3. Ödül, Tarsus Şelalesi Turizm Tesisleri Mimari Proje Yarışması

3. Ödül, Tarsus Şelalesi Turizm Tesisleri Mimari Proje Yarışması

Mimari Açıklama, Mühendislik ve Jüri Raporu

/ Başlamadan

Tarsus kenti, betonarme inşaat tekniğinin yaygınlaşması ile Türkiye genelinde tektipleşen yapılı alanların herhangi biri olarak ele alınmıştır. Tasarım, kentin tarihi estetiğini romantize etmez.

Gerçekçi bir yaklaşımla modern zamanlarda alınan hatalı kararların ve yerleşik sakinlerin zaman içerisinde birbirini taklit eden uygulamalar ile belirlediği tasarım dilinin kentin kimliğini oluşturduğunu, değiştirilemeyeceğini kabul eder.

Bir başka deyiş ile zamana karşı durmaz, var olanın gelişim potansiyelini sorgular.

Bu yönelme ile öneri, zengin tarihli kent merkezini değil proje alanının da dahil olduğu yakın zamanda gelişmiş ve nüfusun çoğunluğuna ev sahipliği yapan yerleşim alanlarından ilham alır.

/ Çözümleme

Tarsus’u kentsel plan düzleminde incelediğimizde, paralel ve dik sokaklardan oluşan düzenli diyebileceğimiz küçük parçaların, birbirine eklenmiş farklı yamalar olarak algılanan düzensiz bütünü olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamadan yola çıkarak kentin değişik yamalarına odaklandığımızda, kişiye hangi sokakta olduğunu şaşırtacak derecede birbirine benzer ve aynı zamanda birbirinden farklı yapılar bütününün bugünkü Tarsus’u şekillendirdiğini kabul ediyoruz.

Bizim yaklaşımımızla Tarsus’un kimliğini oluşturan yapısal ve kentsel ögeleri daha iyi açıklamak için ilk olarak kent merkezinin seçili dört farklı noktasında dolu ve boş alanları incelediğimizde, kağıt üzerinde planlanmış doğrusal sokakların aksine, sokak düzleminde çok derinlikli bir doku olduğunu söyleyebiliriz. Kent içerisindeki bahçeli evler ve boş arazilerin oluşturdurduğu desen kent merkezinden yapılı alanların sınırına kadar devam eder. Bu çıkarım ile, şahsi bahçeler ve yapılaşmamış boşlukların oluşturduğu süreklilik şimdiki Tarsus’u tanımlar.

Kentliye sunduğu boşluklu yapının mülkiyet hakları sebebiyle kullanılamaz oluşu ve aynı zamanda tarihi merkez dışında kalan, yakın zamanda yapılaşmış bölgelerde oluşturulmuş kamusal alanların niteliksizliği kentin hedef alınan birincil problemidir. Proje bu duruma örnek bir çözüm üretmeyi hedefler.

/ Öneri

Tasarım proje alanına kent içerisindeki plansız boşluklardan birisi olarak yaklaşır, diğer bir deyiş ile bu alanların fırsat olursa nasıl kullanılabileceğini hayal eder.

// 1 boşluk

Geliştirilen fikir doğrultusunda ilk olarak projenin merkezinde geniş bir kamusal alan düşünülmüştür. İncelikle yerleştirilen iki kütle ve Tarsus nehri bu alanın sınırlarını oluşturur.

// 2 yaklaşım

Öneri, proje alanını mimari bir yaklaşımla ele alır. Bu yaklaşımla servis birimleri kamusal alanları birbirinden ayıran ve bağlayan yapı elemanları olarak öngörülmüştür. İlk aşamada belirlenmiş kütlesel yerleşim “duvarlar” ile parçalanmıştır. Kısaca farklı ölçek ve kullanımlar için düşünülmüş kamusal alanları servis birimlerinin oluşturduğu hacimler tanımlar.

// 3 derinlik

Tarsus’un analizinde öne çıkan çok derinlikli sokak dokusu yeniden yorumlanarak yarı açık mekanlar ile zenginleştirilmiştir. Bu şekilde perspektifte çeşitlilik yaratılması amaçlanmış ve aynı zamanda kullanıcının konforunu arttıracak farklı mekanlar tasarlanmıştır.

// 4 yaya ve bisiklet yolu

Yavuz Donat Bulvarı ve Mimar Sinan Bulvarı’nın kesiştiği noktadan başlayarak Tarsus nehri boyunca Adana Bulvarına kadar devam ettirilmesi önerilen yürüyüş, koşu ve bisiklet yolunun proje alanında halihazırda otopark olarak kullanılan bölgeden geçirilmesi planlanmıştır. Yolun, farklı noktalarda kurulacak rekreasyon alanları ile desteklenmesi geliştirilebilecek bir fikir olarak öngörülmüştür.

/ Yerleşim

İlk olarak ihtiyaç programında belirlenen fonksiyonlar iki gruba ayrılmıştır. Proje alanının doğusunda kalan hacim içerisinde çok amaçlı salon, idari birimler ve dükkanlar tasarlanmıştır. Hacim, boşluğu çevre yollardan ve tasarlanan açık otoparktan koparmak amacı ile T şeklinde düşünülmüştür. Mimar Sinan Bulvarı cephesi boyunca tasarlanan bloklar topluluğu içerisinde, dükkanlar, idari birim ve çok amaçlı salonun birincil girişi planlanmıştır. Çok amaçlı salon, girişi karşısına alır ve proje alanını uzun hacime dik olacak şekilde ikiye böler.

