Katılımcı (MEES Mimarlık), Merzifon Belediyesi İş ve Yaşam Merkezi Mimari Proje Yarışması

Proje Raporu

TASARIM ANLAYIŞI

1. Yerin Anlamı

1.1. Merzifon Kent Makroformu

Merzifon, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Amasya’nın en büyük ilçesidir. Merzifon, bulunduğu konumdan dolayı çok eski tarihlerden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur. 7500 yıllık bilinen tarihi ile farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

Amasya kentinin kuzeyinde Samsun, batısında Çorum, doğusunda Tokat ve güneyinde Yozgat illeri bulunmaktadır. Amasya kenti engebeli bir yapıya sahip olmakla birlikte içinde birçok verimli ova barındırmaktadır.

Merzifon ilçesi ise Amasya kent merkezinin kuzeybatısında konumlanmakta ve yerleşim, doğu aksında Paşaderesi ile sınır oluşturmaktadır. Tersakan çayının kolları üzerinde Merzifon ovası yer almaktadır. Bu anlamda Merzifon, düzlüğe kurulu bir yerleşime sahiptir. Yerleşim, Amasya kent merkezinden uzakta, kendi içinde gelişim göstermektedir.

Tarihsel verilerde, önemli yerleşimleri ve limanları birbirine bağlayan bir yol üzerinde oluşunun yanı sıra, topraklarının verimli oluşu da Merzifon’u ve çevresini yerleşim açısında cazip kılmaktadır.

Merzifon’un geçmişi / barındırdığı tarihi miras, kent kimliğini belirleyen en önemli faktördür. Tarihi yapıları, kültür birikimi ve günümüze kadar ulaşan sanat unsurları ile her dönemden eserler barındırmaktadır.

1.2. Tasarım Alanı

T.C. Merzifon Belediyesi İş ve Yaşam Merkezi’nin yapılacağı tasarım alanı, Amasya ilinin ilçesi olan Merzifon’un, Harmanlar mahallesi sınırlarında yer almaktadır. Tasarım alanı, yerleşim merkezinde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nın güneyinde, kentsel sit alanı içerisinde bulunan tarihi Tuz Pazarı Hamamı’nın kuzeydoğusunda yer almaktadır. Yakın çevresinde yer alan kentsel sit alanı, tarihi yapılar bakımından oldukça zengindir. Alan ticaret alanları ve konut dokusu ile çevrelenmiştir.

Tasarım alanı, tarihi kent dokusuna çok yakın bir konumda yer almaktadır. Bu anlamda tarihi kent dokusu ile kamusal bağlantı anlamında önemli bir konuma sahiptir. Aynı zamanda tarihi dokudan gelen ana yaya arteri olan Hal sokak ve imar planına göre yayalaştırılması öngörülen Muammer Aksoy Sokak arasında konumlanmaktadır. Bu anlamda, yoğun kullanılan alışveriş, buluşma ve dağılma işlevlerinin yer aldığı bölgede bulunması itibariyle de tasarım alanı, oldukça yüksek bir kamusallık potansiyeline sahiptir.

2. Mevcut Alanın Sorunları ve Çözüm Arayışları

Tasarım yapılacak alanın yakın çevresi incelendiğinde, yapılı çevre içinde yoğun konut ve yoğun ticaretin olduğu merkezi bir bölgede olduğu saptanmıştır. Ayrıca tarihi dokuya çok yakın bir konumda yer almaktadır. Ancak bu yakınlık, kentsel tasarım potansiyelleri doğurduğu kadar aslında çok dikkat edilmesi gereken bir durumda arz etmektedir. Çünkü yapılacak yanlış müdahaleler, yerleşimi olumsuz etkileyerek kentin kimliğinin farklı yönlere kaymasına dahi sebep olabilir. Bu anlamda kentsel müdahalelerin yerinde, aşırıya kaçmadan ve kentin kimliğine uygun olarak yapılması gerekmektedir.

Tasarım alanına komşu olan ve tarihi alanla bağlantı sağlayan Hal sokak, ana yaya arteri olarak görev yapmaktadır. Ancak mevcut durumunda, bu yaya arterini besleyen doneler olmadığı için bir istikamet üzerinden salt geçilip gidilen bir sokaktan başka bir amaç taşıyamamaktadır. Bu anlamda kurgulanan tasarım ile kamusal çok boyutlu yüzeyler oluşturularak, kamusalın yapıya el atması sağlanmaktadır.

Kamusal, imkan bulduğunda sızar; bu sızıntı doğru yönlenimlerle sağlanmazsa, deneyimleyenleri/ kent sakinlerini mutsuz edebilecek sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu anlamda tarihsel dokudan gelen kent sakinleri Hal sokağa girdiklerinde onları neyin karşılayacağı / neyle karşılaşacakları önem arz etmektir. Buradaki sorun, Hal sokakta yer alan ana yaya arterinin çevresindeki binalarla kurduğu ilişkinin zemin kat seviyesinde kalmasıdır; ki bu zeminsel ilişki de yine bir kapıdan bir yapıya girilmesi seviyesinde kalmaktadır. Bu durum kamusallık adına oldukça eleştirel bulunmuştur. Kurgulanan tasarımda ise kamusallık tüm yapıya temas ederek kentle yapıyı bütünleştiren kentsel bir peyzaj gibi çalışmaktadır.

3. Kentsel Tasarım Kararları

3.1. Çevre Etkileşim Planı

Proje alanının yakın çevresi; halkın kullanımının yoğun olduğu, bu anlamda kamusal alan kullanımının da yoğun olması beklenen bir alandır ve kentsel çevreye etkisinin de aynı doğrultuda büyük olması beklenmektedir. Bu anlamda proje alanı ve yakın çevresi bütünsel ele alınmıştır.1/2000 Çevre Etkileşim Planı tasarlanarak, tasarım alanı ile tarihi doku arasında kamusal süreklilik sağlanması önerilmiştir;

Kamusal bir mekan olarak çalışan tasarı yapının; kentin tarihi dokusu ve çevresi ile bütüncül bir bakış açısıyla, kentle yoğun ilişkiler kurması ve kentliyi içine alarak bir sosyo-kültürel etkileşim odağı olması amaçlanmaktadır.

Tarihi dokudan itibaren, ana yaya arteri olan Hal sokağa yönlenerek tasarlanan yapıya doğru akan bütüncül bir açık mekan düzenlemesi yapılarak birbiriyle ilişkili ve çeşitli kullanım senaryolarına olanak sağlayacak kurgular geliştirilmiştir.

3.2. Kent Ölçeğinde Projenin Anlamı: Kamusal – Kentsel Bir Peyzaj

“Bir yeri, insanlar için hatırlanabilir kılan, o yeri diğer mekanlardan kendine özgü karakteri ile farklılaştıran özelliğidir.” K. Lynch

Kurgulanan tasarımda yapı bütünü, tamamen kentsel – kamusal bir mekan olarak ele alınarak yapının kente katılması ve kentin yapıyı kucaklaması amaçlanmıştır. Kente söz söyleyen, kamusala katılan, kentin bir uzantısı olan ve kente açılan mekanlar tasarlanmıştır.

Günümüzün kamusal kullanımı yoğun yapıları incelendiğinde, kapısından girilerek kendi içinde bir dünya kuran, kentten kopuk, sözde kamusal yapılar eleştirilmiştir. Böyle bir yapı olmaya karşı çıkılarak kamusalın bünyesine sızdığı, kentsel – kamusal alanın yapıyı kucaklaması ile oluşan kentsel – kamusal bir peyzaj tasarlanmıştır. Bu anlamda bir kütleler bütünü olmaktan öteye geçerek kentsel – kamusal alanda tektoniği ve etki alanıyla salınan, sınırların eridiği, kamusal yaşantıya kendi fiziksel varlığının ötesinde enerji katarak canlandıran, tamamen kamusala ait olan, kentsel – kamusal bir peyzaj tasarlanmıştır.

Kentsel kurgu, yaşantıyı şekillendiren temel bağlar arasındadır; bireylerin kent yaşamına katılabilmesi ve bu yaşantının sosyal açıdan zengin bir kentsel yaşantıya dönüşebilmesi, kentsel bağlam ile alt mekansal bağlamların birlikteliği ile mümkün olur. “Kamusal İnsan”ın varlığı kentin bu alt bağlamlarla olan ilişkisel bütünlüğüne bağlıdır. Kentsel yaşantı, insanın kente dokunması ile mümkündür.

