Kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü “arada olma” kavramı üzerinden tartışan bu çalışma, kentin eril düzenine karşı kadın bedeninin mekânsal ve politik varlığını sorguluyor. Kamusal mekânın sınırlarını yeniden düşünmeye çağıran bir üretimdir.

Rapor
“Arada” kavramı, bu kolaj özelinde kamusal ve özel alan arasında sıkışan, ait olduğu yeri sürekli yeniden tanımlamak zorunda kalan bir varoluş biçimini ifade etmektedir. Bu durum özellikle kadın bedeni ve emeği üzerinden somutlaşmaktadır. Ev ile sokak, özel ile kamusal arasında gidip gelen kadın bedeni ve emeği, kente hem ait hem de dışarıda bırakılmıştır. Tam da bu gerilim, “arada” olma hâlinin en görünür ifadesidir. Walter Benjamin’in kentin gözlemcisi olarak tanımladığı flâneur figürünün aksine, kadın hiçbir zaman kamusal mekânda böylesi bir serbestliğe sahip olamamıştır. Bu çalışma, flanöz kavramı üzerinden kadının kentteki varlığını “arada kalış”la tartışmaktadır. Donna Haraway’in bedenin toplumsal inşasına dair tartışmaları, emeğin kentte nasıl cinsiyetlendiğini açığa çıkarmaktadır. Bu bağlamda, kamusal alanın erilliği yalnızca kadın emeğini görünmez kılmamış, aynı zamanda özneleşmesini iktidar ilişkileri üzerinden biçimlendirmiştir. Bu durum mimarlığın ve kentin geleceği üzerine bir soru işaretidir: Kent, farklı kimliklere yer açmak yerine, erilliğin ötekileştirici düzenini yeniden üretip tek tip bir varoluşu mu dayatmaktadır?
Kullanılan Teknikler
Dijital kolaj ve fotomontaj: Kent yüzeyleri, ev içi izleri ve figürler katmanlı biçimde üst üste bindirilmiştir. Maskeleme: Kadın figürleri yarı saydamlaştırılarak kamusal alanda görünmez kılınan emek vurgulanmıştır. Bu teknik, kadınların kentte var olmasına rağmen erilliğin iktidar ilişkileri nedeniyle silikleşmesini görsel olarak aktarmaktadır. Renk geçişleri: Gri tonlar kentin tek tipleştiren kimlik dayatmasını, pembe tonlar ise kadına atfedilen rolleri ve özel alanda kimliğin geri kazanımını simgelemiştir. Bu yaklaşım, “arada” kalma hâlinin görsel bir karşılığı olarak tasarlanmıştır. Tipografi entegrasyonu: “Arada”, “kamusal eşik”, “görünmez” gibi sözcükler mekâna entegre edilmiştir. Kavramsal altlık: Çalışma, mode kenti erkek deneyimi üzerinden tanımlayan flâneur figürüne karşılık, kadın bedeninin kamusal ve özel alan arasında ‘arada’ kalışını flanöz kavramı üzerinden tartışmaktadır.