Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Nazlı Eraydın tarafından Dr. Öğr. Üyesi Uğur Özcan yürütücülüğünde hazırlanan 2024-2025 Yaz Okulu MIM22302E dersi kapsamında “Çok Katlı Karma Yapı” projesi.
2025 yılında tasarlanan proje, İstanbul’un Tarihi Yarımadası’nda, Fatih ilçesi Molla Gürani Mahallesi’nde, Millet Caddesi üzerinde konumlanıyor. Yoğun ticari akslardan biri olan cadde, bölgenin canlılığını belirleyen en önemli arterlerden biri. Bu bağlamda yapı, ofis ve ticaret işlevlerini bir araya getirerek kentsel yaşamın farklı dinamiklerini buluşturan çağdaş bir merkez olma amacıyla tasarlandı. Kat yüksekliği, çevredeki tarihi surların ölçeği dikkate alınarak belirlenmiş ve kentsel doku ile uyumlu bir profil oluşturulmuştur.
Zemin katta caddeyle güçlü bir ilişki kuran ticari birimler ve kiralanabilir ofisler, günlük yaşamın akışına doğrudan katılırken; üst katlarda yer alan ofisler daha kontrollü, esnek ve üretken çalışma alanları sunuyor. Şehir dışından gelen kullanıcılar için tasarlanan konuk evi, yapının misafirperver kimliğini güçlendirirken, aynı zamanda sessizliğin öncelikli olduğu bir tarafa konumlandırılarak konforlu ve huzurlu bir deneyim sunuyor. En üst katta ise çalışanların gün içinde hareketsizliğini dengelemek, beden ve zihin sağlığını desteklemek amacıyla kurgulanan fitness alanı, yapıya çağdaş iş yaşamına dair bütüncül bir yaklaşım kazandırıyor. Böylece proje, yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda sağlıklı ve sürdürülebilir bir çalışma kültürüne de zemin hazırlıyor.
Cephe tasarımında precast beton paneller temel malzeme olarak kullanıldı. Millet Caddesi’ne dönük cephede düzenli bir ritim oluşturan düşey strüktürel hatlar, kentin hareketli temposuna karşılık verirken; arka ve yan cephelerde bu hatların yıldız formundaki elemanlarla birlikte kullanımı daha dinamik ve katmanlı bir mimari dil ortaya koyuyor. Precast betonun sağladığı üretim esnekliği sayesinde hem yapısal dayanıklılık hem de çağdaş bir estetik ifade elde edildi. Böylece yapı, yönlere göre farklılaşan fakat bütüncül bir cephe kurgusuna sahip oldu.
Ofis, ticaret, konaklama ve sosyal donatıları bir araya getiren proje; kullanıcılarına yalnızca bir çalışma mekânı değil, aynı zamanda sosyalleşme, dinlenme ve yenilenme imkânı sunuyor. Kentin hızlı temposunu yakalayan, aynı zamanda esnek kullanım senaryolarına izin veren yapısıyla, günümüz İstanbul’una değer katan bir kentsel katkı yaratıyor.