Katılımcı, İzmir Kalkınma Ajansı Hizmet Binası Yarışması

Güzel İzmir…

“İzmir bir prensestir 

Çok güzel küçük şapkasıyla. 

Mutlu ilkbaharlar durmaksızın 

Onun çağrısına yanıt verir.

Nasıl vazo içindeki çiçekler gülümserse, 

O da denizler arasından ışıldar. 

Hatta Arşipel’in yaratılışından çok daha tutkulu.” Victor Hugo

Farklı kültürlerin, inançların uzun yıllardır bir arada yaşadığı, Aristo’nun İskender’e ‘görmezsen eksik kalırsın’ diyerek kentin önemini ve güzelliğini vurguladığı, İzmirli büyük ozan Homeros’un ‘gök kubbenin altındaki en güzel şehir’ olarak nitelediği, şiirlere konu olmuş bir kent… Ege’nin incisi… Güzel İzmir…

Hayat vardır İzmir’in sokaklarında… Bir hareketlilik, bir canlılık…

Proje alanı batıdaki Cumhuriyet Bulvarından ve 1. Kordon’dan, doğudaki Şehit Fethi Bey caddesine 1346 sokakla birlikte uzanan bir bağlaç niteliğindedir. Üzerinde yoğun bir yaya ve araç trafiği olan bu iki güçlü aks Kordon’la birlikte kuzeyde Cumhuriyet Meydanı’na ve sonrasında Alsancak’a, güneyde ise tarihi Kemeraltı bölgesine kadar uzanmaktadır. 

Bu güçlü akslar üzerindeki yaya hareketinin sürekliliği, tavrı ve devamının sağlanması tasarımın başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Bu yaya sürekliliğin sağlanması adına 1346 sokak tasarımın bir parçası gibi düşünülmüştür. Bu sokağın yayalaştırılarak kültür ve sanat etkinlikleri sokağına dönüştürülmesi önerisi getirilmiştir. Sokağın mevcuttaki genişliği yeterli görülmediğinden yapının zemin ve 1. Katı, yaya hareketlerinin tavrı ve yönü de irdelenerek, sokak boyunca geriye çekilmiştir. Böylelikle sokak, genişleyerek yapının zemin katında yaratılan kamusal mekânların içine katılmıştır. 

Bu sokak ayrıca içerideki sanatsal aktivitelerin açık fuayesine dönüşecektir. Zemin katta yaratılan kamusal açık, yarı açık mekanlar ( sanat galerisi, sergi ve kitap kafe), “fuaye-sokak” ile  “düz-ayak” tabiriyle anlatabileceğimiz ilişki düzeyinde olacak, engellilerin hareketi için herhangi bir kısıtlama söz konusu olmayacaktır. Zemin kat cephesi, açılabilir cephe elemanı ile tasarlanacak, içerideki aktiviteler bu kentsel aralığa taşacak ve sokakta hayat başlayacaktır. 

Yapının zemin katta ve 1. Katta geriye çekilmesi, Cumhuriyet Bulvarı boyunca da devam edip kendi açık kamusal boşluğunu oluşturmaktadır. Bu alan artık sadece önünden geçilen bir yer değil, durulan, beklenen, buluşulan, zaman geçirilen bir mekân kimliğine dönüşür. Bu kamusal açık mekân sergilediği davetkâr tavır ile aynı zamanda yapıya ait girişleri tanımlar. Tasarımın amacı kentsel kamusal açık mekânların kullanımını maksimumda tutan ve bu alanların kullanımını 7 gün 24 saat kullanmaya teşvik eden bir anlayışa sahiptir.

Bu sokağın devamında önerilecek yaya geçidi ile Cumhuriyet Bulvarı ve Kordon’a cephesi olan eski eserin yanındaki önerilen kamusal yeşil boşluğa oradan da kordona açılıp denizle buluşacaktır. Zemindeki yaya hareketlerinin şekillendirdiği yapı, üst katlarda Vali Kazım Dirik caddesinin kordonla buluştuğu noktadaki meydana yüzünü çevirir ve mümkün olduğunca deniz manzarasından yararlanmaya çalışır. 

Kimlikli ve simgesel bir yapı…

Bu süreklilik ve dinamizm yaratma düşüncesi, kendini cephede de gösterir. Yapının cephe kurgusu Kordon’un simgeselleşmiş yaya kaldırımı dokusundan esinlenilerek tasarlanmıştır. Böylelikle kentin-kentlinin belleğinde yer etmiş simgesel bir dokuyu soyutlayarak, dokunun kent için olan anlamını ve yapının bu kente olan bağlılığını daha da güçlendirmiştir. Bina, güneşe açık yüzeylerde aşırı ısınmayı önlemek ve binanın aldığı gün ışığını optimize etmek, 1346 sokağa bakan yapılarla olan fiziksel ilişkisini kesmek amacıyla tasarlanmış paslanmaz çelik malzemeden üretilen “halkalı mesh” ile kaplanmaktadır.

Açık, yarı açık ve kapalı kamusal alanları kapsayan zemin katta, yer kaplaması olarak dalga deseninin modernize edilmiş bir yansıması kullanılarak simgesel etkileşim arttırılmıştır.