“Kent topluma toplumda gündelik hayata katılmalıdır.” Lefebvre

Kamusal yaşantının zenginliği ve kent hayatının canlılığı kişinin, kenti deneyimleyebilme ve kente temas edebilme/ sızabilme yetisine bağlıdır. Bu bağlamda, yayalara öncelik verilmeli ve üst ölçek kentsel kararlar ile alt mekansal kararlar, bütünlük ve süreklilik içerisinde olmalı; tasarlanan iş ve yaşam merkezi yapısı, sosyal yaşantının bir parçası olarak kente katılmalıdır.

Kamusal – sosyal hayatın gelişim ve canlılığını yapılı kentsel çevre belirlemektedir. Kentsel hayatın canlanmasına ve sürekliliğine imkan veren kamusal peyzaj ve kentsel mekanlar kamusallığın kent ölçeğindeki belirleyicisidir. Kentsel ölçekteki tasarım kararları ile kamusal mekanların birlikteliği / sürekliliği kentin gücü gücünü arttırmış olacaktır.

Merzifon’un küçük ölçekli bir yerleşim olması nedeniyle, kurgulanan kamusal yapı tüm yerleşimi etkileme potansiyeline sahiptir. Bu anlamda kamusallığı ön plana çıkararak tasarlanan yapının, Merzifon’un kamusal birlikteliğini önemli ölçüde güçlendirmesi hedeflenmektedir. Kurgulanan tasarım, kentin sosyo-kültürel yaşamını güçlendirecek ve kentsel yaşantının canlanmasına katkı sağlayacak kapalı, yarı açık ve açık mekanlardan oluşan fonksiyonlarca donatılmıştır. Tüm alan yakın çevresiyle bütüncül olarak değerlendirilerek, ana yaya arteri olan Hal sokak ve imar planında yayalaştırılması öngörülen Muammer Aksoy sokak ile bütünsel bir kamusal mekan oluşturulmuştur. Kentliyi birbirine bağlayan ortak bir zemin oluşturularak, kentsel deneyimi arttırmak üzerinden bir tasarıma gidilmiştir.

Ana yaya arteri olan Hal sokak yeniden düzenlenerek, tarihi dokudan beslenen ve sürekliliği olan, kentsel donatılarla zenginleştirilmiş bir kamusal alan oluşturulmuştur. Bu kamusallığın ise İş ve Yaşam Merkezine sızarak alanı tamamen kamusal bir peyzaj olarak nitelemesi hedeflenmektedir.

4. Mekansal Tasarım Kararları

İnsanların açık alanda geçirdikleri zaman aralıkları arttıkça birbirleriyle iletişim ve etkileşim içerisinde olmaları da aynı oranda mümkün olmaktadır. Bu anlamda tasarımda, açık – yarı açık ve kapalı alanlarıyla süreklilik arz eden tasarım parçaları oluşturulmuştur.

Farklı kotlarda kentliye yeşil ve rekreatif bağlantılar tasarlanarak, kentsel – kamusal yüzeylerin artırılması ve kente nitelikli sosyal yaşam alanları kazandırılması hedeflenmiştir. Yapılan tasarım ile çevreye duyarlı, tamamen kamusal bir yapı olması ile kentliye deneyim mekanı sunan yeni bir odak alan oluşturulmuştur.

Yaşanabilir ve sürdürülebilir kamusal açık mekana vurgu yapılarak, yeşille bütünleşik, ekolojik duyarlılığı yüksek, canlı bir kamusal yaşantıya sahip, gündüz ve gece sürekli kullanım alternatifleri yaratan bir yapı tasarlanmıştır.

Güvenliği olan kapılardan girilerek bir mekana ulaşılan, kendi içinde bir kurgusu olan yapı oluşumları eleştirilerek, değme noktalarının / temas yüzeylerinin arttığı, için – dışa, dışın – içe karıştığı kamusal mekanlar tasarlanmıştır. Böylece birbirine yoğun temas eden insanlar sayesinde kendiliğinden daha güvenli mekanlar da oluşmaktadır.

Kurgulanan tasarım, kente bir söz söylemekte, yarattığı deneyimsel mekan ile kente dokunmaktadır. Böylece, karşılıklı iletişim ve etkileşim ile bağların arttırılarak toplum olma olgusunun kazandırılması amaçlanmaktadır. Net kurgusu ile programın işlevlerini yerine getiren, bununla birlikte sunduğu kamusallık ile daha büyük bir şeyin parçası olan bir yapı tasarlanmıştır.

