Pembe Kayalar’ın Beton Büzleri: Bir Balık Üretim Çiftliği

4 yıl önce Kefken’de bulunan, adını öğrenciyken duyduğum Pembe Kayalar’ı ziyaret etmiştim.

Pembe Kayalar antik dönemden itibaren taş ocağı olarak kullanılmış bir alan. Adını renginden alan taşlar su içinde yumuşak iken, çıkarıldıktan sonra sertleşiyorlar. Sultanahmet Camii’nin taşlarının da buradan kesilerek götürüldüğü biliniyor. Geometrik olarak kesilen taşların izlerini yüzeylerde görmek mümkün. Yazımın konusunu bu kayalar oluşturmuyor. Burayı ziyaret ettiğimde gördüğüm, taş ocağından daha çok ilgimi çeken, terk edilmişlikleriyle ve dramatik görüntüsüyle biraz heyecanlandıran biraz şaşırtan dairesel beton elemanlar hakkında yazacağım. Bu heyecan ve şaşkınlığı sönümleyen hayal kırıklıklarıyla sonlanan araştırmanın bir çıktısı olan bir yazı.

Taş ocaklarının bulunduğu alanın hemen güneyinde, deniz kıyısında belirli aralıklarla yerleştirilmiş, farklı çaplarda[1] onlarca beton dairesel eleman mevcuttu. Bu beton elemanların çevresinde de elemanların üst kotuna kadar yükseltilmiş betonarme bir duvar vardı. Daha büyük çaplı olanlar bir oda içine, küçük çaplı diğerleri de başka bir oda içine alınmıştı (G.1).

G.1: 2017 yılında çektiğim fotoğrafta farklı çaptaki beton büzler ve kıyının ilişkisi.

Döndükten sonra hızlı bir araştırma yapmıştım ancak kayda değer bir şey bulamamıştım. Bir yerde[2] terk edilmiş su arıtma tesisi olarak etiketlenmiş ancak detaylı bilgi verilmemişti[3]. Bir yıl sonra, 2018’de daha detaylı bir araştırma yapmak için tekrar alana gitmeye niyetlenmiştim. Öncesinde Kandıra Belediyesi İmar Müdürlüğü’nü arayıp bilgi almak istedim.  Görüştüğüm Şehir Plancısı Gökmen Bey hâlihazır haritada işlenmiş olduğunu ancak imar durumu gibi kayıtlı bir bilginin olmadığını söyledi. Kendisinin de bilgisi yokmuş ama belediyede daha eskiden beri çalışanların söylediklerine göre orası bir balık üretim tesisiymiş. Balık üretim tesisi olarak da arama yaptığımda hiçbir veriye erişememiş, daha sonra alana tekrar gidemeyince de araştırma o haliyle kalmıştı.

Tez sürecinde tezle yeteri kadar ilgilenemiyor olmanın verdiği vicdan azabını hafifletmek, bir şeyler üretiyor olma motivasyonu kazanmak için olacak ki birkaç gün önce bu balık üretim tesisiyle ilgili araştırmayı noktalamak üzere Kefken’e tekrar gittim. Belediyeye uğrayıp Gökmen Bey’le görüştüm ancak oradan hiçbir materyal çıkmadı. Yapıldığı dönemde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ruhsat veriyormuş ve orası esasen bir sit alanıymış[4], bunun için de o yapıların kaçak olabileceği söylendi[5]. Yapıların fotoğrafını çekmek ve Kefken muhtarı ile görüşmek için Pembe Kayalar’a gittiğimde yapıların tümünün kaldırıldığını görmek hayal kırıklıklarından ilkiydi. Alanda bir kısım duvar parçaları dışında hiçbir şey kalmamıştı. Kaldırılan beton zemin de yeşilliklere kaplanmıştı (G.2).

G.2: aynı açıdan olmasa da alanın güncel fotoğrafı. Kaldırılan büzlerin yerlerini yeşillikler almış.

Dönüş yolunda Kefken muhtarı Abidin Bey’e de uğrayıp yapılar hakkında bilgi almak istedim, kendisi epey muhtar azası ve muhtar olarak görevde bulunmuş. Abidin Bey, bu betonların standart beton büzler olduğunu söyledi ki bu da ikinci bir hayal kırıklığıydı. Bu tesisin ve onları oluşturan elemanların düşünülmüş, tasarlanmış bir üretim olduklarını düşünmüştüm. Birim anlamında nitelikli bir şey değildi belki ama bir araya gelince o terk edilmişlikleriyle oldukça dramatik bir görüntü sunuyorlardı. Abidin Bey’in verdiği bilgilere göre tesis 1996 yılında alabalık üretimi için özel bir teşebbüsle kurulmuş ancak çok verimli olmayınca iki sene sonra 1998’de kapanmış. O günden beri metruk şekilde kalan yapıların içine çeşitli pisliklerin atılması, bir takım rahatsız edici eylemlerin gerçekleştirilmesi, kısacası tekinsizliği mahalle halkı tarafından şikâyet edilmiş ve 2017’de bu beton büzler kaldırılmış[6]. 2017 ve 2018 yıllarına ait hava görüntülerinde kaldırılan yapılar ve kapladığı alanın genişliği görülebiliyor (G.3).

