“Deprem yönetmeliklerinin amacı sadece can güvenliği ve can kurtarma güvencesidir”

"Deprem İzolasyon Derneği" Başkanı Turgut Ersavaş ile söyleşi...

Gökçe Aras: Öncelikle derneğinizle ilgili bilgi edinmek istiyoruz. Kuruluş sürecinizi kısaca anlatır mısınız? Üyelerinizi seçerken ne gibi özellikleri olmasına dikkat ediyorsunuz?

Turgut Ersavaş: “Deprem İzolasyon Derneği”, her türlü yapıda depremden kaynaklanan hareketler sebebiyle oluşabilecek maddi ve operasyonel kayıpların önüne geçebilmek ve bu amaçla önceden, yeni teknolojiler yoluyla, yapıların depreme karşı yalıtılması için faaliyetlerde bulunmak amacı ile, Türkiye’de deprem yalıtımı ile ilgilenen firmalar tarafından kurulmuş bir dernektir. Derneğimiz, 2006 yılının ilkbaharında kurulmuştur. Derneğimizin üyeleri arasında binalarda deprem yalıtımı (sismik izolasyon) tasarımı ile uğraşan mühendislik müşavirlik firmaları, deprem izolatörü imal eden ve satan uluslararası sismik izolatör üretici firmalarının temsilcileri, sismik izolasyon montajında deneyimli uygulama firmaları yer almaktadır. Derneğin amaç ve ilkelerini benimseyerek bu doğrultuda çalışmayı kabul eden, deprem yalıtımı ile ilgilenen, deprem izolasyonu uygulamalarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak isteyen her şirket veya gerçek kişi derneğimize müracaat ederek, yönetim kurulu kararı ile üyeliğe kabul edilebilir. Üyelik müracaatı için ek bilgiler www.did.org.tr adresinden alınabilir.

GA: Deprem izolasyon sisteminden kısaca bahsedebilir misiniz?

TE: ABD, Japonya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde 1980 yılı başından bu yana eski ve yeni binalar, köprüler ve endüstri yapılarında ‘Sismik İzolasyon’ (Deprem İzolasyonu) ve Enerji sönümleme (Energy Dissipation) diye adlandırılan, depremden korunma amacıyla yeni teknolojiler uygulanmaktadır. Yurdumuzda ise bu teknolojiler, Akademik çevrelerde başından beri izlenmekte olmasına rağmen, yapı sektöründe konuşulmaya ve merak edilmeye başlanması, 1999 depreminden sonra başlamış, yavaş da olsa uygulama alanında ilerlemektedir.

Bu teknolojilerde temel / taban izolasyonu (Base Isolation) sistemi, yapıyı tabanından veya temelinden ayırma, ya da izole etme yoluyla, yapıya etki eden deprem yer hareketini büyük ölçüde azaltmaktadır. Sünek yapılarda, enerji sönümleme ürünleri, taşıyıcı sisteme monte edilen damperler yoluyla depremlerle oluşan kinetik enerji yutarak, katlar arasındaki deplasman farklarını azaltmaktadır.

Taban izolasyonu (Base Isolation) yoluyla deprem izolasyonu sisteminde, taşıyıcı izolatörler, her kolonun dibi ile kolon temeli arasına yerleştirilir ve yerdeki deprem hareketi tarafından yapıya aktarılan enerjiyi sönümlerler. Bina, daha az kuvvetle karşılaşır ve rijit bir kutu gibi yapıya ve içindeki eşya ve cihazlara zararı önemli oranda azaltmayla sonuçlanan kontrollü bir yumuşaklıkla, üniform olarak hareket eder. Böylece, deprem izolasyonu, bir depremden sonra iş kesintisini minimumda tutarken, insan hayatını ve eşyaları korur, ekonomik kayıpları önler.

Büyük bir depremden yalnızca insanların sağ çıkması yerine, aynı zamanda, binaların, tesisler içindeki ekonomik yatırımların, hasarsız kalması, fonksiyon ve faaliyetlerin kesilmeden depremden sonra devam etmesi de söz konusu olduğunda, mevcut deprem yönetmeliklerinden daha ileride bir tasarımın gerekli olduğu açıktır. Bu noktada, en güvenli, en çağdaş ve en son teknoloji, Deprem İzolasyonu teknolojisidir. Çünkü deprem yönetmeliklerinin amacı sadece can güvenliği ve can kurtarma güvencesi sağlamaktır.

