Eşdeğer Ödül (Öğrenci), Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması

Eşdeğer Ödül (Öğrenci), Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması

Ertuğrul Emre Hüsrev, Yusuf Çiftci, Ataberk Kahraman, İrem Duymaz ve Yasemin Demir’in Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen "Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması" için hazırladığı “BAĞ MEYDANI” isimli proje öğrenci kategorisinde eşdeğer ödül kazandı.

“Bağ Meydanı” projesi, Keçiören’de atıl durumdaki eski stadyum alanını kent içinde salt doldurulacak bir boşluk olarak değil; toplumsal ilişkilerin, karşılaşmaların ve ortak üretimin yeniden kurulduğu aktif bir kamusal zemin olarak kurgular. Projenin ana kavramsal çerçevesi, Ankara’nın silinmeye yüz tutan “bağ kültürünü” nostaljik bir temsil olmaktan çıkarıp; mevsimsellik, ortak emek ve açık alan kullanımı üzerinden çağdaş bir kentsel yaşam modeline dönüştürmektir.

Kentsel Entegrasyon ve Ağlar (1/1000): Alan, Gökçek Parkı ile Osman Yüksel Serdengeçti Parkı arasında ekolojik ve kamusal akışların yoğunlaştığı bir “yeşil omurga” olarak tanımlanmıştır. Taşıt öncelikli sınırlar kırılarak yaya hareketini içeri davet eden geçirgen eşikler oluşturulmuştur. Ayrıca alan, kentin genelindeki “sağlıklı yaşam” ve “yerel üretim” rotalarına eklemlenerek daha geniş bir ekolojik ve ekonomik ağın parçası haline getirilmiştir.

Mekânsal Kurgu ve Kamusal Hayat (1/500): Alanın merkezinde konumlanan ana meydan; pazar, festival, atölye ve gündelik buluşmalara imkân tanıyan çok işlevli ve esnek bir altyapı sunar. Batı aksındaki ticari ve hareketli yapı ile üretim odaklı yavaş alanlar arasında dengeli bir ikilik kurulmuştur. Topografyadaki eğim; amfiler ve teras bahçeleriyle kamusal bir seyir alanına dönüştürülmüş, su ögeleri ise kuşaklar arası etkileşimi artıran eşik mekânlar olarak tasarlanmıştır.

Mimari ve Sosyal Altyapı (1/200): Eski stadyumun kapalı ve baskın kütlesinin aksine; açık alan sürekliliğini destekleyen, insan ölçeğinde, 1-2 katlı ve doğal malzemeli yapılar tasarlanmıştır. Geleneksel bağ evi kültürü; saçaklar, gölgelikler ve yarı açık alanlarla çağdaş bir biçimde yorumlanmıştır. Atölyeler, kadın evi, kütüphane ve çocuk bakımevi gibi birimler aracılığıyla mekân, boş zaman etkinliklerinin ötesine geçerek toplumsal yeniden üretimin sosyal altyapısı olarak işlevlendirilmiştir.

Etiketler

Bir yanıt yazın