Charleroi Palais des Expositions

1950’lerden kalma kongre binası, architecten jan de vylder inge vinck ve AgwA işbirliği ile renove edildi.

Yapının iç kısmı boşaltılarak, üstü kapalı bir açık alan oluşturulmuş. Yapılan müdahalelerde esneklik ve sirkülasyon önceliklendirilmiş. Uygulanan demineralizasyon işlemi sayesinde toprak alan yeşil bir parka dönüştürülmüş.

Eğimli arazi üzerinde konumlanan yapının renovasyonunda, yapıya özgü ölçek ve anıtsallık gibi sıradışı nitelikler korunmuş. Mevcut strüktürün tarihi ve kültürel değeri yeniden ele alınarak, yıkım, koruma ve yenileme konusunda örnek teşkil eden bir sonuç elde edilmiş. Mimari müdahalelerin, mümkün olduğunca tasarlanmamış hissetirmesi amaçlanmış. Sirkülasyon hattı ise iyileştirilerek yeniden kurgulanmış.

Çevresiyle ilişkisi güçlendirilen yapı, davetkar ve işlevsel bir kongre binasına dönüşmüş.

Proje, mimarlara ilk ulaştığında; mevcut yapının, az enerji tüketen bir kongre binasına dönüşmesi talep edilmişti, ancak sunulan bütçe gerekenin üçte biri miktarındaydı. Geleneksel bir yaklaşım yerine, yapı boşaltılmış ve cepheleri sökülerek üstü kapalı bir açık alan oluşturulmuş. Bu da aslında “sıfır net enerji tüketimine sahip bina” anlamına geliyor.

Birinci kat ile zemin kat arasında bağlantı kurmak için bir atriyum oyularak, projenin merkezinde üç katlı bir bahçe oluşturulmuş. Güney kanadı, çok katlı bir otopark olarak yeniden işlevlendirilirken, ısıl zarf kuzey hacimle sınırlandırılarak daha da küçültülmüş. Yapılan bilinçli yıkımlar, doğal havalandırmalı bir otopark katı gibi akıllı çözümler üretmiş. Hasarlı beton döşemenin kaldırılmasıyla otoparkın parka dönüştürülmesi bu çözümlerden biri olmuş. Yapının üzerinde yükseldiği atık yığını açığa çıkarılarak yerel bitkiler ekilmiş ve ekolojik açıdan zengin bir peyzaj oluşturulmuş.

Projede, var olanı görünür kılan ve güçlendiren bir renovasyon yaklaşımı benimsenmiş. Mimari müdahaleler, bölgesel ve hassas dokunuşlarla sınırlandırılmış. Yıkılan elemanlar kentsel mobilyaya dönüştürülmüş. Eskiyen beton, özel bir boya ile koruma altına alınmış. Yüzeyler beyaza boyanmış ya da aslına uygun renklerle (örneğin tenis sahaları için yeşil) yeniden renklendirilmiş. Bu tip müdahaleler ile insanların yapının yenilenmiş haliyle yeniden bağ kurması sağlanmış.

Etiketler

Bir yanıt yazın