Katılımcı, NOT A HOTEL Design Competition 2026

Katılımcı, NOT A HOTEL Design Competition 2026

Beril Çetin ve Nilayda Kocaman'ın "NOT A HOTEL Design Competition 2026" için tasarladığı proje önerisi.

Proje Raporu:

Bu proje, Karadeniz ve Japonya gibi, coğrafi olarak uzak ancak iklimsel ve mekânsal olarak benzer iki bölge arasındaki örtük ilişkiyi, mimari bir araştırma konusu olarak ele alır. Yoğun yağış, yüksek nem, eğimli arazi ve güçlü doğa varlığı; her iki coğrafyada da ahşap ağırlıklı, geçirgen, yarı açık ve iklimle birlikte çalışan mekân tipolojilerinin gelişmesine neden olmuştur. Proje, geleneksel Karadeniz evleri ile Japon mimarisini biçimsel benzetmeler üzerinden değil, bu ortak iklimsel hafıza üzerinden çağdaş bir mekânsal kurguya dönüştürür.

Tasarım, Not A Hotel kavramını klasik konaklama anlayışının ötesine taşıyarak; otel, ev ve kamusal yaşam arasındaki sınırları bilinçli biçimde belirsizleştiren akışkan bir ortak yaşam sistemi önerir. Mekânlar duvarlarla ayrılmak yerine; kot farkları, yarı geçirgen yüzeyler, cam tuğla filtreler ve ışık değişimleriyle birbirine bağlanır. Yapı, dolaşılan değil; kalınan, vakit geçirilen ve deneyimlenen bir organizmaya dönüşür.

Projenin iç mekân kurgusu aynı zamanda kavramsal bir metafor taşır. Yapı içindeki yarı açılır–kapanır mekânsal formlar, iç avlular ve geçirgen bölücüler; kuş bakışı ölçekte Karadeniz ile proje arazisi arasındaki uçak rotasının izdüşümü olarak tasarlanmıştır. Bu rota, iç mekânda doğrusal olmayan geçişler ve kesintisiz süreklilikler olarak yeniden yorumlanır; mekân, iki coğrafya arasındaki zihinsel yolculuğun fiziksel temsiline dönüşür.

Bu yaklaşım, projede “Paralel Mimarlık” kavramı ile tanımlanır. Paralel Mimarlık; farklı kültürlerde, benzer doğa koşulları altında gelişmiş mimari çözümlerin üst üste bindirilmeden, yan yana ve akış içinde bir araya gelmesini ifade eder. Amaç, bir mimari dili diğerine dönüştürmek değil; iki kültürün aynı doğaya verdiği paralel tepkileri çağdaş bir mekânsal deneyimde buluşturmaktır.

Sonuç olarak proje; mimariyi bir nesne değil, ışık, su, doğa ve insan davranışıyla birlikte çalışan bir sistem olarak ele alır. Yapı, belirli bir yere ait olmaktan çok, farklı coğrafyalara aynı anda ait olabilen; yerel ile evrensel arasında paralel bir mekânsal kimlik üretir.

Etiketler

Bir yanıt yazın