1. Ödül, Roboski Müzesi ve Anma Yeri Mimari Tasarım Yarışması

Proje Roboski Müzesi ve Anma Yeri Mimari Tasarım Yarışması'nın birinci etabında belirlenen 5 proje arasında yer alıyor.

ROBOSKÎ MÜZESİ / ROBOSKİ ADALET EVİ

Roboski Müzesi Fikri

Roboskî Müzesi olarak ilk fikir, olayın yıldönümü olan 28 Aralık 2012’de Roboskî’li aileleri ziyaret eden SGDF’liler ile Roboskîli’ler arasında geçen görüşmelerde ortaya çıktı. Sonrasında bu fikir etrafında bir araya gelen toplumun farklı kesimlerinden insanlar Roboskî Müzesi Girişimi’ni ve nihayetinde Roboskî Müzesi yapımı sürecini yürütmek üzere Roboskî Müzesi Derneği’ni kurdular. Bu süreçte, üç aşamalı olarak olgunlaştırılan Roboskî Müzesi Kampanyası fikri Roboskî’li ailelerle bir kez daha paylaşıldı. Yakınlarını bu olayda kaybeden Roboskî’li köylüler Roboskî Müzesine ev sahipliği yapmayı kabul ettiler ve yitirdikleri yakınlarının mezarlarının bulunduğu alanın hemen yanında bu proje için bir araziyi müze için hibe ettiler. Roboskî mezarlığının içinde Roboskîli aileler ile görüşülerek bir “anıt” projesi hazırlandı. Anıt’ın yapımı, Roboskî Müzesi ile birlikte ele alınacaktır.

Yapının Elde Edilme Süreci

Yapının elde edilme süreci Türkiye bağlamında ilk olma özelliği taşıyor. Süreç, gönüllü iştiraki ile kolektif bir çalışma bütününe tekabül ediyor. İlk aşaması tamamlanan süreç üç aşamalı olarak öngörülüyor:I. Yapının projesinin elde edilmesi; Mimari Tasarım YarışmasıII. Yapının inşaatı için gerekli finansmanın sağlanması; destek kampanyasıIII. Yapının inşa edilmesi; kolektif inşaat atölyesi

Herhangi bir maddi ödülün bulunmadığı mimari tasarım yarışması 16 Nisan 2014’de kamuoyuna duyuruldu. 25 ekibin katılım sağladığı yarışmada Seçici Kurul tarafından belirlenen 5 eş değer proje için 12 Temmuz 2014 tarihinde Ankara’da Ön kolokyum düzenlendi. Ön kolokyumda proje sahipleri Roboskî’li ailelere ve seçici kurula projelerinin sunumlarını gerçekleştirdiler.  Süreç sonunda Ozan Öztepe, Derya Ekim Öztepe ekibinin projesinin uygulanması yönünde görüş birliği sağlandı. Yarışma projesinin belirlenmesi ile birlikte yapı yeni bir sürece girerek uygulanmaya dönük geliştirilmiş, Roboskili aileler ile biraraya gelinerek ihtaiyaçları ve buna karşılık projenin sunduğu imkanlar görüşülmüştür. Nihayetinde yapının ev sahipliğini yapacak olan Roboskili aileler yapıyı “ROBOSKİ ADALET EVİ” olarak yeniden isimlendirmişlerdir.

Roboski Müzesi (1. Ödül)

Yarışma konusu olan Roboskî Müzesi ve Anma Yeri, hali hazırda bir sürekliliği olan “Perşembe” günleri ziyaret ritüelinin bir parçası olması dolayısıyla tek başına bir yapı tasarımından ziyade kamusal alan ve onunla ilişkili bir yapı olmalıydı. Tasarımın çıkış noktası, yapının ritüel aksı üzerinde konumlandırılması, mezarlık yanında yer alan “anıt” projesi ve mezarlık ile ilişkisi üzerine kuruludur. Yapı, ritüel aksı üzerinde geçirgen bir alan sunar. Ziyaretçileri karşılayan çatı, gündelik yaşantının sürdüğü bir avluya açımlanır. Kırma çatının eksik kalan parçasıdır bu avlu, kesintiye uğrar ama yaşam devam eder. Geriye kalan çatı “Anma Yeri” özelliğine bürünen basamaklı alana yüzünü döner ve yapı mezarlık alana bağlanır.Tasarım sürecinde “Roboskî müzesi nasıl olmalıdır?” sorusu üzerine düşüncemiz “yaşayan” bir yer olmalıydı. Roboskîli ailelerin ve herkesin ziyaret ettiği, çocukların içinde kitap okuyabildiği, yitirilen yaşamlara ait anıların yaşam bulduğu, paylaşıldığı bir yer. Roboskî Müzesi geleceğin ortak bir şekilde yeniden kurgulanması için bir mekân yaratmalıydı, yaşamalıydı. Ötekileştirmeden herkesi kucaklamalı. Geçmiş; her zaman anılması gereken bir bilgi olarak muhafaza edilmeli; gelecek ise bugünden kurgulanmalı. Proje, gelecek kurgusu ile hep “yaşayacak” ve paylaşıldıkça çoğalan anlam katmanlarına ev sahipliği yapacaktır. Müze’nin klasik tanımının dışına çıkarak süreklilik ve yaşantı olgularına karşılık gelen yapının “Ev” olmaya yakın bir duruşu vardır. Aynı zamanda sergi alanları, açık anma yeri ve anıt işlevleri ile müzenin kamusallığını da içerir.Bu bağlamda yapı, “ev” ve “müze” işlevlerinin bir araya getirilmesinden beden bulmaktadır. Tasarımın mimari fikri bu iki fonksiyonun tek yapıda dengelenmesi sorunsalı üzerine kuruludur.

Kırma çatılı arkaik ev formu tasarımın biçimlenişinde en belirgin özelliktir. Olayda yaşamını yitiren ailelerin yaşadıkları evler “ortak bir metafor” olarak yorumlanmıştır. 28.12.2011 günü yaşanan olay sonucu “parçalara ayrılan evler” Roboskî Müzesi aracılığıyla yeniden kurgulanarak bir araya getirilmektedir.

Önerilen kurguda yapının tamamen bütünlenmemesi, kimi bölümlerinin / duvarlarının eksik bırakılması özellikle vurgulanmaya çalışılmıştır. Ortaya konulan yeni form ile hem “hafıza”nın muhafaza edilmesi hem de yaşamın direnç ile sürekliliğinin vurgulanması amaçlanmaktadır.

Mekansal Özellikler

Yapının kullanım alanları, yarışma sonrasında ailelerle ve Roboski derneği ile yapılan toplantılarla birlikte değerlendirilerek geliştirilmiştir. Yapı bodrum kat dahil 3 kattan oluşmaktadır. Yaklaşık 600 m2’lik inşaat alanına sahiptir. Yapının bodrum katında servis ve teknik mahaller yer almaktadır. Zemin kat müzenin sergi salonundan ibarettir. Bu alanda 28.12.2011 günü yaşananlar, yıldönümleri ve adalet beklentisi ile ilgili sunumlar yer alacaktır. Olayda yaşamını yitiren 34 kişinin gündelik yaşamda kullandıkları giysiler, objeler, çocuklara ait karneler, okul defterleri, kitaplar vb. şahsi eşyalar sergilenecektir. Eşyaların geleneksel müze anlayışı bağlamında “cam arkasında” sergilenmesinden ziyade ziyaretçiler ile aktif etkileşim içerisinde sergilenmesi amaçlanmaktadır. Sergilemede işitsel ve görsel materyaller de eşzamanlı olarak ziyaretçilerin bilgisine sunulacaktır.
Yapının üst katı Roboskî’li ailelerin düşünceleri ve yaşantıları esas alınarak biçimlendirilmektedir. Üst katta ailelerin yaşamlarının bir bölümünü geçirebilecekleri mekanlar öngörülmüştür. Bu katta misafir odası / çok amaçlı oda, okul yaşındaki çocuklar için etüd odası / kütüphane ve küçük yaştaki çocuklar için oyun odası tasarlanmıştır. Yapıyı ziyaret edeceklerin bu katta Roboskî’li aileler ile bir araya gelebilecekleri düşünülmüştür.

 

Etiketler

Bir yanıt yazın