4.1. İç – Dış / Dış – İç: Tamamen Kamusal Bir Yapı

Tasarımcı, salt mekanı tasarlamak, kütle kurgusunu oluşturmakla görevini yerine getirmiş olamaz. Bir kenti bütüncül olarak tüm sosyal ve kültürel verileriyle ele alıp, çevre bileşenlerini sentezleyerek, kentsel bağları kuvvetli bir tasarım oluşturmalıdır. Bu nedenle niteliği gereği kentliye hizmet edecek olan İş ve Yaşam Merkezi için kurgulanan tasarım; kendini bir yapı olmaktan çok kentin kamusal bir parçası olarak ortaya koymaktadır. Ve bu kamusallığı mekansal boyutta iç ve dış mekanın bütünselliği üzerinden yorumlamaktadır.

Bağlantı kurma/ bağ kurma eylemi özünde sosyal / toplumsal bir olgudur. Ve ancak kamusallığın iyi kurgulandığı yerlerde bu bağın gücünden söz edebiliriz. Bu anlamda kurgulanan tasarım; tamamen kamusal bir yapı olma hedefi ile iç ve dışı ayrı kabul etmeyen, için ve dışın birbirine karıştığı melez bir yapı olarak tasarlanmıştır.

Geçirgen yapısıyla kamusal hayatın ta kendisini oluşturan bir yapı;

Tasarımda kurgulanan yarı açık ve açık dış mekanlar ile bu alanlar yapıdan arda kalan alanlar olmak yerine yapıyı besleyen, tüm katlar boyunca kamusalın sızmasını sağlayarak, toplumsal – kamusal bir bağ oluşturmaktadır. Böylece pozitif etkili bir dış mekan oluşturulmuştur.

Gehl; binaların dış mekana doğrudan bağlantısı olan kamusal yüzlerini, yani geçiş mekanlarını inceleyerek, iç ve dış arasında kolaylıkla geçilebilen, kamusal ve özel yaşam arasında akışın sağlandığı bir ara bölge oluşturmanın binalar arasındaki yaşamı desteklemek açısından son derece önemli olduğunu vurgular.

Her kotun tamamen bir kamusal mekan olarak çalışması ile bir akış ve yaya sürekliliği sağlanmaktadır. Halkın gelip rekreatif zaman geçirebileceği, ticari alanlarda vakit geçirebileceği, etkinlik amfisinde gösteriler gerçekleştirebileceği, sohbet etme – dinlenme – seyretme gibi eylemler ile nitelikli vakit geçirebileceği mekanlar tasarlanmıştır. Kotlar arası karşılaşma – etkileşim mekanları, dinlenme, rekreasyon, etkinlik alanları olan, kente dokunan/ temas eden bir yapı tasarlanmıştır.

Bütünleşik bir karşılaşma/ buluşma mekanı oluşturulmuş, kentsel kamusal dış mekan kapalı birimlerin önüne geçerek tüm mekanın adeta tamamen bir kamusal alan olarak okutulması sağlanmıştır. Yapının her düzlemde görsel ve fiziksel ilişkiye olanak verecek şekilde akışlar ve dolaşım sürekliliği sağlanmıştır.

Mekanların birbiriyle kuracakları mekansal bağlar, açık ve yarı açık mekanlar aracılığıyla beslenmekte ve desteklenmektedir. Bu anlamda Hal sokaktan gelen yaya arterinin, yapının içine sızması buradan alt kota amfi ile bağlanan çok amaçlı salona akması ya da üst kotlarda restoran, kafe, ticari birimlere doğru bir akış oluşturmaktadır. Bu anlamda kullanıcıya farklı mekanları deneyimleme imkanı sağlanmaktadır.

4.2. Kütle Kurgusu ve Fonksiyonların Yorumu

Kütle kurgusunun oluşumunda, kentsel kararlar oldukça etkili olmuştur. Tasarım genel kararlarında bahsedildiği üzere tarihsel dokudan gelerek ana yaya arteri olan Hal sokağa ulaşan kentliyi sadece zemin kotunda değil tüm kotlarda kamusallık üzerinden yapıya dahil etme fikrinden yola çıkılarak kütle kurgusu oluşturulmuştur.

Ana yaya arteri olan Hal sokak, yapının birincil yönlenimi olarak değerlendirilmiş ve bu yüzü üzerinden kütlede geri çekilmeler ile hacimsel bir boşluk ve farklı kotlarda yarı açık ve açık mekanlar yaratılarak sadece zeminde değil her kotta kamusalın yapıya el atması ile kentsel – hacimsel bir kamusallık oluşturulmuştur.

