Ergün Mimarlık'ın tasarladığı Deka Campus, İstanbul'da yer alıyor.
Deka Campus, elektronik kart ve modül üretimi alanında faaliyet gösteren Deka Elektronik’in yeni üretim ve yönetim merkezi olarak tasarlanmıştır. İstanbul Esenyurt’ta, yaklaşık 11.000 m² büyüklüğündeki arsa üzerinde geliştirilen proje; üretim süreçleri, çalışma kültürü ve sosyal yaşamı bütüncül bir kampüs anlayışı içerisinde bir araya getirmektedir.
Projenin temel tasarım problemi, sınırlı arsa üzerinde yüksek üretim kapasitesini sağlarken nitelikli açık mekânlar oluşturabilmek olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda yapı, kat sayısı minimumda tutularak işlevsel verimi arttıran yatay bir yerleşim anlayışıyla kurgulanmış; zemin kotunda kaybedilen açık alanlar; çatı bahçeleri, avlular ve yapı ile bütünleşen peyzaj alanları aracılığıyla yeniden üretilmiştir. Böylece üretim ve yönetim işlevleri tek bir yapı organizasyonu içerisinde çözümlenirken, kampüs yaşamı farklı kotlara yayılan çok katmanlı bir açık mekân sistemi üzerinden yeniden tanımlanmıştır.
V biçiminde gelişen kütle kurgusunda üretim alanları ve çalışanlara yönelik sosyal mekânlar bir kolda, yönetim birimleri ve ofisler ise diğer kolda yer almaktadır. İki kolun tanımladığı boşluklar; giriş meydanı, iç avlu, ara avlu ve erişilebilir kampüs bahçesiyle desteklenerek yapının açık alan organizasyonunu oluşturmaktadır. Üretim bloğunun merkezindeki avlu doğal ışık ve temiz havayı yapının derinliklerine taşırken; çatı bahçesindeki, konser alanı, piknik alanları ile sosyal kullanımlara hizmet eden açık rekreatif alanlar ve spor alanları kampüs yaşamını zenginleştirmektedir. Geniş cam yüzeylerle kurulan güçlü iç-dış mekân ilişkisi sayesinde peyzaj, yapıyı çevreleyen bir unsur olmanın ötesine geçerek çalışma yaşamının aktif bir parçasına dönüşmektedir.
Mimari kimlikte üretim ve yönetim işlevleri bilinçli bir karakter ayrışmasıyla ele alınmıştır. Yönetim bloğu, geniş cam yüzeyler ve renkli düşey güneş kırıcılarla daha şeffaf ve kurumsal bir ifade kazanırken; üretim bloğu, düşey pencere ritmi ve tuğla kullanımıyla endüstriyel üretim yapılarının karakterini yansıtmaktadır. Farklı karakterlere sahip bu iki yapı bileşeni, ortak oranlar, malzeme dili ve detay yaklaşımı sayesinde tek bir kampüs kimliği altında bütünleşmektedir.
İç Mekânlar ve Kurumsal Kimlik
Deka Campus ‘ün iç mekânları, üretim, yönetim ve sosyal yaşam arasındaki ilişkiyi güçlendiren bütüncül bir çalışma ortamı olarak tasarlanmıştır. Açık ofisler, yarı açık çalışma alanları, toplantı mekânları ve sosyal hacimler; farklı çalışma biçimlerine uyum sağlayan esnek bir kurgu içerisinde ele alınarak iletişimi, iş birliğini ve disiplinler arası etkileşimi desteklemektedir.
Yapının ana girişini oluşturan Merkez Hol, kampüsün mekânsal odağıdır. Karşılama meydanı, üretim alanları, yönetim birimleri, açık ofisler, sosyal alanlar ve çatı bahçesi arasındaki ilişkiyi kuran bu ortak hacim, aynı zamanda Deka Elektronik’in kurumsal kimliğini temsil eden ana buluşma alanı olarak kurgulanmıştır. Parametrik ahşap kabuk, kullanıcıyı dijital deneyim alanına yönlendirirken, eğrisel geometrisi giriş mekânına güçlü bir karakter kazandırmaktadır. Üç kat yüksekliğindeki çelik merdiven ise mekânın düşey sürekliliğini güçlendiren heykelsi bir öğe olarak tasarlanmıştır.
İç mekânın mimari dili, doğal taş, ahşap, metal, cam ve brüt betonun farklı doku ve yüzey karakterleriyle birlikte kullanılması üzerine kurulmuştur. Yönetim birimleri ile Merkez Hol’ de doğal malzemeler kurumsal temsil niteliğini güçlendirirken; açık ofislerde tercih edilen brüt beton yüzeyler yapının endüstriyel karakterini görünür kılmaktadır. Elektronik kartlardan referans alan grafik dili ile Merkez Hol’ de ve Ana Giriş saçağında kullanılan metal tavan sistemi, üretim faaliyetinin tasarım diline yansıyan mimari öğeleri olarak ele alınmıştır.
Sanat ve teknoloji de bu kurumsal anlatıyı tamamlayan tasarım bileşenleri olarak ele alınmıştır. Dijital deneyim alanı, Anka kuşu enstalasyonu, giriş meydanındaki Flux heykeli, açık ofislerdeki mural çalışmaları ve yönetici ofislerinde yer alan çağdaş sanat eserleri birlikte değerlendirilerek, Deka Elektronik’in yenilikçi kimliğini mimarlık aracılığıyla görünür kılan bütüncül bir anlatı oluşturmaktadır.
Sürdürülebilir Bir Kampüs
Deka Campus’te sürdürülebilirlik, tasarımın ilk aşamasından itibaren mimari kararları yönlendiren temel bir yaklaşım olarak ele alınmıştır. Yerleşim kurgusu, üretim bloğunun merkezindeki avlu, gün ışığından etkin yararlanan çalışma alanları ve erişilebilir çatı bahçeleri; çevresel performans ile kullanıcı konforunu birlikte ele alan bütüncül bir kampüs anlayışının temel bileşenlerini oluşturmaktadır.
Avlu sistemi, düşey güneş kırıcılarla desteklenen cephe tasarımı ve doğal ışık, hava sirkülasyonu ve enerji performansına katkı sağlarken; farklı kotlarda oluşturulan açık alanlar çalışma yaşamını peyzajla bütünleştirmektedir. Fotovoltaik paneller, yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemleriyle desteklenen proje, LEED Gold sertifikası hedefi doğrultusunda geliştirilmiştir.
Bu yönüyle Deka Campus, üretim, çalışma kültürü ve doğal çevre arasında kurduğu dengeli ilişkiyle sürdürülebilirliği yalnızca teknik sistemler üzerinden değil; yaşam kalitesini destekleyen bütüncül bir kampüs yaklaşımı olarak yeniden tanımlamaktadır.
