DB Mimarlık Tarafından Tasarlanan Tekfen Bomonti Apartmanları’nda Hayat Başladı

Projenin konsepti ve mimari projeleri DB Mimarlık’a, iç tasarımı Mustafa Toner’e ait.

Bomonti Apartmanları’nın mimari felsefesi, uyumlu bir değişim üzerine kurulmuş. Sokak yaşantısıyla bütünleşmiş olan az katlı binalar, semtin varolan dokusuna ve geçmişten gelen komşuluk yapısına saygılı. Projenin mimarisini Bomonti’nin yıllar içinde şekillenmiş kent hizaları, avluları, sokakları ve yaşam alanları şekillendirdi. Az katlı ve bir yapı olarak tasarlanan projede ortak bir kullanım alanı olarak avlu öne çıkıyor.

Bomonti’de sıcak bir mahalle ortamı

Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel, İstanbul’un ilk düzenli konut alanlarından biri olan Bomonti’nin, “Tekfen Bomonti Apartmanları” projesi ile yeniden canlanmasına katkılarının olmasından memnun olduklarını belirterek, semtin yeni modern yüzü olarak sıcak bir mahalle ortamı sunduklarını belirtti.

Egesel, Tekfen Emlak Geliştirme olarak, üst ve orta-üst gelir grubuna hitap eden konut, ofis, alışveriş merkezi ve karma kullanım projelerine ağırlık verdiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bugüne kadar seçkin bir müşteri kitlesine yönelik olarak uluslararası standartlarda birçok özel projeye imza attık. Bomonti Apartmanları projesi de, bu anlamda kalite ve konfordan ödün vermeden şehrin merkezine bir yaşam vaat eden özel projelerimizden biri. Bizim için önem arz eden konuların başında müşteri memnuniyeti geliyor, dolayısıyla müşteri taleplerinin yüksek oranda karşılanmasına gayret ediyoruz. Bomonti Projesi’de böyle bir proje”

Hayata geçirdikleri projelerde çevrenin korunmasına ve kullanıcılarının daha sağlıklı bir hayat sürmesine öncelik verdiklerini belirten Ömer Egesel, çevre dostu, nitelikli ve tasarımı ile fark yaratan projelerle yaşam kalitesini arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

Egesel, Bomonti Apartmanları projesinin çevre dostu yeşil bina standartlarına uygun olarak inşa edildiğine dikkat çekerek, “Bomonti Apartmanları, Türkiye’de yeni inşaat alanında konut kullanımı olarak LEED sertifikasyonuna başvuran ilk projelerin başında geliyor. Proje, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından verilen LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) yeni binalar (new constructions) kategorisinde LEED Altın sertifikasının sahibi oldu” dedi.

Projedeki tüm ıslak hacimler ve mutfaklarda seçilen yüksek verimli armatürler ile toplam su tasarrufunun yüzde 30 civarında olmasını beklediklerini ifade eden Ömer Egesel, “Peyzaj tasarımında kullanılan bitki türleri özel olarak seçildi ve yağmur suyunun toplanıp tekrar kullanılması sayesinde sulamada toplam yüzde 100 su tasarrufu sağlandı. Proje arazisine düşen yağmurun belirli oranlarda yeniden kullanılması sağlanarak eskiye göre şebekeye verilen yağmur suyu yüzde 47 oranında azaltıldı. Ayrıca tüm yağmur suyu içindeki asılı partüküllerden yüzde 100 filtrelenerek şebekeye verilecektir” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir