Katılımcı [HAT OFFICE], Küçükçekmece Lagünü Havzası Fikir Projesi Yarışması

Katılımcı [HAT OFFICE], Küçükçekmece Lagünü Havzası Fikir Projesi Yarışması

PROJE RAPORU

‘MÜŞTEREK ROTA’

Çevrenin durağan olmayan akıştaki yapısı, kendiliğini keşfetmeye yönelik edimlerini gün geçtikçe unutarak yaşayan, ancak gün sonunda yine çevresiyle tanımlanabilir olan insan varlığını, bir dönüşüm ağı içerisinde tanımlı kalmaya ve konumunu her daim yeniden tanımlamaya odaklamaktadır. Bütüncül bakışla, çevre içerisinde yaşam süren insanın konumu, ‘sorumlu varlık’ olarak belirginleşir. Bu nedenle insanın çoğul olana ve ortak faydaya odaklanarak ortak bir amaç etrafında birleşmesi, gerçek bir ‘müşterek yaşam’ anlayışının da anahtarıdır. Günümüz dünyasında bireysel olmaya odaklı sürecin tam aksine toplumsal olana, ortak faydaya, bir amaç etrafında birleşmesine yönelik edimler, toplumsal bağlamda ‘ortak bir iyi yaşam hali’ne kavuşabilmeye yönelik bir açılım sunar.

Bir süreklilik hali olarak ‘Oluş’ ve Bozuluş’, kalıcılık yerine daimi devinim, Doğa’nın ana kuralıdır. Bu kavramların tümü, ekolojik sistemlerde her ölçekte varlıklarını dayanıklılığa bağlı kalarak devam ettirmektedir. Ancak iklim değişikliği ile bu dayanıklılığın arasına sızan ekolojik döngülerdeki aksamalar, kendisine bağımlı olan ve direkt etkilenen sistemler üzerinde kalıcı hasarlar bırakır. Söz konusu bağlam; dönüştüren, çok az müdahaleye ihtiyaç duyan, kendi kendini yenileyen, atık üretmeyen, ürettiği atığı kendi içerisinde yok eden, onarıcı ekosistemlere olan önemin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamı görünürleştirmek, oluş ve bozuluşa tabi tüm ekosistemler ve döngüler aracılığıyla doğayla var olan zayıf bağı güçlendirmek amacıyla ‘Permakültür’, Küçükçekmece Lagünü Havzası ve çevresine yaklaşımda yol göstericidir. Bir tasarım yöntemi olan Permakültür, yeni olmayan ve özde var olan parçalı bilgileri ortak noktada toplayıcı bir kavramdır. Onarıcı insan yerleşimleri ve kalıcı kültür oluşturmaya yönelik bir ‘süreç tasarımı’nı kapsar. Görünür olanın ötesine geçerek daha çok saklı kalanlara odaklanan Permakültür; iyilik, ortak fayda, dayanışma, adıl gıda, topluluk bilinci, ilişkisellik, kültürel bağ, yardımseverlik, paylaşım kültürü ve katılımcılığı odağına almaktadır. Permakültür faaliyetlerinin tümü için geçerli olan ‘türetim’ kavramı, üretim ve tüketim arakesitindeki kopuklukları gideren ve etki çevresini genişleten bir tutumu benimser. Permakültür yaklaşımı, ekosistemlerin birbirine dahil olarak döngüsel bir sistem oluşturmasına odaklanır. Böylece her ortaya çıkan sonuç ürün bir diğer sistemin ana girdisi olur. Küçükçekmece Lagün Havzası ve çevresinde Permakültür yaklaşımındaki başlıkların tümü, varlık merkezci bakış açısıyla canlı-cansız ayrımı olmaksızın her varlığın kullanımına açık, paylaşımlı bir ‘Müşterek Rota’ya dönüşür.

