[BİR]ARADA

[BİR]ARADA

Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali IABA 4.5 için üretilen [BİR]ARADA, 3–9 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya Pil Fabrikası’nda sergilendi.

[BİR]ARADA, mimar ve sayısal ortamın yaratıcı bir ortaklık kurduğu bir gelecek fikrinden beslenir. Antalya Döşemealtı’ndaki geleneksel halıların rastlantısal biçimde tarlalara serilmesinin oluşturduğu örüntüden ilham alan bu çalışma, “mimar ve sayısal ortamın iş birliğinde bir halı nasıl yeniden yorumlanabilir?” Sorusuna yanıt arar.

Enstalasyonda, geleneksel Türk halısının bereket motifi, diferansiyel büyüme algoritması aracılığıyla evrimleştirilir. Bitkilerde gözlemlenen farklı büyüme hızlarını taklit eden bu algoritma, kurallı ancak öngörülemeyen, organik bir form üretir; böylece sezgisel olan ile hesaplamalı olan arasında bir köprü kurulur. Rasyonel kurallar için öngörülemeyen biçimler üretebilme potansiyeli nedeniyle seçilen bu yöntem, motifin tanımlı, simetrik yapısını organik ve sürekli evrilen formlar aracılığıyla yeniden yorumlar. Parametrik modelleme ise, tek bir girdiden çok sayıda varyasyon üreterek sezgisel kararların karşılaştırmalı biçimde sınanmasına olanak tanır.

Tasarım yoluyla araştırma süreci boyunca sayısal ortam yalnızca bir üretim aracı değil, tasarımın aktif bir paydaşı olarak konumlanır. Mimar ve sayısal ortam arasındaki ilişki, tek yönlü bir kontrol mekanizmasından çıkarak karşılıklı bir keşif sürecine dönüşür. Geleneksel motif, algoritmik büyüme yoluyla yeni anlam katmanları kazanarak “arada” bir biçim alır. Üretim aşamasında 3B baskı tekniği kullanılarak bu dijital-fiziksel birliktelik somutlaştırılır. Ortaya çıkan artefakt, geçmiş ile gelecek, somut ile sayısal arasında bir geçiş formu; mimar ile sayısal ortamın [bir]arada var oluşunun ifadesidir. İzleyici yalnızca estetik bir nesneyle değil, arkasındaki düşünsel ve teknik süreçle karşılaşır. Halının kültürel bellekteki yeri üzerinden yürütülen soyutlama, izleyicide hem tanıdıklık hem de yabancılaşma hissi yaratarak eleştirel bir izleme pratiğini mümkün kılar. Halının düz bir zemin olmaktan çıkarılıp mekâna yayılan bir forma dönüşmesi, kültürel olanın yeniden yorumlanarak geleceğe taşınabileceğini ortaya koyar. Enstalasyon, mimar ile sayısal ortamın bir aradalığından doğan yeni bir mimari anlatının somut bir kesiti olarak izleyiciyi, bu birlikteliğin açtığı olasılıkları keşfetmeye davet eder.

Etiketler

Bir yanıt yazın