Büyük bir depremin ana ve artçı şokları sadece fiziksel şoklar olmayıp aynı zamanda ekonomik şoklar yaratırlar. Bu sebeple, deprem sonrasında oluşacak hasarlar, gözle görülen hasarların çok daha ötesine, önceden görülmeyen boyutlara uzanabilmektedir. Hasarın ve zararın gerçek boyutu, haftalar, aylar hatta yıllar geçmeden tam olarak anlaşılmayabilir. Maalesef birçok kuruluş ve şirket, bu tür ekonomik artçı şoklara karşı hazırlıksız olduğu gibi, bunlara karşı güvencede de değildir.

GA: Türkiye’deki kamu kuruluşları bu projeye destek veriyor mu? Veriyorsa bu desteğin boyutu nedir? Kamu kuruluşları ile ortak yürüttüğünüz projeler var mı? Varsa nelerdir?

TE: Dernek tüzüğümüzde yer alan dernekçe sürdürülecek çalışma konuları içinde, “kamu kurum ve kuruluşları ile ortak projeler yürütmek, ilgili konuların gelişmesi için bu kurumlarla yakın çalışmalar yapmak” da yer almaktadır. Bu bağlamdaki çalışmaların ilk adımı olarak Deprem İzolasyonu uygulanacak yapılar için bir şartnamenin hazırlanması ve ilgili Bakanlığın onayına sunulması konusunda derneğimiz ön hazırlıklara girişmiş ve Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdik başkanlığında BÜ, İTÜ ve ODTÜ öğretim üyelerinden meydana gelen bir kurul çalışmalarına başlamıştır. Çalışmalar sonuçlandığında ilgili Bakanlığın değerlendirmesine ve onayına sunulacak ve şartname onaylandıktan sonra ortaya çıkacak resmi yönetmelik sayesinde kamu ve özel sektör ihalelerinde, inşaatlarda Deprem İzolasyonunun daha yaygın olarak kullanılmasıyla, binalardaki deprem riskinin azaltılmasına büyük ölçüde katkıda bulunacaktır. Bayındırlık Bakanlığı bu konuda Derneğimize büyük destek vermekte ve bizi teşvik etmektedir. Bu şartname hazırlanıncaya kadar yapılmakta olan uygulamalar özel veya kamu kurumlarının kendi kararları ve müşavirleri yoluyla yürütülmektedir.

GA: Uluslararası kurum ve kuruluşların deprem izolasyonu projesine katkıları var mı?

TE: Deprem İzolasyon Derneğinin kuruluşu ile birlikte yoğun bir şekilde çalışma içine girdiğimiz diğer bir konu da; iki yılda bir ASSISi tarafından organize edilerek farklı ülkelerde toplanan ve 28 – 31 Mayıs, 2007 tarihinde 10.uncusu İstanbul’da toplanacak olan “Yapılarda Deprem İzolasyonu, Enerji sönümleme ve Aktif Vibrasyonların Kontrolu” (Seismic Isolaton, Energy Dissipation and Active Vibrations Control of Structures) Uluslararası Dünya Konferansı’ dır. Deprem İzolasyon Derneği merkezi İtalya’da bulunan ASSISİ ‘nin üyesidir. Bu konferansın Türkiye’deki organizasyonunu Deprem İzolasyon Derneği üstlenmiştir. Konferansın dokuzuncusu 2005 yılında Japonya Kobe’ de yapılmış, ve Kobe’deki konferansa bir bildiri sunan Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik’e, 2007’de İstanbul’da yapılacak olan Konferansın başkanlığını yapma görevi verilmiştir.

İstanbul’da The Marmara oteli salonlarında yapılacak olan ASSISi 10.uncu Dünya Konferansına tüm dünyadan, 200 civarında katılımcının katılması beklenmektedir. Özel salonlarda yapılacak bilimsel toplantı ve oturumların yanısıra, katılımcıların toplantı aralarında ve diğer zamanlarda gezebilecekleri yerli ve yabancı firmaların ürün, hizmet, malzeme ve “know-how” konularını sergileyebilecekleri standlar bulunacak, bu alanlarda, Deprem İzolasyon Sistemleri, depreme karşı güçlendirme teknikleri, deprem ölçme cihazları, depreme dayanıklı yapı teknikleri ve malzemeleri, yapı ve yol proje tasarım ve inşaatı ve bunun gibi inşaat ve hizmet sektörü ile ilgili firmalar kendilerini ve ürünlerini tanıtma olanağı bulacaklardır. Bu konuda çalışmaları halen organizasyon komitemiz büyük bir titizlikle yürütmektedir. Konferansa sunulacak bildirilerin yönetimi ise Konferansın Bilim Komitesi (Scientific Committee) tarafından yapılmaktadır.

Derneğimizin üyelerinden bir bölümünün temsilcisi olduğu, Deprem İzolasyonu konusunda izolatör üretimi ve tasarımı yapan Uluslar arası firmalar, bu teknik sergiye katılacaklar ve konferansa bilimsel bildiri sunacaklardır.

