Oğuzhan Oral Architecture tarafından tasarlanan SAN Holding Office, İzmir'de yer alıyor.
SAN Holding için tasarlanan 180 m²’lik ofis, kurum kimliğini yalın bir plan kurgusu, kontrollü malzeme kullanımı ve mekânsal incelik üzerinden aktaran bir çalışma ortamı olarak ele alındı. Tasarım, mahremiyetin kademeli olarak arttığı bir mekânsal kurgu etrafında şekillenir. Karşılama ve bekleme alanı en kamusal bölümü oluşturur. Koridorun iki tarafına yerleştirilen toplantı odaları bu hattı takip eder. Plan daha sonra gün boyunca doğal ışıktan maksimum yararlanmayı sağlayacak şekilde cephe boyunca konumlanan açık ofis alanına açılır. Kurgunun devamında cepheye yakın konumlandırılmış misafir toplantı odası yer alır ve bir dizi yönetici birimleriyle sonlanır.
Karşılama alanının temel yüzeyleri, SAN Holding’in markalarından biri olan Seramiksan’ın büyük ebat porselen karolarıyla tanımlandı. Bu karolar, hem karşılama alanının ana yüzeylerini hem de genel döşemeyi oluşturarak mekânın giriş bölümünü dingin ve açık bir başlangıç noktası haline getirir. Mevcut ıslak hacimler yerlerinde korunmuş, diğer tüm alanlar işlevlerin verimli dağılımını sağlamak ve net bir dolaşım kurgusu geliştirmek için yeniden düzenlenmiştir. Eğrisel duvarlar, mekânın kullanışlılığını artırmak ve ofise kesintisiz, akıcı bir karakter kazandırmak amacıyla kullanılmıştır. Ana dolaşım aksı, perspektifi derinleştiren geri çekilmiş tavan detayıyla vurgulanır. Duvarların zemin birleşiminde kullanılan koyu tonlu 20 cm’lik seramik bant ise mekân içinde hareket ve yön hissine ince bir rehberlik sağlar.
Karşılama alanının ardından gelen iki toplantı odası, koridorun karşılıklı iki yanında konumlanarak kamusal alandan yarı özel alana geçişi belirtir. Koridorun tanımlı geometrisi burada da sürerken, tavan detayı yön hissini güçlendirir. Toplantı odalarının iç mekânlarında tercih edilen açık tonlu yüzeyler, dış cephedeki koyu kaplamalarla bilinçli bir kontrast kurarak mekânsal ayrışmayı belirginleştirir. İç kapılar standart açıklıklarda tasarlanmış, ancak çerçeveleri tavana kadar devam ettirilerek projenin dikey sürekliliği korunmuştur. İnce ve uzun pencerelerin yerleşimi, görsel hizalar dikkate alınarak kurgulanmış ve oturma kotunda dış çevreyle doğrudan göz teması oluşmadan iç mekânda kontrollü bir görsel ilişki kurulması hedeflenmiştir.
Plan daha sonra ana çalışma alanına açılır. Açık ofis, yoğun gün ışığından yararlanmak için cephe boyunca konumlanmıştır. Hafif geçirgen screen perdeler, dışarıdaki görüşü engellemeden ışığı filtreler. Uzun ve dar tasarlanan özel pencere açıklıkları ise doğal ışığın ofisin daha derin noktalarına ulaşmasını sağlar.
Malzeme seçimi, projenin karakterini belirleyen temel unsurlardan biridir. Koyu doğal ahşap kaplamalardan oluşan kontrollü bir palet, kullanıcının yalın ve rafine bir atmosfer talebine yanıt verir. Sanat eserleri, heykelsi objeler ve seçilmiş mobilyalar ise bu bütün içinde yer verilen sınırlı renk vurgularını oluşturur.
Açık ofisin sonunda, misafirler için tasarlanan daha özel bir bekleme ve toplantı alanı cepheye yakın konumlandırılmıştır. Bu yerleşim, ziyaretçilerin gün ışığını deneyimlemesini sağlarken, idari birimlere geçişten önce net olarak tanımlanmış bir bölgede kalmalarını mümkün kılar. Eğrisel duvar kurgusu burada tavan detayları, aydınlatma elemanlarının formu ve halının geometrisiyle tekrar edilerek mekânsal süreklilik güçlendirilir.
Mekansal sekans, yönetici ofisleriyle tamamlanır. Bu alanlarda daha hafif duvar tonları kullanılarak mekânın hacimsel algısı ve berraklığı artırılmıştır. Toplantı odasında bulunan iç kapı paneli ince yivlerle tanımlanan formika yüzeyi ile ortak alanlardaki ahşap kaplama ritmine karşılık gelen dikey bir dil oluşturarak bütünlüğü devam ettirir. Bu ardışık kurgu sayesinde ofis, hem günlük çalışma düzenini hem de ziyaretçi dolaşımını destekleyen net bir mekânsal hiyerarşi sunar.
SAN Holding ofisinin iç mekânı, mekânsal hiyerarşisi, doğal ışığa verdiği önem, malzeme kullanımındaki hassasiyet ve özenle kurgulanmış detaylarıyla kurum kimliğini yansıtan sakin ve bütünlüklü bir çalışma ortamıdır.