Müşterek Rota bağlamına entegre edilen Permakültür; yukarıda sözü geçen başlıklara ek olarak bütüncül mera yönetimi, dönüm hattı tasarımı, yağmur suyu hasadı, güneş  ve enerji hasadı, onarıcı ve biyo-yoğun tarım, kent ve gıda ormanı oluşturmak gibi başlıklarla birlikte ele alınır. Permakültür yaklaşımı ve bütüncül bakışla değerlendirilmekte olan Küçükçekmece Lagünü’nde ana hedef, ‘toprağın onarımı’dır. Bu bağlamda mahalle bazında oluşturulan ‘Toplum Bahçeleri’ ve onlara yakın tasarlanan ‘Ekolojik Pazar Alanları’ bulunmaktadır. Toplum bahçeleri ve ekolojik pazarlar, kent içerisinde ulaşılması zor olan doğa ile etkileşimin, toprakla hemhal olmanın mahalle sakinlerine yakınlaştırıldığı yerlerdir. Bu şekilde toprağın onarımını destekleyici olan permakültür faaliyetlerinin alan sınırından taşması, genişleyen halkalar şeklinde tüm kente bulaşması düşlenir. Bu noktada verilmiş olan alan sınırı, bir ‘Ekoton’a dönüşür. Artık bu soyut çizgi, kendi bağlamını aşarak sınırdan çok çeşitliliğin ve toplumsallığın yayıldığı bir bölge, tekliğin değil birlikteliğin, ayrıştırıcılığın değil birleştiriciliğin yayıldığı ‘yaşayan bir yer’dir.

Doğaya dışarıdan her etkinin bir müdahale olması nedeniyle Müşterek Rota, ‘Onarıcı’ bir deneyimin benimsenmesi ile doğaya kalıcı noktasal zarar vermek yerine, esneklikle doğaya mümkün olan en az müdahale ile yaklaşımı, müdahale edilen noktalarda artı fayda sağlayarak onarıcı bir yaşam deneyimi sunma çabasıdır. Bu bağlamda ‘yerleşmek ve kök salmak’ yerine ‘mütevazi bir yaşam’, ‘doğaya ilişivermek’, yer’leşmek ancak ‘yeri incitmemek’, Müşterek Rota’nın ana yaklaşımını oluşturur. Müşterek Rota, Doğanın onarıcılığına izin vermeyi ve sabırlı olmayı öğütleyen bir ‘süreç tasarımı’ ortaya koyar. İnsan etkinliğinin rotalar, mekanlar ve faaliyetler bağlamıyla, dönüşümün ve onarımın rotalara entegre edilişi elzemdir. Söz konusu bağlam, insanın bütüncül mekana dahil olması ile üzeri tozlanan insan-doğa ilişkiselliğini belirginleştirir. İnsan eylemlerinin tümü, çevresinde kendisine etki eden her şeyden bir ilham kaynağı bulabilir: Kuştan öğrenmek, tavuktan öğrenmek, topraktan ve meradan, koyun ve kuzudan, mandadan ve balıktan, rüzgardan, güneşten, taştan ve topraktan, kısaca doğanın ve yaşamın kendisinden öğrenmek insan için bütüncül yaşamın anahtarıdır. Müşterek Rota’da ‘idrak etme’ eylemi, süreç tasarımının bir parçasıdır. Üst üste katmanlar olarak ilmek ilmek işlenen ‘Tanık olma, Gözlem yapma, Anlam bulma, Etkileşim kurma, Dahil olma’ edimleri, idrakin kendisini oluşturmaktadır. Tanık olunan ve Müşterek Rota süreci sonucunda idrak edilen, doğa ve insan ikiliğinin bulunmayışı, diğer bir deyişle insan ve doğanın daimi bir ‘birlikte-var olan’ olma halleridir.