Konferans ve Teknik Sergi ile ilgili bilgiler www.did-tasi.org/seminar adresinden alınabilir. Teknik Sergi ve katılım koşulları ile ilgili Türkçe bilgiler, ayrıca www.did.org.tr adresinde de bulunmaktadır.

Dünya Bankası Türkiye’de yapılan onarım ve güçlendirme uygulamalarında bu tip yeni teknolojilerin ve deprem izolasyonu teknolojisinin kullanılmasını teşvik ediyor. Yapılan bilimsel çalışmalar ve veriler dikkate alınarak önümüzdeki 30 yıl içerisinde Marmara Bölgesi’nde meydana gelme olasılığı %62±%12 olarak hesaplanan bir depreme karşı İstanbul’u hazırlayabilmek amacıyla oluşturulan “İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık (ISMEP) Projesi”nin finansmanı için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası arasında bir Kredi Anlaşması imzalanmış olup, söz konusu Anlaşma 3 Şubat 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

31 Mart 2010 tarihinde tamamlanması beklenen Proje kapsamındaki faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve denetimi İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi bünyesinde oluşturulan İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından yürütülmektedir. Bu bağlamda İstanbul’daki kamu binalarının incelenmesi amacı ile müşavirlik ihaleleri açılmaktadır. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünün aynı yönde çalışmaları vardır. Bütün bu çalışmaların sonucunda incelenen binaların bir bölümünde deprem izolasyonu uygulamalarının kaçınılmaz olduğunun ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir.

GA: Deprem izolasyonu ne tür binalarda kullanılmalı? Türkiye’de uygulanmış örnekleri var mı? Deprem izolasyon sistemi, varolan binalara da uygulanabilir mi?

TE: Bir bina sahibi ne büyüklükte bir deprem olursa olsun, depremden hemen sonra ben evime, işyerime girip normal hayatıma, üretimime kaldığım yerden devam edeyim diyorsa işte bu noktada deprem yönetmelikleri yetersiz kalmakta ve deprem izolasyonu teknolojisi kaçınılmaz olmaktadır. Çünkü deprem yönetmeliklerinin amacı sadece can güvenliği ve can kurtarma güvencesidir.

Deprem İzolasyonu, yeni inşaatlarda veya mevcut binalarda, yığma, betonarme veya çelik taşıyıcı sistemi olmasının bir etkisi olmaksızın uygulanabilir. Büyük bir deprem esnasında ve depremden hemen sonra kullanılması gereken binalarda, içinde çok değerli cihaz ve objelerin bulunduğu binalarda, kaybedilmesi düşünülemeyecek değerli biğnalarda mutlaka kullanılması gerekir. Başka bir ifade ile başta Hastane binaları, Haberleşme bina ve tesisleri, kamu ve özel kurum ve kuruluşların üst yönetim binalarında, çok kritik ve pahalı üretim yapan endüstri tesislerinde, acil yardım, itfaiye binaları gibi fonksiyonlarının kesilmeden devam etmesi gereken bütün binalarda, kaybedilmesi halinde yerine yenisi konulamayacak tarihi mirasa ait binalar, saraylar, camiler ile müze binalarında mutlaka kullanılması gerekir. Deprem izolasyonu yeni inşaatlara olduğu kadar, varolan binalara da özel yöntemlerle uygulanabilir.

Deprem İzolasyonu uygulanacak bina veya blokların, deprem izolasyonsuz bir binaya bitişik olmaması gerekir. Bina çevresinde bir hareket boşluğu bırakılması gereklidir.

Deprem izolasyonlu yapılar ABD ve Japonya başta olmak üzere, deprem riskini ortadan kaldırmak amacıyla çok birçok ülkede uygulama alanı bulurken, ülkemizde ilk olarak Tarsus-Adana-Gaziantep otoyolunda Atatürk Viyadüğü’nde, daha sonra Bolu Viyadüğü’nde, Aliağa’da sıvı doğal gaz depolarında, kullanıldı. Son dönemde ise, Kocaeli Üniversite Hastanesinde, Tarabya Oteli güçlendirilmesinde ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Ego Genel Müdürlüğü Söğütözü Kongre ve Ticaret Merkezi ve Antalya Havalimanı ile Sağlık Bakanlığı 400 yataklı Erzurum Devlet Hastanesinde kullanılmıştır. Ayrıca henüz uygulamaya geçmemiş Türk Ekonomi Bankası Genel Müdürlüğü binasında da deprem İzolasyonu tasarımı yapılmıştır. Görüldüğü gibi Dünya üzerinde deprem riski büyük olan ülkelerde 27 – 28 yıl içinde birkaç bin adet yapıda uygulanmış olan deprem izolasyonlu yapı sayısı, hemen her noktası deprem riski altında olan yurdumuzda ise iki elin parmaklarının sayısından bile azdır

GA: Deprem izolasyon sistemi sadece belirli zeminlerde mi uygulanabilir yoksa her tür zeminde uygulanabilir mi?

