Ankara Tenis Kulübü Binası’nda Son Durum

Ankara Tenis Kulübü binasının son durumunu, geçtiğimiz hafta Lale Özgenel'in Facebook hesabından yaptığı paylaşımlar sayesinde öğrendik.

Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nun yenilenmesi gerekçesiyle stadyumun içinde yapılan yıkımlara Ankara Tenis Kulübü binası da dahil oldu. Türkiye’nin ilk tenis kulüplerinden biri olan Ankara Tenis Kulübü’nün binası, 1954 yılında Reha Ortaçlı tarafından tasarlanmıştı. Özgün mimarisi ile Ankara’nın en değerli modern dönem yapılarından biri olan kulüp binasında geçtiğimiz haftaiçi yapılan yıkımlar endişe yarattı. 

Ankara Tenis Kulübü binasındaki gelişmeleri Facebook hesabı üzerinden duyuran ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Lale Özgenel, yıkımlar ve yapının son durumu hakkında bilgi verdi.

Ankara 19 Mayıs Stadyumu içinde bulunan Ankara Tenis Kulübü binası 2010 yılında vefat eden Reha Ortaçlı tarafından tasarlanmış ve 1954 yılında kullanıma açılmıştır. Ortaçlı tarafından projelendirilen orjinal yapı tek bir kütle olarak önünde yer alan kortlara paralel konumda yerleştirilmiş, hem kütle hem de yapıyı oluşturan mimari elemanlar farklı açıların tanımladığı bir mekânsal kurgu içinde elde edilmiştir. Yapının bu anlamda özgün siluetini de oluşturan en güçlü ögesi kırık düz çatısıdır. İki katlı olarak tasarlanan yapının önemli bir başka özgün bileşeni iç ve dış rampalarıdır. Yapının kurgusu rampalar üzerinden gelişmiştir.

Bina zaman içinde geçirdiği değişikliklere ve sonradan edindiği ek binaya rağmen orijinal yapısal özelliklerini, mimari öğeleri ve mekânsal özelliklerini büyük ölçüde korumayı başarmıştır. Yapıldığı dönemin modern mimarlık anlayışını örneklemesi bakımından Türk Mimarlık Tarihi içinde önemli yeri olan bir spor yapısıdır.

Kulüp binasında geçtiğimiz hafta içinde bazı yıkımlar yapıldı. Yapının stadyum tarafına bakan ana giriş holüne köşeden bağlanacak şekilde tasarlanmış bir açıyla, yapıdan bağımsız olarak yükselmekte olan dış giriş rampası üzerindeki kanopi yıkıldı. Binanın en özgün elemanlarından olan bu kanopinin sallandığı ve yıkılma tehlikesi olduğu için Tenis Kulübü tarafından yıkıldığını kişisel iletişim ile öğrendim. Dekorasyon yenileme çalışmaları kapsamında restoran kısmındaki kolonlarla ilgili değerlendirme yapmaya gelen mühendis/lerin yaptığı gözlem/tespit kanopi ve rampada kullanılan demirlerin çürümüş oluğu ve güçlendirme yapılamayacağı yönünde olmuş ve anlık bir yıkım kararı alınmış.

Fotoğraflarının ve videosunun çekildiği söylenen bu kanopinin, dekorasyon ekibinde yer alan bir mimar tarafından yeniden yapılacağı söylendi. Umarım ki bu özgün kanopinin güçlendirilemeyeceği teknik olarak tespit edilmiş ve raporla belgelenmiş, mevcut durumunun rölövesi çıkarılmış ve yeniden yapılacak olan kanopinin de projesi hazırlanmıştır yıkım öncesi.

İkinci yıkım ise restoran kısmının stadyum girişine bakan duvarında yapıldı. Buraya ilave bir mekan yapılarak restoranın uzantısı olan farklı bir kullanım alanı oluşturulmak istendiği bildirildi. Restoran kısmı sonradan yapılmış bir ek olmasına karşın orjinal binanın an azından stadyum girişi tarafında bir mimari dil kargaşası yaratmamak adına, orjinal cepheyle uyumlu ince dikey yırtıklardan ve güneş kırıcılardan oluşan bir cephe yaklaşımı ile yapılmış olduğu gözlemlenir. Yapılan bu yıkım ve cephede açılan büyük yırtıkla bu duyarlılık yok sayılmış oldu.

Üzücü olan yaklaşık tüm çocukluk ve gençlik yıllarını bu kulüp binası ve bahçesinde geçirmiş, 20 yıl bu kulüp adına ulusal ve uluslararası turnuvalarda mücadele etmiş, hem mimar ve hem de mimarlık tarihçisi olarak Ankara Tenis Kulübü binasının önemi konusunda yaratmaya çalıştığım farkındalıkların da oluşamamış olması. Kulüp binasının Türkiye’nin modern anlayışla yapılmış ve döneminin mimari anlayışını yansıtan pek çok özgün yapı bileşenine sahip ilk spor yapılarından biri olduğu farklı ortamlarda ve birkaç kez paylaşılmıştı; Docomomo 2005 de sunduğumuz poster (bir kopyası halen kulüp binasına asılı), ‘modern’ yapıların tescili çalışmaları kapsamında Türk Serbest Mimarlar Derneği Arşivi için TH&İDİL MİMARLIK tarafından 2009 yılında rölöve çizimleri ve fotoğraf çekimleri yapılarak hazırlanmış sergi panosu, 2010 yılında yapının mimari Reha Ortaçlı’nın vefatı sonrası bina ile ilgili yazmış olduğum yazı ve bu yıl içinde restoran tadilatı için tarafıma danışıldığında binanın mimari önem ve özgünlüğünü ifade eden ve bunun korunması konusunda daha önce büyük oranda gösterilmiş duyarlılıkların bu tadilat sürecinde de devam etmesini vurguladığım ve zaman içinde ortaya çıkan kullanım ihtiyaçlarının bu duyarlılıklar sürdürülerek ve yapının özgün mimarisine müdahale edilmeden yapılmasının gereği konusunda yazdığım görüş.

Binanın tescil çalışmalarının yapılacağını ve önümüzdeki yıllarda daha fazla değişikliğe uğratılmadan kullanılmaya devam edeceğini ümit ediyorum.

Yapı ile ilgili kaynaklar:
Lale Özgenel, Pelin Yoncacı (2005) “Ankara Tenis Klubü Binası”, Docomomo 2005 Poster sunumu.
Lale Özgenel (2010) “Reha Ortaçlı (1921-2010) Anısına – Ankara Tenis Klubü”, Bülten, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, vol.80, s. 36-39.
TH&İDİL MİMARLIK (2009) Türk Serbest Mimarlar Derneği Arşivi için modernist yapıların tescili çalışmaları kapsamında hazırlanan TSMD sergi panosu.

Fotoğraflar:
TSMD sergi panosu, 2009, TH&İDİL MİMARLIK.

Etiketler

Bir cevap yazın