Tanık Olma

Müşterek Rota’nın ilk adımı olarak Tanık olma katmanı, kent ve doğanın, gri ve yeşilin bir sınırı olarak görünen yarışma alanı içerisinde çok çeşitli arazi kullanımlarını içerir. Bu bağlamda alana yaklaşım öncelikli olarak sorgulayıcıdır. Küçükçekmece Lagünü Havzası’nın kent ile bağlantısının yalnızca yollarla çevrili bir alan olarak kaldığı, buraya ulaşımın zor olduğu, yaya ve kent bağlantısının ise zayıf olduğu görülmektedir. Öncelikle alana konforlu ulaşımın sağlanması ile araç, metro, tren gibi diğer ulaşım araçları için öneriler içermesi, bisikletli ve yayanın erişilebilirliği ilkesini benimsemesi oldukça önemlidir. Bir diğer önemli nokta, alanın genelindeki tarım alanları, yeşil alanlar, mesire yerleri, ormanlık ve fidanlık alanlardır. Bu alanların tamamı için önerilen dönüm hattı tasarımı ve permakültür yaklaşımı, bütüncül yönetim ile harmanlanır. Amaç, maksimum seviyede toprağın su tutabilmesini sağlamak, dönüm hattı tasarımı ile yamaçlarda ani su akışlarını yavaşlatmak, bütüncül yönetim ile alan çevresinde yer alan canlıların tümüne daha ‘canlı’ bir yaşam alanı sunmak ve bu sayede doğrudan ve dolaylı olarak toprağı onarmaktır.

Toprağın onarımı, küresel ısınmanın sebeplerinden biri olarak gösterilen C atomunun bu canlılar sayesinde toprağa gömülmesini, bu yolla toprağın verimini arttırarak küresel ve ekosistemsel bir fayda sağlamayı kapsar. Bu bakış çevreye dair ‘plastik yeşil anlayış’ yerine, doğal, dönüşen, esnek, kendi kendine yetebilir hale gelen bir rehabilitasyon sürecine tanıklık etmeyi kapsar. Aynı zamanda bu bakış, çevreye yönelik bakışın mükemmeliyetçiliğini kırarak mütevazı doğa estetiğini vurgular. Minimum müdahale ile yalnızca planlama yapılan bu bölgelerin kendi haline bırakılması önemlidir. Bir diğer konu, alan içerisindeki taş ocakları ve kültürel miras öğeleridir. Taş ocaklarında bulunan kalıntı taşların, yapılarda kullanımı ile yerel malzeme kullanımı benimsenirken alanda atık olarak görülen malzemelerin dönüşümü sağlanır. Bunun yanında kullanılan taşlar sonrasında çıplak kalan taş ocağının ağaçlandırılarak bir doğal yaşam alanına dönüşü amaçlanmaktadır. Alan içerisine yağmur suyu hasadı için önerilen göletler ve hendekler, var olan haliyle gündelik yaşam pratiklerinde mandaların rotasına dahil olan taş ocağı göletlerinin yeniden kullanımını öngörür. Kültürel miras öğelerinin, Azadlı baruthanesi ve Menekşe kibrit fabrikası gibi diğer tüm nitelikli yapıların, çeşitli işlevlerle kamusal kullanıma kazandırılması amaçlanmaktadır.

