Mansiyon, Archiol-Aquatic Horizons-Designing the Floating Museum Competition

Mansiyon, Archiol-Aquatic Horizons-Designing the Floating Museum Competition

Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü mimari tasarım stüdyolarından AtölyeDüşleDüşün/A3 öğrencisi Doğa Özgen, Archiol tarafından düzenlenen “Aquatic Horizons - Designing the Floating Museum” yarışmasında Honourable Mention ödülü kazandı. Atölye DüşleDüşün’ün “Seç&Yarış-11” teması kapsamında yapılan projede Prof. Dr. Pınar Dinç Kalaycı (koordinatör), Doç. Dr. Can Güngör, Öğr. Gör. Dr. Göksu Günay Öğüt, Öğr. Gör. Tarık Mermer ve Arş. Gör. Meltem Köse ile birlikte çalışıldı.

Proje Raporu:

the VITALIS sphere — A Biological Shield Against Ecological Collapse

the VITALIS sphere, İstanbul Galataport kıyısında, Marmara Denizi’nde giderek görünür hale gelen müsilaj krizine karşı mimarlığın nasıl kamusal bir farkındalık ve ekolojik iyileşme aracına dönüşebileceğini araştıran deneysel bir yüzen müze önerisidir. Proje, yalnızca bir sergileme mekanı tasarlamayı değil, insanı doğrudan ekolojik çöküşün fiziksel gerçekliğiyle karşı karşıya getiren yeni bir deneyim altyapısı oluşturmayı amaçlar. Kıyı hattına yerleşen yapı, deniz ile kent arasında yeni bir eşik kurarak Galataport’un yoğun kamusal dolaşımını çevresel farkındalık ile ilişkilendirir.

Projenin formu, ekosistemin kırılganlığını ve bütünlüğünü temsil eden jeodezik bir küre olarak kurgulanmıştır. Su yüzeyinde yarı batık şekilde konumlanan bu yapı, yalnızca simgesel bir nesne değil; aynı zamanda biyolojik rehabilitasyon süreçlerine dahil olan aktif bir ekolojik organizma olarak çalışır. Kürenin su altındaki yüzeyi, midye kolonilerinin tutunabileceği biyolojik bir habitat üretirken, yapı deniz suyunun doğal filtrasyonuna katkı sağlayan yaşayan bir arayüze dönüşür. Böylece mimarlık, pasif bir kabuk olmaktan çıkarak deniz ekosistemine entegre olan canlı bir sistem haline gelir.

Müze programı, müsilaj simülasyon alanları, deniz canlıları gözlem mekanları, araştırma laboratuvarları, dijital sergi alanları, kamusal etkinlik alanları ve panoramik dolaşım rotalarından oluşur. Ziyaretçi, yapı içerisinde temiz sudan bulanık ve oksijensiz su senaryolarına uzanan mekansal bir deneyim rotasında ilerler. Bu kurgu, müsilajın oluşum sürecini yalnızca bilgi üzerinden değil, ışık, yoğunluk, atmosfer ve mekansal his üzerinden deneyimlenebilir hale getirir. Yapının merkezindeki simülasyon tüpleri ve dijital veri yüzeyleri, görünmez mikrobiyolojik süreçleri görünür kılan bir çevresel gözlem altyapısı olarak çalışır.

Strüktürel olarak proje, hafif jeodezik dış iskelet sistemi ile kendi kendini taşıyan bir kabuk organizasyonu geliştirir. Yüzer sistem, minimum deniz tabanı müdahalesiyle çalışarak mevcut akıntı düzenini korumayı hedefler. Enerji üretimi, güneş panelleri ve pasif çevresel stratejilerle desteklenirken, yapı formu gün ışığı, panoramik görüş ve doğal havalandırma kriterlerine göre optimize edilmiştir.

the VITALIS sphere, iklim krizi ve ekolojik yıkım karşısında mimarlığın yalnızca koruyucu bir kabuk değil, toplumsal bilinç, bilimsel gözlem ve biyolojik iyileşme arasında aracılık kuran aktif bir kamusal platform olabileceğini önerir. Proje, Galataport kıyısında insanı deniz ekosisteminin dönüşümüyle doğrudan karşı karşıya getirerek, çevresel farkındalığı mekansal deneyim üzerinden yeniden üretmeyi amaçlar.

Etiketler

Bir yanıt yazın