Finalist, MDC’26 Öğrenci Mimari Tasarım ve Fikir Yarışması

Finalist, MDC’26 Öğrenci Mimari Tasarım ve Fikir Yarışması

Batuhan Şen, Sude Işık ve Şeymanur Özselçuk'un tasarladığı proje, MDC'26 Öğrenci Mimari Tasarım ve Fikir Yarışması'nda finale kaldı.

MDC’26 Öğrenci Mimari Tasarım ve Fikir Yarışması kapsamında geliştirilen bu öneri, günümüz kentlerinde hız, akış ve tüketim odaklı mekânsal üretimin giderek “geçiş koridorları”na dönüşen kentsel yapılar oluşturduğunu temel problem olarak ele alır. Özellikle ulaşım yapıları, farklı insan gruplarının kesiştiği ancak bu kesişimlerin kalıcı bir mekânsal veya toplumsal karşılaşmaya dönüşemediği anonim eşiklere indirgenmiştir. Bu bağlamda Kayseri Şehirlerarası Otobüs Terminali, yalnızca bir transfer noktası değil; çoklu akışların çakıştığı ancak birbirine temas etmediği parçalı bir kentsel alan olarak okunur. “Kronotopik Eşik”, MDC’26’nın ortaya koyduğu kuşaklar arası aktarım ve yeniden bağ kurma problemine mekânsal bir yanıt olarak geliştirilmiştir. Zaman, mekân ve kullanıcı deneyimini üst üste bindiren kronotop kavramı üzerinden, terminal yalnızca fiziksel bir dolaşım altyapısı değil; farklı kuşakların, farklı zaman yoğunluklarında bir araya geldiği bir eşik alanı olarak yeniden tanımlanır. Buradaki temel amaç, kopmuş olan kentsel sürekliliği yeniden kurmak değil, onu çok katmanlı bir deneyim sistemi olarak yeniden üretmektir. Proje, akışı kesen bir müdahale yerine onu yavaşlatan, dağıtan ve yeniden örgütleyen geçirgen bir mekânsal sistem önerir. Bu sistem içerisinde kullanıcı, yalnızca bir noktadan diğerine hareket eden anonim bir beden olmaktan çıkar; bekleme, üretme, karşılaşma ve etkileşim üzerinden mekânın aktif bir öznesine dönüşür. Bu çerçevede komünite mutfağı, üretim pazarları, el sanatları atölyeleri, terminal kafe ve geçici barınma birimleri; kuşaklar arası etkileşimi mümkün kılan üçüncül mekânlar olarak kurgulanır. Bu birimler yalnızca işlevsel programlar değil, aynı zamanda farklı yaş grupları ve toplumsal katmanlar arasında bilgi ve deneyim aktarımı üreten sosyal düğüm noktalarıdır. Mekânsal organizasyon, yatayda katmanlanan bir palimpsest yaklaşımı üzerinden geliştirilmiştir. Her eşik, bir diğerinin izini taşıyan geçirgen bir bölgeye dönüşerek terminali sabit bir yapı olmaktan çıkarır ve sürekli yeniden tanımlanan bir kentsel arayüze dönüştürür. Parçalı ve dönüşebilir sistem, açık ve kapalı alanlar arasındaki geçirgenliği artırırken, terminalin yanında yer alan bakım ve servis alanlarından referansla kullanılmayan otobüs parçalarının yeniden değerlendirilmesiyle döngüsel bir üretim modeli önerir. Sonuç olarak “Kronotopik Eşik”, MDC’26’nın tanımladığı kuşaklar arası kopuş problemine karşı, ulaşım yapısını yalnızca bir geçiş mekânı olmaktan çıkararak; zamanın, deneyimin ve karşılaşmanın üst üste geldiği yaşayan bir kentsel eşik önerir. Proje, hızın içinde görünmezleşen bireyi yeniden mekâna dahil ederken, geçişi kolektif bir deneyime dönüştüren yeni bir kamusal arayüz üretir.

Etiketler

Bir yanıt yazın