Ömer Faruk Uzun, Rana Uzun, Elif Bengi Güneş Yerlikaya, Gülennur Şanlı, Ahmet Kısa, Bahar Bademcigil, Bekir Berk Taşgın, Ebrar Hırca, Ece Nur Kızmaz, Furkan Uzun, Karakat Zhumash, Karina Daulet, Muhammed Furtun, Nisa Nur Aktaş, Recep Alper Atalı, Zehra Saygılı'nın Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması için tasarladığı proje.
Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması kapsamında ele alınan proje alanı, yaklaşık 78.78 hektarlık ana bölge ve etkileşim alanlarıyla birlikte toplam 94 hektarlık stratejik bir eşik noktasını kapsamaktadır. Projenin temel amacı, kent merkezinde yoğunluk yaratan sanayi alanlarının kent dışına taşınması (desantralizasyonu) ile boşalacak bu stratejik bölgenin kente geri kazandırılmasıdır. Alan; düzensiz konut dokusu, sahil yolu ve viyadükler nedeniyle kesintiye uğrayan kıyı-kent ilişkisi ve kirlilik baskısı altındaki Değirmendere ekosistemi gibi kritik kentsel sorunları barındırmaktadır.
Alan, tarihsel süreçte İpek Yolu’nun denizle buluştuğu en kritik stratejik durak olan Değirmendere Antik Vadisi’ni barındırır. Ancak 1970’lerden itibaren kontrolsüzce büyüyen sanayi alanları, kentin kadim dere ve deniz ilişkisini gölgelemiştir. Bölgede yer alan 5 adet Küçük Sanayi Sitesi ve Eski Çimento Fabrikası, kentin geçirgenliğini azaltan devasa bariyerler oluşturmuştur. Diğer yandan, alanın doğusunda yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve batısındaki kent merkezi, bu bölgeyi yoğun bir genç nüfus ve kentsel devinim potansiyeli ile karşı karşıya bırakmaktadır.
Proje, kentin parçalanmış dokusunu, bariyerlerini ve kopukluklarını bir sorun olarak değil; onarılabilecek bir potansiyel olarak görür. Japon “Kintsugi” felsefesine referansla, kırıkları gizlemek yerine onları görünür kılarak onaran ve yeni bir bütünlük üreten bir kentsel onarım sistemi önerilmektedir.
– Yer: Topoğrafya, su sistemi ve endüstriyel mirasın oluşturduğu fiziksel ve kültürel hafıza katmanıdır. Tasarım, endüstriyel yapıları yok edilecek bir yük değil, yeri besleyen kentsel arkeoloji unsurları olarak kabul eder.
– Yama: Kentin kopuk parçaları (viyadükler, karayolu, geçirimsiz sanayi blokları) arasındaki sert sınırları yumuşatan stratejik dikişlerdir. Beş temel yama stratejisi kurgulanmıştır: Mavi-yeşil altyapı yamaları, topografik geçiş yamaları, kamusal omurga yamaları, hareket/erişim yamaları ve kentsel dönüşüm yamaları.
– Yüzey: Kot değişimleri, teraslar ve platformlar aracılığıyla hareket üreten, çok boyutlu kamusal deneyim alanıdır.
Alanda yaklaşık 10.500 kişilik bir nüfus öngörüsüyle karma kullanımlı ve dengeli bir yerleşim modeli kurgulanmıştır. Sanayi bölgeleri, kendi bağlamlarına göre yeniden ele alınmıştır:
Eski Çimento Fabrikası ve 5 Aşamalı Mekânsal Anlatı: Fabrika kalıntıları, üretim belleğini sürdüren deneyim odaklı bir kültür alanına dönüştürülmüştür. Ziyaretçiye sunulan mekânsal anlatı beş istasyondan oluşur: Doğal yapının hissedilmesi, inşa/üretim evrelerinin mekânsal sıkışma ve ses ile deneyimlenmesi, terk ediliş/çözülme hissi, ekolojik onarım ve Karadeniz ile görsel temas. Alanın doğaya dönüş teması Betula pendula (Huş) ve Fagus orientalis (Doğu Kayını) gibi bitki türleriyle desteklenmiştir.
Büyük Sanayi Sitesi (Yaratıcı Endüstri Odağı): Üretim kültürünü sürdüren atölyeler, sergi ve sosyal alanlarla kamusal yaşamla bütünleştirilmiş; gölgeleme için geniş yapraklı türler (Platanus orientalis, Tilia tomentosa) tercih edilmiştir.
Demirkırlar Sanayi Sitesi: Alanın giriş karakterini güçlendiren ticaret, turizm ve kamusal donatı yüzeyine dönüştürülmüştür.
Sülüklü Mezarlığı ve Çevresi: Alanın manevi mahremiyeti gözetilerek sükûnet odaklı pasif peyzaj yüzeyleri ve anı meydanı tasarlanmış; yarı geçirgen bir bitkisel doku oluşturulmuştur.
Çok Modlu Ulaşım Merkezi (Eski Terminal): Toplu taşıma odaklı gelişim (TOD) prensibiyle yeniden kurgulanan bu alan; raylı sistem, bisiklet ve yaya ağlarının kesiştiği ana omurgadır. Durağın altına konumlandırılan çok amaçlı alt geçit ile yaya trafiği viyadük bariyerinden kurtarılmıştır.
Değirmendere Mavi-Yeşil Omurgası: Dere bir sınır olmaktan çıkarılıp “Yaşayan Dere Promenadı”na dönüştürülmüştür. Taşkın riskine karşı sünger şehir altyapısı önerilmiş; suya doğrudan dokunmayan ancak duyusal temas kurduran ahşap seyir platformları kurgulanmıştır.
Devlet Karayolu Caddesi boyunca kentsel cepheyi tanımlayan 7-8 katlı yapılar konumlandırılırken, mahalle içlerinde 4-5 katlı dokuya inilerek yoğunluk dengelenmiştir. Karadeniz’in iklim koşullarına ve yoğun yağış rejimine uyum sağlamak için zemin katlarda kolonlu açıklık sistemleri (piloti ve revak) kullanılarak korunaklı kamusal yaya mekânları üretilmiştir.
Etaplama ve Yönetim Modeli Proje, tek seferlik yıkıp yapma mantığı yerine 4 aşamalı senkron bir gelişim modeli önerir:
– Çekirdek Oluşumu (0-6 Yıl): Terminalin TOD merkezine dönüşümü ve Çimento Fabrikasının kültür odağı yapılması.
– Yayılma ve Ekolojik Onarım (4-12 Yıl): Değirmendere rehabilitasyonu, fitoremediasyon ve sünger şehir uygulamaları.
– Entegrasyon (7-15 Yıl): Konut dokusunun yerinde dönüşümü ve yaya köprüleri ile vadi-kıyı kopukluğunun giderilmesi.
– Tamamlanma (10-15+ Yıl): Liman alanlarının 2033 sonrasındaki dönüşümüyle kıyı erişiminin kente tam entegrasyonu.
“Yer-Yama-Yüzey” projesi, Trabzon Sanayi Mahallesi\’ni kentin merkeziyle yarışan bir yer yapmaktansa, ona değer katan ekolojik, kültürel ve üretim odaklı alte atif bir “alt merkez” olarak geleceğe taşımayı hedefler. Alan, farklı kullanıcı profillerinin (öğrenci, turist, esnaf, yerel halk) gün boyunca bir araya geldiği çok katmanlı, dirençli ve hafızasını koruyan yeni bir kent yüzeyi olarak tasarlanmıştır.