Gözlem Yapma

Gözlem yapma katmanı, öncelikli olarak odağında kuşları barındırmakla birlikte alanın tümüne hassas bir bakışı içermektedir. Küçükçekmece Lagünü’nün binlerce kuşa barınak olduğu bilinmektedir. Göçmen kuşlar, ötücü kuşlar, nesli tehlikede olan kuşlar ile doğal olarak bu özel bölgeye yaklaşım hassaslaşmaktadır. Bu amaçla öncelikli olarak elde edilen kuş göçü rotası verileri, referans verilen gözlem noktaları bir arada değerlendirilmiştir. Bu rotada önerilen kuş gözlem noktalarının birçoğu alanda konumu uygun bulunmuşken bazı noktaların sanayi bölgesinde veya mevcut yoğun yapılaşma alanları içerisinde olduğu görülmektedir. Bu bağlamda referans bölgeleri hassas bir kapsamla yeniden değerlendirilerek içerisinden uygun bulunan noktalara kuş gözlem noktaları önerilmiştir. Bir diğer konu, alan içerisinde yer alan toplum bahçeleri, permakültür çiftlikleri, antik kent ve daha birçok bölgesel veriye yönelik farklı bir deneyim sunmak amacıyla önerilen kano rotaları ve kano duraklarıdır. Sazlıdere’nin çoğu alanının kuşların yuvalama ve yerleşme bölgeleri olarak kullanımı, bu alana yaklaşımın titizlikle yapılmasını ve insan faaliyetinin sınırlandırılmasını önemli hale getirir. Kuşların olumsuz etkilenmemesine yönelik bu hassas tutumun devamlılığı için kano kullanımının Küçükçekmece Lagünü iç çeperinde sınırlandırılması oldukça önemlidir. Müşterek Rota boyunca yalnızca kuşlar değil, birçok varlığı doğal ortamında rahatsız etmeden gözlemlemek mümkündür.

Anlam Bulma

Müşterek Rotadaki anlam bulma katmanı, alan içerisinde tanık olunan, gözlemlenen ve birden çok duyuya hitap eden verilere yönelik bir düşünce serisini barındırmaktadır. Bu amaçla alan içerisinde en güzel manzaralardan birine sahip olan tepe, bir inziva tepesi olarak kurgulanmaktadır. İnziva tepesinin üzerinde konumlanan kendilik kulübeleri, kendine yönelme eylemini teşvik ederken bir yandan yaratıcılığın tetiklenmesini içerebilmektedir. Kendilik kulübelerinin Küçükçekmece Lagünü’ne hakim bir manzaraya konumlanışı, bazı noktalarda kırılarak Müşterek kıyı’ya yönlendirilmektedir. Anlam bulma katmanında bir diğer önemli nokta, Yarımburgaz mağarasıdır. Mağaraya ulaşımın yeniden düşünülmesi ile alan çevresinde eksik görülen ziyaretçi merkezinin, mağara çeperine entegre edilerek mağaranın ziyarete açık hale gelebilmesine olanak tanır. Ziyaretçi deneyimi ile geçmiş katmanında yer alan bilgilerin anlam katmanıyla harmanlanarak çoğaltılmasına ve gelecek katmanına referans vererek anlamlandırılmasına katkı sağlamak amaçlanır.

Etkileşim Kurma

Anlam bulma katmanı ile harmanlanarak ilerleyen Etkileşim kurma katmanı, alanın deneyimlenebilmesine yönelik bakışı içermektedir. Bu anlamda Lagün içerisinde kurgulanan farkındalık kayaları ve müşterek kıyı, Küçükçekmece Lagünü’nün kuzeyinde yer almaktadır. Bu alan aynı zamanda İnziva tepesinin tam karşı alanında konumlanmaktadır. Bu bağlamda önceki katmanda anlam bağı kurulan Müşterek kıyı ile etkileşim kurularak müşterek kıyıdan inziva tepesine bir bakış sunulur. Müşterek kıyı kurgusu, doğal yaşam alanlarına yakın olması nedeniyle birçok hayvanın otlatma ve dolaşım alanlarını içerirken aynı mekan için eş zamanlı olarak yoga zemini, piknik alanı, etkinlik mekanı gibi çoklu mekan tanımı yapılır. Bu kapsamda önemli olan mekanın tek bir yöne dönük olmasından ziyade dönüştürülebilir ve  yorumlanabilir olmasıdır. Bu anlamda müşterek kıyı, 7sinden 70ine etkileşim kuran herkes için bir söze sahiptir. Müşterek kıyıya ulaşabilmenin yolu ise Müşterek Rotaya dahil olmayla mümkündür. Bu anlamda yer yer Küçükçekmece Lagününe taşma yapan ahşap patika sazlıkların çevresinden geçerek kuşların yaşamına yakından tanık olmaya katkı sağlar. Kuşların rahatsız olmaması adına rotanın, kuşların yuvalanma ihtimalinin nispeten düşük olduğu, daha az yoğun sazlık alanlardan geçiriliyor olması oldukça önemlidir.

