Osman Kongul, Mustafa Tatar ve Gülderen Meryem Aydemir'in Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje.
Tasarım süreci, alanın jeoteknik verilerini kentsel bir mekan üretme potansiyeline dönüştürme stratejisi üzerine kurulmuştur. Zemin etüdü tutanağında tespit edilen yaklaşık 3.50 metre kalınlığındaki niteliksiz dolgu tabakasının alandan uzaklaştırılması kente dingin bir kamusal düzlem kazandırma (topoğrafik onarım) hamlesidir. Bu sayede elde edilen boşluk, Batık Meydan (sunken plaza), çevresindeki transit yolların ve tren hattının yarattığı gürültü ve hız kirliliğinden doğal bir kesit kopuşuyla ayrışır.
Yeraltı otoparkı, topoğrafik onarımla elde edilen bu yeni kentsel zeminin hemen altında çözümlenerek üst kottaki yaya yaşantısını özgürleştirir. Alanın kuzeyindeki yoğun ticari dokuya dönük cephelerde ticari birimler konumlandırılırken, güneybatıdaki konut bölgesiyle yüzleşen cephelerde sosyal alanlar kurgulanarak mahalle ölçeğiyle uyumlu bir kentsel arayüz oluşturulmuştur.
Kütle organizasyonu, mekansal kurguda karakterleri birbirinden farklı iki ana boşluk (avlu) tanımlar. Ticari birimlerin beslediği alan, gündelik sirkülasyon ağının parçası olan bir “Ticaret Avlusu” olarak çalışır. Sosyal donatıların çevrelediği geniş hacim ise projenin kalbini oluşturan “Batık Meydan”dır. Bu ana meydan, esnek yapısıyla kamusal törenlere, farklı ölçeklerdeki kent etkinliklerine ve rastlantısal karşılaşmalara ev sahipliği yapan, dinamik ve kapsayıcı bir odak noktası olarak tasarlanmıştır.
Tasarımın omurgası için, 8×8 metrelik modüler bir üç boyutlu mekansal matris öneriyoruz. Yapıyı katı ve değişmez bir kütle olarak kurgulamak yerine, fiziksel ve görsel geçirgenliği yüksek, açık uçlu bir kentsel iskelet olarak düşünüldü. Bu sistem, zamanla değişebilecek kentsel ihtiyaçlara kolayca uyum sağlar. Matrisin sunduğu esneklik sayesinde, ana taşıyıcı sistemi ve sirkülasyon ağını bozmadan, kapalı veya yarı açık alanlarda serbestçe yeni mekansal düzenlemeler yapmak mümkün hale gelir.
Yapılara yaslanan yarı açık ahşap strüktür, geçiş alanlarında bir arkad, açık alanlarda ise geçirgen bir kentsel örtü (pergola) olarak işlev görür. Strüktürü saran bitki örtüsü (sarmaşıklar), sisteme yaşayan bir katman ekler. Bu yeşil doku, alanı direkt güneş ışığından koruyan pasif bir gölgelik görevi üstlenerek mekanın mikroklimasını dengeler. Ahşabın sıcak tektoniğiyle bütünleşen bu canlı örtü, sınırları yumuşatarak kentliye kentin hızından kopup nefes alabileceği, doğayla iç içe bir mekansal deneyim sunar.
Kapalı mekanların kurgusunda 8×8 matrisin taşıyıcı kolonları açıkta bırakılarak strüktürel dürüstlük vurgulanmış, bu düzenli ritmin arasına yerleşen yüksek geçirgenlikli, ısı kontrol özellikli cam cepheler, iç ve dış mekan arasındaki sınırları eriterek kentsel dinamizmi ve gün ışığını içeri taşır.
Bu şeffaf dokuya karşılık, yapının sağır cephelerinde Balıkesir’in yerel malzemesi olan sarımsak taşı tercih edilmiştir. Cam ve ahşabın hafifliğine karşı masif, ağırbaşlı bir tektonik zıtlık kuran bu gözenekli volkanik tüf, modern matrisin içinde nefes alan, zamanla yaşlanarak kentin hafızasına entegre olan bağlamsal ve güçlü bir kabuk işlevi görmektedir.
Proje, kentsel altyapı gereksinimleri ile nitelikli kamusal alan ihtiyacını tek bir düzen içinde birlikte çözer. Farklı malzemeleri esnek bir ızgara sistemiyle bir araya getiren tasarım, kente sadece sabit binalar değil, zamanla değişen ihtiyaçlara ayak uydurabilen canlı bir meydan kazandırır. Zeminin doğal yapısına uyum sağlayarak şekillenen bu çalışma; abartıdan uzak, sade ve kullanışlı yapısıyla kentin günlük yaşantısına kendiliğinden katılan, kapsayıcı bir buluşma noktası oluşturmaktadır.
