Montreal’in sürdürülebilir kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Cité Angus II, çevreci yaklaşımı ve yenilikçi tasarımıyla dikkat çekiyor.
Altı katlı Cité Angus II, 88 konut birimi içeriyor ve zemin katta meydana bakan iki küçük ticari ünite bulunuyor. Quebec’in ilk karma kullanımlı ekolojik bölgesi olarak öne çıkan Technopôle Angus, ofis ve ticari alanlar, konut yapıları, yeşil alanlar ve kamusal meydanlarla bütünleşik bir kentsel yaşam modeli sunuyor. LEED Neighbourhood Development Platinum sertifikasına sahip olan bu proje, konut sıkıntısı ve kent çeperlerine yönelen yerleşim eğilimlerine sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefliyor.
Block 4 olarak da bilinen Cité Angus II, alışılmadık formdaki dar bir arazi üzerinde konumlanıyor. Ædifica, projeyi geliştirirken yoğunluk, değişen ihtiyaçlara yanıt veren konut tipolojilerinin çeşitliliği, doğal ışık ve kaliteli manzara erişimi, biyofilik tasarım ve açık alan entegrasyonu gibi belirli tasarım prensipleri belirlemiş. Kentsel yoğunluk açısından, stüdyo, enerji kullanımını azaltacak ve sosyo-ekolojik dönüşümün bir parçası olarak topluluk alanlarını geliştirecek stratejilerin uygulanabilmesini sağlayacak kritik bir yoğunluk seviyesine ulaşmayı hedeflemiş. Temel olarak proje sürdürülebilirlik ve sakinler için yüksek yaşam kalitesi sağlama ekseninde şekillenmiş. Cité Angus II, refah ve paylaşım esaslarına dayalı bir arazi geliştirme yaklaşımını benimseyerek kentsel yaşamın kolektif ve sürdürülebilir bir modelini ortaya koyuyor.
Konut yapısı, peyzajlı bir avlu ve yaya geçidi ile ayrılmış iki hacimden oluşuyor. Ortak alan, projenin yoğunluk hedefini koruyarak sosyal etkileşimi ve spontane karşılaşmaları teşvik edecek şekilde tasarlanmış. Avlunun merkezinde yer alan etkileyici mimari spiral merdiven, dış geçitler ağı aracılığıyla iki kütleyi birbirine bağlıyorken birçok sakin için merkezi bir erişim noktası sağlıyor. Bakır tonlarındaki kaplamasıyla bu merdiven, Montreal’in arka bahçelerinde yaygın olarak görülen geleneksel spiral merdiven çıkışlarına atıfta bulunuyor.
Daireler, bireysel ve ailevi ihtiyaçların çeşitliliğini yansıtacak şekilde esneklik ve uyum sağlayacak biçimde tasarlanmış. Tek katlı ve dubleks dairelere binanın dış koridorları veya iç koridorları üzerinden erişim sağlanıyor; bazı birimler hem içe hem dışa dönük cephelere sahip. Tüm konutlar, eşitlik, erişilebilirlik ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda, sağlıklı, verimli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunma hedefiyle geliştirilmiş.
Sürdürülebilirlik ve sosyal inovasyon açısından ilham verici bir örnek olarak gösterilen yapı, günümüzün çağdaş toplumsal yapısında önemli bir yer tutuyor. Her bilinçli mimari müdahalenin anlamlı bir etki yarattığı günümüzde, projenin dikkat çekici bir değer taşıdığı vurgulanıyor.
