Finalist, YANGIN VAR! Orman Yangınlarına Karşı Yaratıcı Çözümler Öğrenci Fikir Projesi Yarışması

İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencileri Elif Yazıcı ve Naima Çaparoğlu’nun, YANGIN VAR! Orman Yangınlarına Karşı Yaratıcı Çözümler Öğrenci Fikir Projesi Yarışması’nda finalist olan proje önerisi.

KAYA (GAIA) | Orman Yangınlarına Karşı Yer Altı Biyo Sığınağı

KAYA (GAIA) projesi, orman yangınları sırasında kaçma imkânı bulunmayan yaban hayvanları için geliştirilmiş, yerin altına entegre edilmiş biyolojik ve pasif bir koruma yapısıdır. Proje adı olan KAYA (GAIA), Yunanca kökenli olup “Toprak Ana” anlamına gelmektedir. Bu isim, yapının toprağın koruyucu gücünü merkeze alan, doğayla bütünleşik yaklaşımını temsil etmektedir.

Projenin temel amacı; yangın anında hayvanlar için güvenli, nefes alınabilir ve termal olarak dengeli bir yaşam alanı oluşturmak, aynı zamanda yangının erken evrede algılanarak ilgili noktalara bildirilmesini sağlamaktır. Tasarım, doğanın kendi savunma mekanizmalarından ilham alan, minimum teknolojiyle çalışan ve çevreye müdahaleyi en aza indiren pasif bir sistem olarak ele alınmıştır.

Proje Alanı Analizi

Proje alanı olarak, Marmaris ilçesi Hisarönü ve Turgut köyleri arasında kalan yoğun ormanlık ve yerleşimsiz bölge seçilmiştir. Alan, Ege ve Akdeniz bitki örtüsünün kesiştiği, biyolojik çeşitliliği yüksek bir yeşil biyo-koridor niteliği taşımaktadır. Dik ve engebeli topografyası, imar izninin bulunmaması ve kara yolu erişiminin olmaması nedeniyle insan müdahalesine kapalıdır. Yalnızca orman patikalarıyla ulaşılabilen bu bölgede, yangın anında itfaiye araçlarının müdahalesi büyük ölçüde imkânsız hâle gelmektedir.

Bu durum, bölgeyi yangın açısından yüksek riskli bir kör nokta hâline getirmektedir. KAYA projesi, insan müdahalesinin geciktiği ya da mümkün olmadığı bu tür alanlarda, hayvanların kendi başlarına hayatta kalabilmesini hedefleyen pasif bir savunma hattı olarak konumlandırılmıştır.

Tasarım Konsepti: Termal Kaplumbağa (GAIA Bio Shelter)

Tasarım, biyomimikri yaklaşımı temel alınarak geliştirilmiştir. Kaplumbağa kabuğu ve yeraltı hayvan yuvaları, form ve sistem kararlarının ana ilham kaynaklarını oluşturmaktadır. Yapı, yangın sırasında yüzey sıcaklığı 800°C’ye ulaşsa dahi, yer altında 25–30°C aralığında güvenli bir mikroklima oluşturmayı hedeflemektedir.

Tamamen yer altına gömülen yapı, toprağın doğal yalıtım özelliğinden faydalanmakta; yangın sonrasında çevresiyle bütünleşerek iz bırakmadan varlığını sürdürmektedir.

Mimari Kurgu ve Yapısal Özellikler

Yapı, 300 cm iç çapa ve 160 cm net iç yüksekliğe sahip kubbe formunda tasarlanmıştır. Taşıyıcı sistem, 20 cm kalınlığında donatılı betondan oluşmakta; ısı yalıtımı için 10 cm taş yünü kullanılmaktadır. Çok katmanlı dış kabuk sistemi ile su yalıtımı sağlanırken, iç yüzeylerde doğal sıva tercih edilmiştir. Kubbe formu, ısıyı yüzeyde dağıtarak iç mekâna iletilmesini geciktirmekte ve termal dayanımı artırmaktadır.

