Satınalma (Eremya Çelebi Kömürciyan Mezarı), İstanbul’un Mezarları Tasarım Yarışması

Satınalma (Eremya Çelebi Kömürciyan Mezarı), İstanbul’un Mezarları Tasarım Yarışması

AÇIKLAMA RAPORU

Tasarımın çıkış noktası, mezarlık için verilen alanın aslında Kömürciyan’ın yattığı yer olmaması, yani gerçek mezarının yerinin bilinmezliği, bu noktada klasik bir mezar tasarımı yerine bir anma noktası, “memorial“ kurgusu olarak üzerinden yorumlanmıştır.

“Polyidiomatic” olarak adlandırılabilecek, pek çok dilde yazan, eser veren bir 17. Yüzyıl aydınını anmak, Balıklı Ermeni Mezarlığı gibi aktif ve ziyaretçisi bol bir mezarlıkta ilgi toplayarak, bu aydının kim olduğu hakkında bilgi verilebilecek katılımcı bir anma mekanı tasarımı halinde ifade edilmiştir. Bu elbette ki Kömürciyan‘ın İstanbul için verdiği eserleri düşünmeden sorgulanamaz bir gerçek. Bugünler de çok konuşulan, özlemle üzerinde durulan çok kültürlü, çok dilli, kozmopolit İstanbul’un gerçek temsilcilerinden biri olan Kömürciyan eser verdiği  bu dillerle de ifade edilmeli ve o dönemi yeniden canlandırmalıydı. Bu noktada tasarım vurgusunu Kömürciyandan;

Su yolları ve İstanbul Kapıları hakkında yaptığı araştırmalar ve bugüne kadar bize ışık tutan kitapları anısına, sürekli bahsettiği 26 İstanbul Kapısını, konuştuğu dillerin her biri ile ifade edecek şekilde düşey plakalar ile hatırlatarak yakalar.

Her plaka bir İstanbul Kapısını temsil ederken, plakaların yan yüzeylerinde yazan Osmanlıca, Yunanca, Ermenice, İbranice, Latince, Türkçe dışında cepheden algılanan yüzeylerini de evrensel grafik alfabeler ile tanımlar. Mors ve Kör / Braille alfabelerini plakalara delinerek, ışık geçirmelerinin sağlanması, bir anlamda bu kapıları ışık ve birbirleriyle ilişkisini güçlendirir. Günün farklı saatlerinde farklı ışıkların plakalara düşmesiyle bu yüzeyler ziyaretçilere farklı optik illüzyonlar ve görsellikler sunmaktadır.

Aynı Kömürciyan’ın eserlerindeki; Kömürciyan’ın gözlerindeki İstanbul gibi.

Etiketler

Bir cevap yazın