TE: Deprem İzolasyon Sistemleri, bilinen mühendislik hesap ve yönetmeliklerine uyan, bulunduğu zeminin özelliklerine göre tasarlanmış temeller üzerindeki her binaya uygulanabilir. Sağlam bir temel tasarımı yapılabilen her zeminde uygulanabilir.

GA: Deprem izolasyon sistemi mimarların tasarımlarına kısıtlamalar getiriyor mu?

TE: Deprem İzolasyon Sistemi uygulanacak binalarda, Deprem Yönetmeliği kuralları yerine, Sismik izolasyon yönetmelikleri kuralları uygulanır. Sismik izolasyon uygulanan binalarda bina büyük depremlerde yumuşak bir hareket ile rijit bir kutu gibi hareket ettiğinden, kat planlarında büyük boşluklar, galeriler tasarlamak, bina iç ve dış mimarisinde depreme dayanıksız kırılgan malzemeler kullanmak çok kolaylaşır.

Deprem izolasyonu uygulanan binalarda, katlardaki kolon, kiriş boyutları küçülür, betonarme perde gereği çok önemli derecede azalır, tesisatlardaki depreme karşı alınan rijit destek ve takviyelere, sabit bağlamalara gerek kalmaz.

GA: İnsanları deprem izolasyonu ile ilgili bilgilendirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Sizce ülkemizdeki mimarlar ve mühendisler deprem ve deprem izolasyonu konusunda yeterince bilgiye sahipler mi?

TE: Şu andaki çalışmalarımızın büyük bölümü 10. Dünya Konferansı çalışmalarına ayrılmış durumda. Buna rağmen bazı teknik dergi vb. yayınlarla sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar üyelerimiz bireysel olarak fuarlara katıldılar. Bundan sonra, toplumu bilgilendirmek yönündeki çalışmalarımızı daha da yoğunlaştırmayı düşünüyoruz.

Ülkemizdeki Mimarların, binalarda Deprem İzolasyonunun sadece Mühendislik disiplinini ilgilendiren bir olgu olduğuna inandıklarını görüyorum. Halbuki Deprem izolasyonu kararının, bir binanın veya bina gruplarının ön tasarımında, avan proje aşamasında mimar tarafından verilmesi, sistemin ekonomisi ve teknik sonuçları açısından maksimum yararı sağlamasını olanaklı kılar. Başka bir ifade ile İnşaat Mühendisi deprem İzolasyon sistemini kendi hesaplarına dahil ederken; ondan daha önce işin başında Mimarın, bu konsepti, avan projesinde öngörerek mimari verileri projeye dahil etmelidir. Çünkü bilindiği gibi projenin ve tasarımın asıl sahibi mimardır.

GA: Türkiye’deki deprem yönetmeliği ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce yeterli mi? Deprem İzolasyon Derneği’nin varolan deprem yönetmeliğine katkısı olacak mı?

TE: Deprem Yönetmelikleri, büyük depremlerin sonrasında ortaya çıkan sonuçlara göre, yeni veriler göz önüne alınarak bazı düzeltme veya eklemelerle sürekli geliştirilir. Bu süreç devam eder. Bu bakımdan Türkiye’deki Deprem Yönetmeliğinin yeterli olup olmamasından çok, varolan deprem yönetmeliğinin, yapıların tasarımında ve uygulamalarda eksiksiz ve doğru uygulanması önemlidir. Türkiye’deki en büyük sorun, yapı stokunun büyük bölümünü meydana getiren binalardaki kuralsız ve denetimsiz uygulamalardadır.

Deprem izolasyon yönetmeliği deprem yönetmeliğinin bir parçası olmakla beraber ondan ayrı birtakım kriterler ve özellikler taşır. Bu sebeple deprem yönetmeliğinin 5.2.4 ve 5.2.5 maddelerinde belirtildiği gibi, deprem İzolasyonu uygulanacak binalar için deprem Yönetmeliği hükümleri uygulanmaz. Bu tür binalar için uygulanacak esaslar, deprem izolasyon yönetmeliği yapılıncaya kadar, çağdaş uluslar arası standartlar gözönünde tutularak saptanmaktadır.

Güncel projelerinde deprem izolasyonu uygulamayı düşünen mimarların sorularını cevaplamak ve detay sorunlarını çözmede derneğimiz mimarlara gönüllü hizmet vermektedir.

Etiketler

Bir cevap yazın