Yapıya giriş Cumhuriyet Bulvarı tarafından olacaktır. Protokol girişi ve kamusal giriş olmak üzere iki farklı giriş tanımlanmıştır. Bitişik nizama sahip olan arsada merdiven, yangın merdiveni, servis çekirdeği ve ıslak mekânlar personel ve temizlik odaları yapının en az ışık alan kısmında bitişik yapıya komşu olan hatta çözümlenmiştir. Zemin katta, sokak ve ön taraftaki kamusal boşlukla güçlü bir ilişkisi olan sanat galerisi ve sanat kafe, müzik dinletisi, sergi gibi sanatsal ve kültürel aktiviteler içeren kamusal kullanımlara ayrılmıştır. Bu mekânda yer alan hediyelik eşya ve kitap satış birimi, giriş holüne de hizmet vermektedir ve bu alanlar açılabilir cephe elemanları ile zemin katta oluşturan kamusal mekâna yayılacak biçimde konumlandırılmıştır. Araç girişi şehit Fethi Bey Caddesi tarafından araç asansörü vasıtasıyla sağlanacak bodrum katta oluşturan otopark katına araçlar ulaştırılacaktır.  

1. Katta girişimcilik merkezi tasarlanarak giriş katına yakın olması sağlanmakla birlikte İZKA’nın diğer birimlerinden kopması sağlanmıştır. Yine bu katta kütüphaneye yer verilmiştir.

Zemin üstündeki katlarda yaratılan galeri boşluğu ile üst katların zemin katla olan ilişkisi güçlendirilmiş ayrıca bitişik yapı nizamında olan yapının çatıdan ışık almasına tüm katların özellikle cephelere bakmayan bekleme holleri ve yatay sirkülasyonlarının doğal ışıktan yararlanmasına olanak sağlanmıştır.  2. Katta pyb, idb ve bunlara ait ortak mekânlar, 3. Katta kyp, ppkb ve eğitim salonları, 4. katta yönetim, genel sekreterlik birimleri ve konferans salonun sahnesi, 5. katta ydo+tdi , çalıştay ve konferans salonu yer alırken, son kat yine kamusal kullanıma ayrılmış olup gerekli görüldüğü durum ve zamanlarda halkın kullanıma açılıp gerektiğinde kiraya verilebilecektir. Bu kat aynı zaman dilimlerinde farklı kullanıcılara da hizmet vermesi düşüncesiyle parçalı olarak ortak bir fuayeye bakacak şekilde tasarlanmıştır. Binanın çatısı kente ve doğal manzaraya açılan yeşil kent terası niteliğinde düzenlenmiş olup gerektiğinde kokteyl yeri olarak son kat ile bütünleşerek kullanılabilecek açık ve yeşil bir mekândır. 

Sürdürülebilirlik…

Proje, tasarım çalışmaları kapsamında tüm disiplinlerin mimar tarafından koordine edildiği, yerel malzemelerin kullanımını teşvik eden ve bunların geliştirilmesi yönünde çalışmaların yürütüldüğü, çevreye duyarlı, az enerji tüketen, ihtiyaç duyduğu enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlayan ve bulunduğu bölgenin iklim şartlarını göz önünde tutan ‘bütünleşmiş tasarım’  örneklerinden olacaktır. 

İleride leed sertifikası alacağı düşünülerek enerji tasarrufu sağlayan sistemlere yer verilecektir. Sulama gerektirmeyen bitkilerin kullanılacağı yeşil çatı sistemi su tasarrufu sağlarken yaz aylarında binanın ısınma gereksinimini azaltarak enerji tasarrufuna da katkıda bulunacaktır. Kullanılacak olan mekanik tesisat sistemi ile ısıtma ve soğutma giderleri minimize edilecek, kullanıcılar tarafından kontrol edilebilen sistemler tercih edilecektir. Sıcak su için güneş panelleri, elektrik enerjisi için ise güneş pilleri kullanılacaktır. Su tüketimini minimize eden, yağmur suyu ve gri suların arıtılarak tekrar kullanımına imkân veren yenilikçi atık su tesisat sistemleri oluşturulacaktır. Tasarımda enerji tasarruflu aydınlatma armatürleri kullanılacaktır, güneş ışığından yeterli şekilde yararlanılacak ve aydınlatma otomasyonu kullanılacaktır. Sürdürülebilir bir yapı olarak tasarlanan İZKA binasında kullanılacak sistemler ilk yapım maliyetlerinin % 5 – 10 arasında artıracağı öngörülmektedir. Fakat işletme maliyetlerinde ise  %50 -70’e varan enerji tasarrufu sağlanacaktır. Önerilen otomasyon sistemi, doğal havalandırma, gün ışığının kullanılması, toplam ısı kaybını düşüren mimari ve mekanik çözümlerin olması nedeniyle ısıtma için gereken yakıt miktarının azalması işletme maliyetlerinin düşmesine sebep olacaktır. Uzun dönemde, işletme maliyetlerinin düşük olması nedeniyle 2-3 yıl gibi kısa bir sürede de yatırımın geri dönüşü sağlanacağı tahmin edilmektedir. İç mekânlarda konforlu alanları kullanıcıya sunmak, fizyolojik ve psikolojik olarak uygun yaşam ve çalışma koşulları oluşturan tasarımlar oluşturmak, kullanıcı memnuiyetini ve çalışmada verimi de beraberinde getirecektir. 

Etiketler

Bir yanıt yazın