Dahil Olma

Dahil olma katmanı, etkileşim ile sınırlı olmayan alanın tümüne birincil olarak katılımcı olmakla ilgilidir. Bu bağlamda ziyaretçilerin tümü için Müşterek Rota’ya dahil olan Permakültür çiftlikleri, toplum bahçeleri, ekolojik Pazar alanları, kompost bölgeleri yer almaktadır. Bunun yanında alan içerisinde daha kuzeyde yer alan her bir köye geleneksel birçok işlev atfedilerek, Müşterek Rotanın deneyimsel bir sürece dönüşmesi hayal edilmiştir. Köylerin her biri işlevlendirilirken alan içerisindeki veriler dikkatle incelenmiş, mandacılık köyü, arıcılık köyü, balıkçılık köyü, fitoterapi köyü, permakültür köyü, aromaterapi köyü, kuş gözlem köyü ve son olarak fitoremediasyon köyü olarak başlıklar belirlenmiştir. Köylerin konumları ve veriler bağlamında Müşterek Rota deneyiminin farklılaşarak ilerlemesi önemlidir. Alanın geneline yayılan tasarım prensiplerinin, her bir köyde görünürleşerek yerelin ve ziyaretçinin bilgisine açılması dikkat çekicidir. Her bir köy içerisinde yer alan deneyimlerden yararlanma, birebir süreçlerinin içerisine dahil olma, gönüllü katılımcılık sağlama dahil olma bağlamında oldukça önemlidir. Bu dahil oluş, yalnızca ziyaretçi bağlamıyla sınırlı kalmayarak çeperini genişletir. Yağmur suyu hasadı ve güneş hasadı da yine bu anlamda ayırt edicidir. Bu kapsamda dahil olunan, ekosistemin kendisidir. Tasarım alanı içerisinde yer alan veriler değerlendirilerek, kıyı şeridinin taşkınlar için tehlike altında olması, alanın çok yağmur alıyor olmasına rağmen toprağının su tutma kapasitesinin az olması, gölün kirliliği, gölet ve derelerin kirli olması, suyun azlığı gibi durumlar alana dışarıdan bir etki ile yapılamayacak müdahalenin göz önüne serilmesidir.

Havza Yaklaşımı

Fitoremediasyon yöntemi olan bitki bazlı rehabilitasyonun, toprak ve su katmanlarında yer alan, kirliliğe sebep olan ağır metallerin hiperkümülatör bitkiler yoluyla sağlanması, Küçükçekmece Lagünü ve alan içerisinde bulunan diğer su kaynaklarının rehabilitasyonu için kritiktir. Bu anlamda gölün çevresinden başlayarak tüm su kıyıları dahil edilerek Fitoremediasyon yöntemi ile su ve toprağın rehabilitasyonu önerilmektedir. Bu yöntemin diğer yöntemlere kıyasla uzun sürecek olması bir dezavantaj olarak görülebilir. Ancak yapılmak istenen minimum müdahale için bu yöntem alana hassas yaklaşımın bir getirisidir. Bu nedenle Fitoremediasyon yöntemiyle su kıyılarının tamamında zamanla gelişim gözlemi yapılırken, toprak ve sudaki olumlu ilerleyiş de gözlemlenecektir. Kıyı alanı boyunca Müşterek Rota’ya dahil olan ziyaretçiler aynı zamanda bu gelişime de tanık olabilecektir. Yer yer insan kullanımı sınırlandırılan yerler olsa dahi çoğu nokta, insan etkileşimi içermektedir. Söz konusu rehabilitasyon yönteminin canlılığı koruyan, gittikçe genişleyen bir ekolojik rehabilitasyon koridoru oluşturması öngörülmektedir. Bu durum, göl ve alan içerisinde yer alan diğer su öğeleri için kendi kendine yeten bir döngüye ulaşmanın yoludur.

