Podna Mimarlık tarafından tasarlanan "Hekagro Solutions İdari Ofis Binası", Mersin'de yer alıyor.
Mersin’de tamamladığımız yaklaşık 3.000 m² büyüklüğündeki bu idari bina, tarım firmasının üretim kampüsünün merkezinde konumlanan ve doğayla kurduğu ilişkiyi mimari organizasyonun temel bileşeni hâline getiren bir yönetim yapısı olarak tasarlandı.
Projenin temelini oluşturan U plan şeması, yalnızca işlevsel bir organizasyon sunmakla kalmayıp, merkezinde yer alan avluyu günlük çalışma hayatının doğal bir parçasına dönüştürüyor. Yapının farklı işlevleri bu avlu etrafında kurgulanarak gün ışığı, peyzaj ve açık hava ile sürekli görsel ve fiziksel ilişki kuruyor. Böylece avlu, yalnızca bir açık alan değil; farklı fonksiyonları bir araya getiren, kullanıcı deneyimini güçlendiren sosyal ve mekânsal bir odak noktası olarak tasarlandı.
U plan şemasında batı kolu, farklı departmanlara ait çalışma alanları ile şef ve müdür ofislerini barındırırken; doğu kolu, yapının kamusal yüzünü oluşturan ana giriş, fuaye, konferans salonu ve ana toplantı odasını içeriyor. İkinci katta ise üst düzey yönetici ofisleri ve yönetim toplantı odaları konumlandırılarak daha kontrollü ve bağımsız bir çalışma düzeni oluşturuldu. Merkezde yer alan ana avluya ek olarak, batı kolunda çalışma birimleri arasına yerleştirilen daha küçük ölçekli iç avlular, avlu fikrini yapının farklı noktalarında yeniden yorumluyor. Bu boşluklar cephe kompozisyonuna ritim ve derinlik kazandırırken, çalışma alanlarına doğal ışık ve peyzajla doğrudan ilişki kurma imkânı sağlayarak mekânsal deneyimi zenginleştiriyor.
Arazinin eğimli topoğrafyası, yapının kot organizasyonunu şekillendiren temel tasarım girdilerinden biri oldu. Doğu cephesinde bodrum kat olarak algılanan seviye, fabrikanın bulunduğu güney cephesinde zemin kat olarak işlev görüyor. Bu kotta yemekhane ile fabrika ve idari bina arasında koordineli çalışan ekiplerin ofisleri konumlandırılarak üretim ve yönetim birimleri arasında güçlü ve verimli bir ilişki kurulması hedeflendi. Böylece farklı kullanıcı sirkülasyonları birbirini kesmeden işleyen, okunabilir ve verimli bir dolaşım kurgusu elde edildi.
Tarım sektöründe faaliyet gösteren bir firma için tasarlanan bu yapıda doğa, yalnızca dışarıdan izlenen bir manzara değil, mekânsal deneyimin aktif bir bileşeni olarak ele alındı. Geniş açıklıklar, doğal ışık, avlu etrafında şekillenen peyzaj ve tüm mekânlardan kurulan görsel bağlantılar sayesinde kullanıcıların gün boyunca çevreyle sürekli etkileşim kurabildiği ferah çalışma ortamları oluşturuldu.
Mimari dilde sade geometriler ve beyaz kütleler ön planda tutulurken, doğal malzemeler yapının karakterini güçlendiren tamamlayıcı unsurlar olarak kullanıldı. Doğu cephesinde, ana giriş ve konferans salonunun bulunduğu kamusal kanadı vurgulamak amacıyla kullanılan doğal taş duvarlar, yapının temsil niteliğini öne çıkaran güçlü bir mimari vurgu oluşturuyor. İç mekânlarda tercih edilen sıcak ahşap yüzeyler ise doğal ışıkla birlikte dengeli, sakin ve davetkâr bir çalışma atmosferi yaratıyor.
İdari yapı, yalnızca yönetim birimlerini barındıran bağımsız bir ofis olarak değil; üretim tesisinin günlük işleyişiyle bütünleşen, farklı ölçeklerdeki çalışma alanlarını ortak avlular ve açık mekânlar etrafında bir araya getiren kampüsün merkezî bileşeni olarak kurgulandı. Bu yaklaşım, üretim ve yönetim arasındaki ilişkiyi güçlendirirken, kullanıcıların doğayla sürekli etkileşim kurabildiği, işlevsel, zamansız ve kurumsal kimliği güçlü bir çalışma ortamı oluşturmayı amaçlıyor.