Fonksiyonlar arası bütünleşme ve ara mekan kurguları ile tasarlanan mekanların, kentin tarihi merkezinden geliş yönü olan Hal sokaktan (doğu cephesi), insan ölçeği ile alış sağlanarak, yapının batı cephesine doğru daha yüksek yapılaşmaya doğru gidilmiştir. Yapının her köşesinin başka bir deneyim sunduğu, yaşanabilir mekanlar oluşturulmuştur.

Tasarlanan İş ve Yaşam Merkezi’nde çok yönlü yaya yaklaşımı hedeflenmiş, ancak bu yönlenimler hiyerarşik olarak da düzenlenmiştir. Yapıya gelen herhangi bir kullanıcı, hiçbir kapalı alana girmeden dahi tüm kotlara çıkabilme gezebilme ve etkinliklere katılabilme özgürlüğüne sahip olabilmektedir. Ayrıca her kotta kamusal birimler ile ticari birimlerin mekansal oranı dikkate alınarak, tüm kotların dengeli kullanımına olanak sağlanmıştır.

Yapının ikincil yüzü olan Muammer Aksoy sokakta yayalaştırılmış ve esnaflara ait dükkanlar bu aks üzerinde konumlandırılarak bu sokak tamamen esnaf çarşısına dönüştürülmüştür. Ayrıca yapının her yöne ulaşımı destekleyen çözümü ile Hal sokak üzerinden de yapıya girildiğinde hem ±0.00kotunda hem de +3.00 kotunda esnaf dükkanlarına ulaşım rahatlıkla sağlanmaktadır.

Yapı kütle kurgusunda, ofislere ait birimler L şematik planı ile üst kotlarda 3 kat boyunca (+6.00, +9.00, +12.00) blok olarak çözümlenmiştir. Ve bu L nin takıldığı ana bir sirkülasyon ve servis çekirdeği tasarlanmıştır.

Yaşam boyu eğitim merkezi, -3.00 kotunda oluşturulan yarık avlu ile kamusalı içine alan ve etkinliklerin de gerçekleştirilebileceği, amfili alışı ile Hal sokak ile görsel ve fiziksel bağ kurabilecek şekilde konumlandırılmıştır. Merkezin içinde sergi holü, çok amaçlı salon ve fuayesi ile servis alanları, eğitim odaları gibi işlevler net bir şekilde konumlandırılmıştır.

Zemin kotta, ara kotlarda ve üst kotta parçalı kütle kurgusu ile konumlandırılan dükkan, kafe ve restoranların yarı açık ve açık mekanları ile de farklı kotlarda zengin mekanlar oluşturulmuştur. İleri geri çekilmeler ile oluşturulan parçalı kütlelerde dükkanlar, restoran ve kafeler oranlı bir şekilde dağıtılarak ilişkilendirilmiştir.

Bu kütleler düşey sirkülasyon hatları ve kentsel donatılarca ve peyzajla zenginleştirilmiş yatay dolaşım aksları ile birbirine bağlanarak kamusal yüzeyler oluşturmaktadır. Böylece dükkanlara alışverişe, restorana yemeğe ya da diğer herhangi bir etkinliğe gelen kullanıcı kamusal alanları da deneyimleme, kentliyle temas etme fırsatı yakalamaktadır.

PTT, banka, belediye hizmet birimleri gibi ihtiyaç programında bahsedilen kamusal birimler bölünebilir özellikte ana alışı Hal sokak üzerinden olan ancak Sepetçi sokağa da yüz verecek şekilde ±0.00kotunda konumlandırılmıştır. Ön yüzünde oluşturulan fuaye ile kapalı – açık alan sürekliliğinde dinlenme – toplanma mekanı oluşturulmuştur.

Yaya arterleri olan Hal sokak ve Muammer Aksoy sokakta yaya sürekliliğinin / kamusal akışın zedeleneceği öngörüsü ile araç otopark girişi Sepetçi sokak üzerinden verilmiştir. Bu sokak üzerinden ±0.00kotundan araç rampası ile -6.00 ve -8.50 kotundaki kapalı otoparklara ulaşım sağlanmaktadır. Sığınak ve teknik alanlar yine bu kotlarda çözümlenmiştir.

Etiketler

4 yorum

Bir yanıt yazın