçerisinde Pietro Chiesa ve Napoleone Martinuzzi’nin camları, Giulio Rosso ve Venturino Ventura’nın duvar resimleri, Gio Ponti’nin lambaları ve Fides Testi’nin tekstil ürünleri gibi çok sayıda eşsiz sanat eseri yer alıyor.
Kyoto City Hall, Japonya

Goichi Takeda tarafından tasarlanan ve 1934’te tamamlanan The Kyoto City Hall, Frank Lloyd Wright’ın (ve onun Aztek ve Maya kültürlerine olan ilgisinin) yerel mimarlar üzerindeki etkisini gösteriyor.
Banque d’État du Maroc, Fas

Kazablanka, 1930’larda çoğunluğu Marius Boyer ve Edmond Brion gibi Fransız mimarlar tarafından tasarlanan Art Deco binalarla dolu. Fas Merkez Bankası için inşa edilen bu bina, 1930’ların sonlarında Edmond Brion tarafından tasarlanmış olup yerel Arap mimarisinden etkiler taşıyor.
Oslo City Hall, Norveç

1931’den 1950’ye kadar yaklaşık 20 yıllık bir sürede inşa edilen Oslo City Hall, Arnstein Arneberg ve Magnuss Poulsson tarafından Art Deco’nun belirgin İskandinav versiyonunda tasarlandı. Ana salon sanatçılar Henrik Sørensen ve Alf Rolfsen tarafından dekore edildi.
City Hall Civil Servants Palace, Romanya

1932-1934 yılları arasında inşa edilen City Hall Civil Servants Palace, mimarlar Radu Culcer ve Ion Rosu tarafından tasarlanan, Romanya’nın başkenti Bükreş’in sokaklarındaki sayısız Art Deco binadan biri.
Karma Kullanımlı Blok, Tunus

Tunus’un başkentinde çoğunluğu 1930’lardan kalma yüzlerce Art Deco yapı bulunuyor. Birçoğu Fransız mimarlar tarafından tasarlansa da bilinmeyen bir mimar tarafından yapılmış bu köşe bina, çatısında güzel bir küçük pavyona sahip.
Eltham Palace, Birleşik Krallık

Büyük Britanya’daki en önemli Art Deco projelerinden biri, 1933 yılında İsveçli tasarımcı Rolf Engström tarafından Londra’daki tarihi Eltham Palace’ın yeniden inşası. Aerodinamik giriş holü beton ve cam kubbeden oluşurken, diğer odalar Piero Malacrida tarafından daha dekoratif bir tarzda dizayn edilmiş.
Palacio Lapido, Uruguay

1930’lu yılların mimarisine ait zengin koleksiyonuyla Montevideo, Art Deco’nun gizli merkezlerinden biri. Bir zamanlar People’s Tribune gazetesine ev sahipliği yapan Palacio Lapido, 1933 yılında mimar Juan Aubriot tarafından Streamline Moderne tarzında inşa edildi.
Malloch Building, ABD

San Francisco’daki Telegraph Tepesi’nde bulunan Malloch Building, Amerikan Streamline Moderne akımının temsilcisi. Mimar Irvin Goldstine tarafından 1937 yılında tasarlanan yapı, duyusal kıvrımlara, Alfred Du Pont’un duvar resimlerine ve cam tuğlalarla süslü bir girişe sahip.
Edificio Altamira, Venezuela

Edificio Altamira, Caracas’taki Plaza Francia’nın en yüksek noktasına hakim olan ve 1947’de Art Deco’yu dönemin ortaya çıkan modernizmiyle birleştiren Arthur Kahn tarafından tasarlanan bir yapı.