Republica

Marc Koehler Associates tarafından tasarlanan Republica; kiralık ve satılık konutları, ortak çalışma alanları ve esnek ofisler, sosyal ve rekreasyon alanları, yeme-içme mekânları, kısa ve uzun süreli konaklama birimleri ile e-mobilite altyapısını, yaya odaklı ve geçirgen bir “süper blok” içinde benzersiz bir şekilde bir araya getiriyor.

Proje, 3.0 emsal (FSI) yoğunluğuna sahip; yüksek konut kalitesi ve nitelikli kamusal alanlarıyla dikkat çeken, fonksiyonel olarak karma ve birbirine bağlı bir “kentsel köy” modeli sunuyor.

Republica; kiralık ve satılık konutları, ortak çalışma alanları ve esnek ofisler, sosyal ve rekreasyon alanları, yeme-içme mekânları, kısa ve uzun süreli konaklama birimleri ile e-mobilite altyapısını, yaya odaklı ve geçirgen bir “süper blok” içinde benzersiz bir şekilde bir araya getiriyor. Yüksek yapılar, kamusal meydanlar, dar sokaklar, merdivenler ve teraslarla dengeleniyor. Yağmur suyu tutma kapasiteli bitki kasalarıyla entegre edilmiş oturma alanları, kamusal mekanın gündelik kullanımını destekleyerek; işlevsel olarak hibrit, mekansal olarak yoğun, ancak aynı zamanda ferah, aydınlık ve insan ölçeğini önceleyen bir kamusal alan kurgusu yaratıyor.

Loft Mimarisi

Geniş açıklıklar, yüksek tavanlar, büyük pencereler ve dayanıklı malzemelerle şekillenen loft mimarisi; Amsterdam limanlarının endüstriyel diline referans verirken, doğal taş döşemeli meydan ve anıtsal merdivenler projeye neredeyse Güney Avrupa’yı anımsatan neşeli bir karakter kazandırıyor. Restoran binası, anıtsal tuğla cephesiyle yapı hizasından hafifçe geri çekiliyor; güney cepheli bu boşluk, geniş oturma basamaklarıyla donatılarak Buiksloterham’ın “İspanyol Merdivenleri”ne dönüşüyor.

Tüm bu kentsel kurgu, elektrikli paylaşımlı araçlar için şarj noktaları ve geniş bir bisiklet parkı içeren yarı gömülü bir otoparkın üzerine yükseltilmiş durumda. Ayrıca gri suyun yeniden kullanımı, mikro şebeke sistemi, bağımsız bir elektrik kooperatifi, hava ve atık sudan ısı geri kazanımı ile atık ayrıştırma gibi sürdürülebilir ve döngüsel malzeme ve sistemler üzerine deneysel uygulamalar yürütülmüş.

Açık Yapı ve Döngüsel Ekonomi

Uyarlanabilir çekirdek ve kabuk sistemine sahip, yeşil renkli beton kuleden oluşan Superloft yapısı; kullanıcıların iç mekânlarını radikal biçimde özelleştirmelerine olanak tanıyor. Bu yapı, sökülebilir doğal taşla döşenmiş merkezi “köy meydanı”nı tanımlıyor. Beyaz konut bloğu, kısmen geri dönüştürülmüş, zamansız profilli betonla inşa edilmiş. Apart-otel yapısı, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen ahşap bir cepheye sahip. Depo-ofis binası ise geri dönüştürülebilir ve dayanıklı Korten çelikten üretilmiş; ekstra kat yüksekliği sayesinde üretim işlevlerine de uyum sağlayabiliyor. Kafe ve ortak çalışma alanının tuğla cephesi, geri dönüştürülmüş tuğlaların farklı yüzey dokuları ve dizilimleriyle yeniden yorumlanmasıyla oluşturulmuş.

Projedeki her yapı; kendi hikâyesine, strüktürüne, işlevine, formuna ve sürdürülebilir cephe karakterine sahip. Bu sayede her biri, diğerlerinden bağımsız olarak işlev, plan ve ifade açısından dönüştürülebiliyor.

Zamanla “büyüyebilen” bu yapılar, daha uzun ömürlü olmayı hedefliyor ve gelecekte yıkım ile inşaat atıklarının önemli ölçüde azalmasını öngörüyor. Taşıyıcı sistem ile iç mekân donatılarının ayrılması, geniş açıklıklar, yüksek tavanlar, büyük pencereler ve sökülebilir yapı sistemleri sayesinde yapıların büyük bölümü esnek biçimde bölünebiliyor. Mimarlık ofisinin “Açık Yapılar ve Açık Sistemler” olarak tanımladığı bu yaklaşım, kökenini 1960’larda John Habraken tarafından ortaya konan “Açık Bina (Open Building)” hareketinden alıyor.

Enerji Kooperatifi

Republica, döngüsel Buiksloterham kapsamında, Amsterdam Belediyesi tarafından seçilen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen sürdürülebilir yapı ve yaşam odaklı bir test laboratuvarı niteliğinde. Proje, enerji-pozitif bir parsel olarak tasarlanmış; yani güneş panelleri ve jeotermal kuyular, ihtiyaç duyulandan daha fazla enerji üretiyor. Mikro şebeke ağı, mahalle bataryası ve jeotermal sistem aracılığıyla, kullanıcılar arasında enerji üretimi, depolama ve paylaşımı sağlayan yenilikçi bir enerji kooperatifi kurulmuş durumda.

Canlı Zemin Kat (Vibrant Plinth)

Tüm teknik hacimler, otopark alanları, bisiklet parkları, tesisatlar, depolama birimleri, atık ayrıştırma alanları ve otel lojistiği, gün ışığı alan yarı yer altı otoparkında çözülerek üst kotlardaki cepheler tamamen kamusal yaşama açılmış. Bu yaklaşım; sokak boyunca açıklığı, canlılığı, sosyal güvenliği ve yaşanabilirliği artırıyor.

Superlofts: Değişen İhtiyaçlara Göre Esnek Konut Alanları

Etiketler

Bir yanıt yazın