Under Architects tarafından tasarlanan Tapkan Evi, Muğla'da yer alıyor.
Proje, Bodrum Yalıkavak’ta yaklaşık bir dönüm büyüklüğünde, ince ve uzun geometrisiyle belirginleşen kent içi bir parselde konumlanmaktadır. Kısa kenarından erişim alan parselin geometrisi, yerleşimin temel belirleyicilerinden biri olmuş; yapıların arazi üzerindeki organizasyonu parselin uzun doğrultusunu takip eden lineer bir kurgu ile geliştirilmiştir. Bu yerleşim içerisinde, birbiriyle ilişkili ancak gündelik kullanımları ve mahremiyetleri açısından bağımsızlaşan iki konut birimi tasarlanmıştır.
Yapıların parsel içindeki konumu; erişim, mahremiyet, bahçe kullanımı ve manzara ilişkisi gözetilerek belirlenmiştir. Projenin temel tasarım yaklaşımı, bölgeye ait kapalı ve dolu kütle anlayışına alternatif olarak, iç ve dış mekân arasındaki sınırların yeniden yorumlanması üzerine kuruludur. Yapılar tekil ve bütüncül kütleler olarak ele alınmak yerine; bahçe içerisinde birbirinden bağımsızlaşan duvarlar, döşemeler ve bunların arasında tariflenen yaşam alanlarından oluşan geçirgen bir sistem olarak düşünülmüştür. Bu yaklaşım, dar bir kent parselinde yapının fiziksel sınırlarının yarattığı hissi azaltmayı; yaşam alanlarını kapalı hacimler olmaktan çıkararak bahçe içerisinde var olan duvarlar arasına ilişmiş, korunaklı mekânlar olarak algılatmayı amaçlamaktadır.
Duvar elemanları yalnızca ayırıcı yüzeyler değil; bahçe ile ilişkiyi kuran, mekânı yönlendiren ve mahremiyet derecelerini tanımlayan mekânsal bileşenler olarak ele alınır. Kat döşemeleri de aynı hafifliği hissettirmek üzere bu duvarlara ilişen ve geniş saçaklarla duvarlar arasında yüzecek şekilde tasarlanmıştır. Zemin katta oluşan yarı açık ve açık ara mekânlar, ve iç avlular, kontrollü bir geçirgenlik sağlamaktadır. Yapının strüktürel tasarımı da mimari ana fikri destekleyecek şekilde sadece betonarme perde duvar taşıyıcılar ve mantar döşeme plaklarıyla kurgulanmış, çelik konstrüksiyon ile desteklenmiştir.
Peyzaj tasarımı, yapı ile açık alan arasındaki süreklilik fikrinin devamı olarak ele alınmıştır. İç mekândan bahçeye ve havuz çevresine kadar uzanan döşeme yüzeylerinde tek bir malzeme dilinin sürdürülmesi tercih edilmiştir. Malzemenin farklı mekânsal eşiklerde devam etmesi, iç ve dış arasındaki görsel sınırları azaltırken yaşam alanlarının bahçeye doğru genişlediği algısını kuvvetlendirmektedir. Bitkilendirme kararlarında ise Bodrum’un iklimsel koşulları ve coğrafyanın doğal karakteri belirleyici olmuştur. Düşük su tüketimine dayalı peyzaj prensipleri doğrultusunda, iklimle uyumlu ve bakım ihtiyacı düşük bitki türleri tercih edilmiştir.