Odak Alanlar

Odak alanların belirlenmesinde benimsenen yöntem, öncelikli olarak alana ulaşım verilerinin, kamusal kullanım karakterinin, mevcut yapılaşma verilerinin ve yeşil alan verilerinin değerlendirilmesidir. Böylelikle belirlenen noktalardan Odak 1 alanı, dış çeperde yer alan menekşe plajı ve sahilinden başlandığında sağ bantta balıkçı adası ve acı su kanalı, Küçükçekmece iç çeperinde yer alan kıyı ve sahil şeridi, Halkalı tren istasyonu bulunurken sol bantta ise yeşil alan içerisinde yer alan tekil bir yapı ve deniz feneri benzeri yapı ile yanında Avcılar Belediyesi Fen işleri Müdürlüğü’nün şantiyesi yer almaktadır. İç ve dış çeperi ayıran D100 karayolu alana yaklaşım için bağlantı yolları içerir. Küçükçekmece kavşağı kullanılarak dahil olunan alan içerisinde sağ ve sol kanatta yer alan atıl alanların bilgilendirme noktası olarak yeniden değerlendirilmesi öngörülmektedir. Bu alan içerisinde yer alan 16.yy’a ait olan Mimar Sinan Köprüsü’nün bilinirliğinin artırılması hedeflenmektedir. Bu alana dahil olan Küçükçekmece Kano Kulübü’nün Lagün içerisinde kano kullanımı için bir başlangıç noktası olabileceği düşünülmektedir. Odak 1 alanının kuzeyine doğru ilerlendiğinde karşımıza çıkan kuş gözlem evi, Küçükçekmece Lagününe hakim konumdadır. İlerlemeye devam edildiğinde Galatasaray Kano Kulübü’ne varılmakta, bu alanın kano durağı olarak kullanıma açılması önerilmektedir. Kano durağının sağ çeperine yakın konumda yer alan toplum bahçesi, ekolojik pazar alanı ve kompost alanlarının birbiri ile entegre çalışması öngörülmektedir. Pazar sonrası kalan gıda atıklarının kompost olarak dönüşümü, Küçükçekmece Lagünü ve çevresinde yer alan tüm yeşil alanlar için organik gübre kaynağıdır. Aynı şekilde Menekşe sahili içerisinde de benzer bir kurguyla toplum bahçesi, ekolojik pazar alanı ve kompost alanı entegre edilerek sahilin kamusal kullanımının daha da canlılaştırılması, müşterek kullanım alanına dönüşmesi hedeflenmektedir.

Karşı kıyıda yer alan Odak 2 alanı, daha çok kendi kendine yeten alan olarak düşlendiğinden, alan içerisinde çok fazla ek işlev yer almamaktadır. Bu rekreasyon alanı kıyıları yer yer piknik alanları ve kamp alanları olarak kullanım potansiyeli barındırmaktadır. Bunun yanında Galatasaray kano kulübünden yola çıkarak gezintisini tamamlayan kanolar için bir kano durağı yer almaktadır. Yeşil alanların çoğuna bakıldığında bu alanın toplum bahçesi ve kompost alanları için uygun olabileceği düşünülmektedir. Bu alana dahil olan Bathonea Antik Kentinin ziyaretçilere açılabilmesine yönelik sol çeperde bulunan yoldan bir bağlantı oluşturularak buraya yaya akışı eklenir. Kıyı boyunca seyreden Müşterek Rota Bathonea Antik Kentine ulaştığında bir kıvrılma yapar. Bu yaklaşımla, kıvrılma yapılan nokta ile çeperden dahil edilen yaya yolunun kesiştiği nokta, Bathonea Antik Kenti için bir ziyaretçi merkezi noktasıdır. Alan içerisinde yer alan kuş gözlem noktaları, kuş göç rotasından alınan verilere göre yoğunluklu olarak seyir ve gözlem yapılabilecek alanlardır. Sazlıkların başlangıcına yakın konumda bulunan kano durağına ulaşımda, Bathonea Antik Kenti’nin su çeperine bir kıyı koruma bandı yapılarak alana yaklaşım mesafesi belirtilmiştir. Kuzeyde yer alan E80 Avrupa otoyolundan alana giriş için kullanılan O3 Güney Yanyolu bağlantısı üzerinde bilgilendirme noktası yer alır. Bu alana girişten itibaren Permakültür çiftliği, toplum bahçesi, kompost alanları ve ekolojik Pazar alanı bulunmaktadır. Bu alanların bir çekim noktası olabileceği öngörülmektedir.

