Peru Andları’nda Bir Restoran: MIL Centro

Peru'da, arkeolojik bir alana nazır konumlanan MIL Centro isimli restoran, Lima merkezli Estudio Rafael Freyre tarafından yerel gastronomi deneyleri için bir laboratuvar ve merkez olarak tasarlandı.

MIL Centro’yu oluşturmak için Estudio Rafael Freyre, Peru Andları’nda bulunan Kutsal İnkalar Vadisi’ndeki bir yapıyı elden geçirdi.

Cuzco şehrinden 23 mil uzaklıktaki bu bölge, bir zamanlar 1400’lerde kurulan Kolomb öncesi bir kültür kabilesi olan İnka İmparatorluğu’nun kalbini oluşturdu ve İnka antik şehri olan Machu Picchu da dahil olmak üzere arkeolojik alanlara ev sahipliği yaptı.

Estudio Rafael Freyre’nin restoranı, tarihi İnka gelişimlerinden biri olan Moray Arkeolojik Kompleksi’nin yanında bulunuyor. 

Lokantalara, Peru’ya özgü yerel malzemelerden oluşan lezzetlerin servis edildiği, Perulu aşçı ve restoran sahibi Virgilio Martínez liderliğindeki gastronomik bir proje olan MIL Centro bu tarihi yer için oldukça uygun.

Yapı, And bölgesinde yetişen ve nesli tükenmekte olan bir queñua ağacının ekili olduğu merkezi avlu etrafında düzenlenmiş kare şeklinde bir plana sahip. Plan, bir restoran ve Martínez tarafından yönetilen üç araştırma projesine ev sahipliği yapan dört ayrı kanattan oluşuyor.

Estudio Rafael Freyre’nin restoran tasarımı Peru Andları’nda kullanılan geleneksel malzeme ve kültürlerden izler taşıyor. Buradaki amaç, tarihini yad eden bir yenilemeyle birlikte, alanın sürdürülebilir ve çevre dostu kalmasını sağlamak.

Binanın çatısı dokunmuş fiber çimle kaplanmış. Yeşillik, deniz seviyesinden sadece 3.680 metre yüksekte büyürken, çim uygulaması İnkaların binalar ve köprüler için kullandıkları şekilde modellenmiş.

Saçakların altındaki çatı yapısında, çimlerin bazı kısımlarının at kuyruğuna bağlı saçlara benzer şekilde dizildiği açığa çıkıyor. Yuvarlak ahşap kirişler ana yapıyı oluşturmak için çimlerin altından geçirilmiş.

Bitişik parçalar deriye benzer kayışlara sarılmış ve çivilerle sabitlenmiş.

Restoranın toprak duvarları, mimari stüdyo tarafından gerçekleştirilen “kapsamlı malzeme araştırması”nın bir sonucu olarak, çevredeki vadi boyunca toprağın renk tonuyla uyum sağlıyor.

Dışarıyı kötü hava koşullarına dayanıklı hale getirmek için ekibin yaptığı çalışmalardan biri, bir kaktüsten yararlanarak toprak ve reçine karışımı tasarlayıp suya dayanıklı bir bariyer oluşturmak olmuş.

İçeride, koridorlar farklı tonlar ortaya çıkarmak için çeşitli yerlerden elde edilen bir toprak karışımı ile kaplanmış. Stüdyo, beyaz ve grideki baskın varyasyonların, tek bir yerde bulunan tonların ve toprak türlerinin çeşitliliğini kanıtladığını ifade ediyor.

Estudio Rafael Freyre projeyi şu sözlerle açıklıyor:

Mil Centro ziyaretçileri, Andes tarihini ve ekosistemlerini, yerel toprak, lifler, mineraller, Ichu elyafla dokumacılık, taş oymacılığı ve kerpiç ve renkli killerde bitirme gibi teknikler ve malzemelerle tanıyacaklar. Malzemeler, konum, iklim ve rakım arasındaki yakın ilişkiyi göstermek önemliydi.

Mil Centro’nun girişinde yer alan ve yerel zanaatkarlar tarafından inşa edilmiş taş merdivende, basamakların her iki tarafı da, yakınlardaki Moray Arkeolojik Kompleksi’nden referans alarak, mahsul ekmek için topraklı setler halinde genişletilmiş.

Peru mimarisinde, yerel materyaller ve kaynaklar ile yerli zanaatkarların yetenekleri ön plana çıkıyor.

Bir cevap yazın