Atelier Associer, Paris’in 19. bölgesindeki 1970’lerden kalan bir lise yapısını bir medya kütüphanesine dönüştürdü.
Kültürel ve sosyal değeri yüksek olan bu proje, dünyada benzeri olmayan bir örnek niteliği taşıyor. Proje, bir mahalle kültür tesisi ile Paris sınırları içerisindeki mültecilerin entegrasyonuna adanmış bir mekanı kapsıyor. Medya kütüphanesi, işaret diliyle iletişim kuran ziyaretçileri ağırlayan Paris’in dört medya kütüphanesinden biri konumunda. Mülteci Evi ise, mültecilerin entegrasyon sürecine dair tüm adımları bir arada barındıran, karşılaşma ve paylaşım alanı olan sıcak bir ortam sunuyor.
Eski lise yapısının strüktürü korundu, temizlenmiş ve asbestten arındırılmış. Betonarme kolonlar, kirişler, döşemeler ve cephe panelleri gibi prefabrik elemanlar restore edilmiş. Beton döşeme, duvar ve cephe panellerinin seçici biçimde sökümü yapılmış; kesilen parçalar sahada yeniden kullanılmak üzere korundu. Bu süreç, yapının düzenliliğini geri kazandırırken, betonarme yüzey kalitesini artırmış. Sonuç olarak, medya kütüphanesi ve karşılama merkezi için ideal mekânlar yaratılmış.
Biyoklimatik bir yaklaşımla tasarlanan proje, bulunduğu çevrenin sunduğu kaynaklardan yararlanarak işlevini sürdürüyor. Arındırılan mevcut yapı, doğal ışığın daha iyi nüfuz etmesini sağlıyor. Açığa çıkarılan strüktür, yumuşak yüzeyler ve zengin dokular sunarken, iç mekân sıcaklığının dengelenmesinde fayda sağlayan ısıl kütleyi de sağlıyor. Proje genelinde çift yükseklikte iç boşluklar ve verandadaki bahçeye açılan hava kuyusu oluşturulması ile doğal ve hijyenik havalandırma iyileştirilmiş.
Ekolojik açıdan sorumlu bir yaklaşımla hareket eden mimarlar, mevcut yapıyı detaylı biçimde yenilerken, biyolojik ve yer kaynaklı malzemelerle yeni bir yapı inşa etmiş. Kare planlı medya kütüphanesi ile uzunlamasına forma sahip Mülteci Evi, bu iki kurumun farklı katlarına ve alanlarına hizmet eden “bağlantı” adı verilen düşey bir hacimle birbirine bağlanmış. Isıtmasız olan bu ahşap yapının duvarları prefabrik dökme topraktan üretilmiş; bu sayede termal kütle sağlanmış ve nem dengesi kontrol altına alınmış.
Yüksek kolon-kiriş strüktürü, mültecilere ve mahalle sakinlerine içecek eşliğinde vakit geçirme, Fransızca öğrenme ve yemek pişirme gibi olanaklar sunan bir mekân yaratıyor. Herkesin konforu düşünülerek özel olarak tasarlanmış akustiğiyle geniş alanlar ve çeşitli mekanlar sunuyor. Güney cephedeki uzun teras ise hem dinlenme hem de ortak bahçeye erişim sunuyor.
Proje, arsanın yüzeyinin %70’indeki su yalıtımını tersine çevirmiş. Açık toprak yüzeyler medya kütüphanesinin ortasındaki avluda, giriş alanında, gölgeli bahçede, ortak bahçede ve Mülteci Evi’nin terasında yeniden ortaya çıktı. Kentsel ısı adası etkisini azaltmaya yönelik olarak, yeşil alanların artırılması, açık renkli zemin kaplamalarının (geri dönüştürülmüş beton plaklar ve stabilize kum) kullanımı ve ortak bahçe ile gölge bahçesi arasında yer alan sığ bir su birikintisi oluşturuldu.

1 Yorum
degisik bir mantolama icinde kusur dolu,natural isiktan faydalanamayan bir genel bina.daha iyisi olabilir tabi!