Odak 3 alanı, Sazlıdere Gölü’nün bulunduğu noktanın bir kısmını kapsamaktadır. Alan içerisinde en önemli veri, sazlıkların birer kuş yuvalama alanı olma durumudur. Bu anlamda Sazlıdere çevresinde yoğun yürüyüş alanları yerine daha uzakta konumlandırılan kamp alanları, alana yukarıdan bir bakış sunan inziva tepesi yer almaktadır. Bu alana karşıt konumlandırılan, Müşterek Kıyı olarak adlandırılmış kıyının bir kamusal kullanım sunması, yalnızca insan özelinde değil, tüm canlılara ait bir yer vaat eder. Bu kıyıya entegre olan Farkındalık kayaları, iklim değişikliği ile gündemde olan su krizine ve suların çekilmesine yönelik bir enstalasyon çalışmasıdır. Bu kayaların üzerinde yer alan işaretlemeler, su seviyesindeki değişimleri ve zorlu iklim şartlarının görülmeyen ancak hissedilen etkilerini öne çıkarma çabasıdır. Kuşların yoğun bulunduğu bölge olması sebebiyle alan içerisinde kano kullanımına izin verilmez. Kuşları yerlerinde gözlemlemek ve rahatsız olmalarını engellemek amacıyla Müşterek Rota alana nispeten uzak konumlandırılır. Gözlem noktalarından biri Sazlıdere Gölü üzerindeyken bir diğeri kamp alanlarına yakındır. Bu alan içerisindeki bilgilendirme noktası, barajın kıyısında konumlandırılır.

Müşterek Gelecek

Alan içerisinde hedeflenen minimum müdahale ile maksimum verim ilkesi, ziyaretçilere zaman içerisinde deneyimlendikçe değişen, döngüsel bir perspektif sunmaktadır. Bunun yanında permakültür ilkeleri gittikçe karmaşıklaşan, sonucu öngörülemeyen alan tasarımlarına olanak sağladığından ve kontrol odaklı olmadığından, Müşterek geleceğe yönelik bir çıkarım yapılamaz. Yalnızca öngörülebilir olan, alanın yıllar geçtikçe değişen ve gelişen çehresinin, alana bir karakter kazandırması ve yeni canlı türlerine ev sahipliği yapmasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un artık Kuzey Ormanları’na değil, zaman içerisinde Küçükçekmece bağlamında oluşacak yeni Kent ve Gıda Ormanlarına ev sahipliği yapacağıdır. Bu kapsamda alan ziyaretçilere bitmeyen bir serüven vaat etmektedir. Mevsimlerin her birinin bu alana farklı bir karakter ve görünüm kazandıracağı açıktır. Bu bağlamda Küçükçekmece Lagünü Havzası ve çevresi, konumunun özelliğiyle ‘varlık-merkezli Müşterek bir Ekoton’ sunar.

Etiketler

Bir cevap yazın