G.3: 2017 (üstte) ve 2018 (altta) yıllarına ait hava görüntüleri. Sarı renkli daire taş ocağını, kırmızı renkli daire ise beton büzleri gösteriyor.

2017 hava fotoğrafında mevcut büzlerin doğusunda, kuzey-güney ekseninde uzanan üç adet alan belirgin bir biçimde görülebiliyor. 2017’de gittiğimde bu alanda herhangi bir yapı ya da birim mevcut değildi. 2009 yılına ait bir hava fotoğrafında ise bu alanda da beton birimlerin olduğu ancak bunların dairesel değil çokgen biçimli oldukları en azından izlerinden okunabiliyor (G.4).

G.4: 2009 yılına ait hava fotoğrafında 2017’de mevcut olmayan, alanın doğusunda bulunan çokgen biçimli birimlerin izleri görülebiliyor.

Daha sonra bu çokgen birimlere ait bir Youtube videosunda[7] ve bir Facebook[8] sayfasında[9] görüntülere rast geldim. Havadan çekilmiş videoda birimlerin altıgen oldukları ve zeminden bir miktar yükseklikte izlerin kaldığı görülebiliyor (G.5). Facebook sayfasındaki fotoğraflarda ise altıgen birimler için kalıpların hazırlandığı ancak henüz betonun dökülmemiş olduğu görülüyor (G.6).

G.5: Çokgen birimlere ait izler bu videoda net bir biçimde görülebiliyor.

G.6: Çokgen biçimli büzler için kalıplar hazırlanmış ancak muhtemelen inşa edilmemişler

Fotoğraflar ya tam yapım esnasında çekilmişler ya da bu altıgen birimler hiç inşa edilmemişler. 2009 ve 2017’ye ait hava fotoğraflarında bu birimlerle ilgili zemin izinden başka bir şeyin görünmemesi, hiç inşa edilmemiş olduklarını düşündürtüyor. Nitekim bir başka videodan[10] aldığım görüntüde bu birimlerin olduğu alanın en güneyinde birimlerin etrafındaki kalıplar görülüyor (G.7). Videonun 2016’da yayınlandığı düşünüldüğünde altıgen birimlerin inşa edilmemiş olma ihtimalleri çok daha kuvvet kazanıyor.

G.7: Sarı daireler içinde birimlere ait ikişer kalıp görülebiliyor.

Yukarıda sözü edilen Facebook sayfasındaki fotoğraflar, dairesel beton büzleri çevreleyen duvarın aslında daha yüksek olduğunu ve büzlerin içinde bulunduğu mekânın, belirli aralıklarla yerleştirilmiş kolonlarla taşınan bir beşik çatıyla örtülü olduğunu gösteriyor (G.8). İki farklı çaptaki büzler iki ayrı mekân içerisine alınmışlar. Küçük çaplı olanlarda yavru balıklar yetiştirilirken belirli bir büyüklüğe geldiklerinde büyük büzlere alınıyor ve oradan satış işlemi yapılıyordu muhtemelen[11].

G.8: Büzler beşik çatılı bir mekân içerisine yerleştirilmiş.

Tesisin böyle bir yere nasıl kurulduğu, balık üretimi açısından verimli bir bölgede iki sene sonunda hangi sebeple kapandığı ve niçin bunca yıl atıl vaziyette kalıp hiçbir işlem yapılmadığı belki daha uzun soluklu bir araştırmada öğrenilebilir. Ancak buraya kadar bulduğum veriler ve öğrendiğim bilgiler dört yıl önce başlayan bu merakı dindirmede yeterli oldular.


[1] . O gün ölçmemiştim ancak Google Haritalar üzerinden çaplarının yaklaşık olarak 4m, 3m ve 2m olduğunu söyleyebilirim.
[2] https://mapio.net/pic/p-11449962/
[3] Şimdi bölgede Cebeci İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi var, muhtemelen bu yorumu yazan kişi bu tesisi göz önüne alarak bu şekilde etiketleme yapmış.
[4] Alan, tesis yapıldıktan bir sene sonra 1997’de alınan kararla sit alanı ilan edilmiş. Bu bilgiye şuradan eriştim; https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/kocaeli/kulturenvanteri/kefken-pembe-kayalar-arkeolojik-sit-alani
[5] Verdiği bilgiler için İlker Oruç Bey’e teşekkür ederim.
[6] Şikâyet edilmesinin yanı sıra bölgenin turistik bir değerinin olması da kaldırılmasında etkili olmuş olmalı.
[7] https://www.youtube.com/watch?v=xYDpNFF7YXU
[8] Facebook’ta bir yere ait oluşturulmuş gruplarda paylaşılan fotoğraflar, internet tarayıcılarının görsel arama motorlarında karşımıza çıkan klasik açılardan çekilmiş, bilindik fotoğraflarının dışında görsel sağlıyor olmaları açısından önemli bir arşiv olabiliyor bazen.
[9] https://www.facebook.com/cebecikefken
[10] https://www.youtube.com/watch?v=zgKnT0Lh3zQ
[11] Abidin Bey de birkaç kez buradan balık aldığını söylemişti.
Etiketler

Bir cevap yazın