24. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Sonuç Bildirgesi Yayınlandı

"DÖNÜŞÜM: Yaşama ve Mekana Etkileri" başlığı ile 5-7 Nisan 2012 tarihlerinde Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen 24. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi sonuç bildirgesi yayınlandı.

“Kentler durağan olmayıp, dönemlerin toplumsal ve ekonomik değişimlerine koşut olarak sürekli devinim içindedirler. Küreselleşme olgusu bu devinimi daha da hızlandırmış ve pek çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Ne var ki, ülkemizde son yıllarda gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamaları, toplumsal değişim süreçlerine bağlı olarak şekillenen bir süreci değil, tepeden inme bir dönüştürme eylemini tanımlamakta ve dönüşüm adı altında sunulan projeler aslında merkezi hükümet tarafından, tek elden ve örtük amaçlarla gerçekleştirilen uygulamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Batı dünyasında, ciddi ekonomik ve sosyal endişeler gözetilerek, uzun yılları kapsayan bir sürece yayılan dönüşüm pratiği, ülkemizde ne yazık ki merkezi ve yerel yönetimlerce gerçekleştirilen, toplum ve mimarlık kamuoyu ile paylaşılmadan ve çoğu zaman zor kullanılarak uygulanan kentsel dönüştürme eylemleri ile tanımlanmaktadır. Ülke topraklarını ve kamuoyunu hiçe sayan bu süreçte Mimarlar Odası Bursa Şubesi önderliğinde gerçekleştirilen 24. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi, söz konusu süreci kavramlar ve örnekler üzerinden sorgulayan en anlamlı kongrelerden biri olmuştur.

Parçacıl kentsel dönüşüm uygulamaları kent mekânında sosyo-ekonomik ayrışmayı çarpıcı bir biçimde artırmakta, kentler tüm kent halkı tarafından dengeli bir şekilde paylaşılan ortak kamusal alanlar olmaktan uzaklaşmakta, nüfusun çeperlere yığılması ve alışveriş merkezlerinin (AVM’ler) hızla çoğalması ile bir yandan yeni kent merkezleri oluşmakta, diğer yandan geleneksel kent merkezleri boşalarak çöküntü alanlarına dönüşmektedir. Öte yandan, TBMM’de yasalaşma aşamasında olan Afet Riski Altındaki Alanlarda Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı Türkiye’nin tüm kentlerinin mekânsal dokusunu, yaşam örüntüsünü ve kent belleğini oluşturan yaşanmışlıkları tehdit etmektedir.

24. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi’nde, kentsel dönüşüm uygulamalarının yarattığı kent parçaları mekan kalitesi ve yaşanabilirlik ölçütleri açısından değerlendirilmiş ve çok önemli bir birikim elde edilmiştir.

Dönüşüm bağlamında önerilen projelerin, yerel sosyo-kültürel, doğal ve yapısal çevre koşulları dikkate alınarak oluşturulması esastır. Kentsel dönüşüm projelerinin karar verme, planlama, tasarım, uygulama ve denetimi içeren tüm aşamalarında, ekolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda, dönüşüm uygulamalarının aşağıdaki ilkeler gözetilerek gerçekleştirilmesi beklenmektedir:

1. Kentsel dönüşüm kentin kültürel dokusuna, siluetine, zaman içinde oluşmuş olan kimliğine ve toplumsal belleğine saygılı olmalıdır.
2. Kentin değişim planlanan bölgelerinde yaşayanların ve kent kullanıcılarının yaşam tarzlarına ve beklentilerine saygılı, katılımcı planlama ve tasarım çözümleri içermelidir.
3. İnsan-mekân ilişkilerini konu alan bilimsel çalışmalarla geliştirilen yaşanabilirlik ve mekan kalitesi ölçütlerine uygun olmalıdır.
4. Dönüşüm uygulamaları kentin çeşitliliğini desteklemeli, ayrışmaları önlemeli ve kent yoksullarını gözetmelidir.
5. Kent ve bölgelerindeki sosyal yaşamı destekleyici olmalıdır.
6. Dar gelirliler ve kiracılar için satın alınabilir konut seçenekleri öngörmelidir.
7. Yeni konutlandırma projeleri kent bütününde ele alınmalı, mevcut kentsel sistem ile yol ve peyzaj açısından bağlantı kurarak bütünleşmelidir.
8. Deprem ve diğer doğal afetleri dikkate alan yerleşme kararları üretilmelidir.
9. Doğal ve tarihi değer ve varlıklara saygı gösterilmelidir.
10. Uzun erimde ekonomik olmalıdır.

Öte yandan, bilinmelidir ki, kentlerimizde daha iyi bir çevre ve yaşam kalitesine kavuşabilmek için yasa ve yönetmelikler düzeyinde iyileştirmeler yapılmadıkça, burada saptanan ilkeler doğrultusunda belirlenen stratejilerden sonuç alınması olanaklı değildir. Bu bağlamda, sürdürülebilir kentleşmeyi hedefleyen imar planlarının ve bunları destekleyen kentsel tasarım projelerinin hazırlanması zorunludur.”

Etiketler

Bir yanıt yazın