İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri Sezen Eren ve Ayşe Nur Yamalı'nın Dr. Yağmur Burcu Güneş yürütücülüğünde tasarladığı "Yaşayan Fakülte: Öğrenmenin Mekansal Deneyimi" isimli bitirme projesi.
Mimarlık eğitimi yalnızca dersliklerde gerçekleşen bir öğrenme süreci değil; üretim, araştırma, deneyim ve etkileşim yoluyla şekillenen çok katmanlı bir pratiktir. Bu anlayıştan hareketle tasarlanan Yaşayan Fakülte, öğrenmeyi mekânın ayrılmaz bir parçası olarak ele alan ve kullanıcıyı aktif bir deneyimin öznesine dönüştüren bir eğitim yapısı önerisidir.
Proje, mimarlık eğitimini ışık, malzeme, hareket ve sürdürülebilirlik kavramları üzerinden yeniden yorumlamaktadır. Yapı, kullanıcıların yalnızca eğitim aldığı bir mekân değil; keşfettiği, ürettiği, karşılaştığı ve deneyimleyerek öğrendiği yaşayan bir öğrenme ortamı olarak kurgulanmıştır.
Eğimli topoğrafyanın sunduğu potansiyeller tasarımın temel belirleyicilerinden biridir. Arazi ile bütünleşen yapı, farklı kotlar arasında süreklilik sağlayan peyzaj merdiveni etrafında şekillenmektedir. Yapının omurgasını oluşturan bu dolaşım hattı, kullanıcıları farklı mekânsal deneyimlere yönlendirirken açık, yarı açık ve kapalı mekânlar arasında kesintisiz ilişkiler kurmaktadır.
Kütlede gerçekleştirilen boşaltma ve geri çekilme hareketleriyle teraslar, avlular ve ortak kullanım alanları oluşturulmuştur. Stüdyo Avlusu, Jüri Avlusu, Derslik Avlusu ve Üretim Avlusu; farklı öğrenme biçimlerini destekleyen sosyal odaklar olarak tasarlanmıştır. Bu mekânlar, kullanıcılar arasındaki karşılaşmaları teşvik ederek öğrenmeyi stüdyo ve dersliklerin ötesine taşımakta, yapının tümüne yayılan bir deneyime dönüştürmektedir.
Yapının programı; stüdyolar, derslikler, atölyeler, laboratuvarlar, sergi alanları, akademik ofisler ve sosyal mekânlardan oluşmaktadır. Bu birimler arasındaki görsel ve fiziksel süreklilik, üretim süreçlerini görünür kılarak bilgi paylaşımını destekleyen dinamik bir eğitim ortamı oluşturmaktadır. Üretim ve sergileme alanları arasındaki ilişki, mimarlık eğitiminin araştırma, üretim ve paylaşım süreçlerini mekânsal olarak görünür hale getirmektedir.
Deneyimleyerek öğrenme yaklaşımı; ışık, malzeme ve hareketin mekânsal kurgudaki rolü üzerinden güçlendirilmektedir. İç avlular, ışıklıklar ve teraslar gün ışığını yapının derinliklerine taşırken, doğal havalandırmayı destekleyen boşluklar ve görsel geçirgenlik sağlayan mekânsal ilişkiler kullanıcıların yapıyı farklı biçimlerde deneyimlemesine olanak tanımaktadır. Dolaşım alanları yalnızca geçiş mekânları olarak değil; çalışma, üretim, karşılaşma ve sosyalleşme alanları olarak ele alınmıştır.
Sürdürülebilirlik projede teknik bir gereklilikten öte, eğitimin bir parçası olarak değerlendirilmiştir. Doğal aydınlatma ve havalandırma stratejileri, yeşil teraslar, dikey yeşil yüzeyler, güneş panelleri ve pasif iklimlendirme kararları çevresel performansı desteklerken, kullanıcıların sürdürülebilir tasarım ilkelerini gündelik yaşam içerisinde deneyimleyebileceği bir öğrenme ortamı oluşturmaktadır.
Yaşayan Fakülte; topoğrafya, avlular ve dolaşım sistemleri aracılığıyla öğrenmeyi görünür kılan, üretim, deneyim ve sürdürülebilirliği bütüncül bir mekânsal kurgu içerisinde bir araya getiren çağdaş bir mimarlık eğitimi yapısı önerisidir.