Giriş Sistemi: S-Tünel (Doğal Hava Kilidi)

Yapıya giriş, mekanik kapılar yerine S-şeklinde tasarlanmış pasif bir tünel aracılığıyla sağlanmaktadır. 100 cm genişliğinde ve 350 cm uzunluğundaki bu tünel, ana yaşam alanından daha alçak kotta ve kıvrımlı olarak kurgulanmıştır. Yangın sırasında yükselen sıcak hava ve dumanın yukarı yönlü hareket etmesi nedeniyle, bu form sayesinde dumanın iç mekâna girişi fiziksel olarak engellenmektedir. Sistem tamamen pasif olup elektrik veya mekanik ekipman gerektirmemektedir.

Hidrostatik Su Sistemi

Sığınak içerisinde hayvanların su ihtiyacını karşılamak üzere hidrostatik prensiplere dayalı, tamamen mekanik bir sistem tasarlanmıştır. 500 litrelik ana su deposu ve 80 cm çapındaki iç suluk haznesi, bileşik kaplar prensibiyle çalışmaktadır. Hayvanların su içmesiyle su seviyesi düştüğünde, şamandıra valfi devreye girerek yerçekimi yardımıyla otomatik su takviyesi sağlamaktadır. Sistem, pompa veya elektrik gerektirmemektedir.

Yeraltı Nemlendirme Sistemi: Terleyen Toprak

Yapının dış çeperine yerleştirilen yeraltı nemlendirme boruları, yangın algılandığında veya toprak nemi kritik seviyenin altına düştüğünde devreye girmektedir. Rezervuardaki suyun toprağa yavaşça sızdırılmasıyla yapı çevresinde ısı emici bir tampon katman oluşturulmakta, ağaç köklerinin yanması engellenmekte ve yangın sonrası ormanın kendini yenileme süreci hızlandırılmaktadır. Bu sistem, yapıyı ve çevresini birlikte koruyan bütüncül bir savunma mekanizması sunmaktadır.

Havalandırma ve Filtrasyon

Kubbenin en üst noktasından yüzeye uzanan havalandırma bacası, iç mekân hava kalitesini güvenli seviyede tutmaktadır. Aktif karbon filtreler duman ve zehirli gazları tutarken, güneş ısısıyla çalışan solar baca fanı kirli havayı dışarı çekmektedir. Bu sayede tünel girişinden filtrelenmiş temiz hava girişi teşvik edilmekte ve sürekli bir doğal hava sirkülasyonu sağlanmaktadır.

Toplumsal ve Politik Arka Plan

Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının büyük bir kısmı doğal nedenlerden ziyade insan kaynaklıdır. Bilinçsizlik, ihmal ve kasıtlı eylemler; orman alanlarını yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda toplumsal ve politik bir kırılganlık alanı hâline getirmektedir. KAYA (GAIA) projesi, bu gerçeklikten hareketle yalnızca yangının fiziksel etkilerine değil, insan müdahalesinin yarattığı tehditlere karşı da bir önlem olarak kurgulanmıştır.

Açık alanda konumlanan yapılar vandalizm ve sabotaj riski taşırken, KAYA bu risklere karşı bilinçli olarak yer altına gizlenen, doğayla kamufle olan bir sistem olarak tasarlanmıştır. Toprak, projede hem fiziksel hem de politik bir koruyucu katman olarak ele alınmıştır.

Erişim ve Hayvanlar İçin Bulunabilirlik

Yapının girişi bilinçli olarak açık ancak doğrudan görünür olmayan bir biçimde tasarlanmıştır. Uzun ve kıvrımlı S-tünel, insan erişimini zorlaştırırken hayvanlar için doğal bir mağara hissi yaratmaktadır. Yangın algılandığında, yapı çevresindeki sistemler aracılığıyla hayvanların algılayabileceği frekansta düşük şiddetli bir ses yayılmakta; bu ses, hayvanların yön bulma içgüdülerine hitap ederek sığınağa yönelmelerini sağlamaktadır.

Bu duyusal yönlendirme stratejisi sayesinde KAYA, görsel olarak fark edilmeden, işitsel olarak hayvanlara rehberlik eden sezgisel bir kaçış noktası hâline gelmektedir.

Etiketler

Bir yanıt yazın