Batıda kalan bloklar topluluğu ise açık hava sahnesi, servis birimleri, açık yüzme havuzu ve restorandan oluşur. Sokak boyunca tasarlanan hacim paralel iki avluyu çevreler. İki yönlü hizmet etmesi planlanan sahnenin yerleşimi, kuzeyde kalan avlunun sahne arkası ve gerektiğinde kullanılabilecek ufak bir seyir alanı olarak çalışmasına fırsat verir.

İkinci avluyu yüzme havuzunun terası kaplar. Bu alan merkezde yer alan boşluktan suni bir tepe ile ayrılmıştır. Tepe ve bitki örtüsü havuzun terasını kapayan bir paravan değil hafifce gizleyen doğal ve kullanılabilir bir örtüdür.

Çok amaçlı salonu merkezine alan hacim, yerleşimi ile bir bölücü olarak çalışır. Aynı zamanda kendi içerisinde farklı ölçeklerde kamusal alanlar sunar.

Kısaca üst tasarım kararı doğrultusunda servis birimleri, ortak alanları tanımlayan opak hacimler olarak tasarlanmış bir mekanlar bütünüdür. Bu düzenleme kullanıcıyı farklı mimari mekanlar içerisinde serbestçe hareket etmeye teşvik eder.

Mimar Sinan Bulvarı üzerinde toplu taşıma duraklarının yerleştirilmesi önerilen cep, hacmin ana girişini karşılar. Girişin açıldığı avlu, fuaye, otopark girişi ve ikincil avlu ile çevrelenmiştir. Çakıl taşı dolgulu ikincil avlu kişinin iki farklı mekan arasında geçiş yaptığını duyumsatmayı amaçlayan geniş bir eşiktir.

Tasarlanan bir diğer eşik ise proje alanını seyir teraslarına bağlayan köprünün bulunduğu +18.50 kotu ile +21.50 kotunda bulunan merkez boşluğu bağlayan dikey giriştir. Bu alanda eşik düşey olarak çalışır.

Çok amaçlı salonun önünde bulunan yarı açık alan etkinlikler sırasında kullanılması amaçlanan salonun uzantısı niteliğinde tasarlanmış bir terastır.

Sıcak iklimin oluşturduğu fiziksel gereklilik ile kentli tarafından yapı elemanı olarak kullanılan briketler proje içerisinde yeniden yorumlanarak kullanılması düşünülmüştür. Farklı desenlerle kullanılan delikli briketler analiz edilmiş ve 6 tanesi projede kullanılmak üzere seçilmiştir. Belirlenen desenler aşağıda belirtilen düzende proje içerisine yerleştirilmiştir.

/ Sahne

Önerilen sahnenin farklı kalabalıklara hizmet edecek şekilde iki yönlü kullanılması amaçlanmıştır. Sahne üst örütüsü düşey düzlemde hareket eden bir yüzey olarak düşünülmüştür. Gün içerisinde zemin seviyesinde kullanılabilecek yüzeyin, büyük etkinlikler için hidrolik bir sistem ile yükseltilip altına geçici moduler elemanlarla ihtiyaca uygun bir sahne oluşturulması önerilir.

/ Platform

“Boşluk” içerisinde tasarlanan platform etkinlik olmadığı zamanlarda sahnenin görevini üstlenir. Sahne artık seyirciyi konuk eder, platfrom ise günlük aktivitelerin sahnelendiği zemindir.

/ Açık yüzme havuzu

Halihazırda konumlandığı yere yakın tasarlanmıştır.

/ Restoran

Proje alanı içerisinde Tarsus Şelalesi’nin en net görülebileceği güney batı köşesine yerleştirilmiştir. Restoranın cephesinde oluşturulan boşluklar şelalenin ve nehrin görüntüsünü kullanıcı için çerçeveler.

/ Mühendislik raporu


Tasarlanan hacimler diletasyon derzleriyle ufak bloklara bölünmüştür. Bu yolla, mimari tasarım sırasında alınan sokak dokusunun yeniden yorumlanması kararı teknik olarak devam ettirilmiştir. Önerilen derzler kasıtlı olarak saklanmamıştır, ufak bokların biraraya gelerek büyük hacimleri oluşturduğu dışardan gözlenebilir. En dar 2.2m, en geniş 8.6m ve ortalama 5.6m olan aks aralıkları betonarme iskelet sistemi ve plak döşeme ile çözülen bloklar, dekoratif sıva ile kaplanmıştır. Kiriş yükseklikleri 0.60m, döşeme kalınlığı 0.15m olarak belirlenmiştir. Betonarme yapı içerisinde aks aralığının en geniş olduğu yer idari otoparkı kapatan örtüdür. Proje genelinde kullanılan boşluklu briketlerin pigment ile renklendirilmesi öngörülmüştür.

Çok amaçlı salon içerisinde taşıyıcısız geçilmesi istenilen 20mx35.5m ölçülerindeki alanı kaplayan çelik konstrüksiyon şed çatı, doğal ışık ile aydınlatmayı desteklemek amacı ile testere dişi şeklinde tasarlanmıştır. Çok amaçlı salonun fuayesinin üst döşemesi yerleştirilecek havalandırılma ünitelerini saklamak amacı ile düşük yapılmıştır.

/ Jüri Raporu


Proje mevcut kentsel dokunun incelenmesinin verdiği ilhamla, mimari tipolojilerden hareketle modern mimarlık geleneği içinde kökleri olan ‘akılcı’ bir yaklaşımdan yola çıkar.

Kapalı ve açık alanlar iki kısım halinde Mimar Sinan Bulvarı ve batı yaklaşım yolunu çizgisel sınır blokları ile perdeleyerek Şelale peyzajına yönlendirir ve yolların oluşturduğu bu köşeyi tanımlar. Batı yaklaşım yolundaki çizgisel bloğun, bir S formu çizerek hem havuz mekanını özelleştirmesi hem de yoldan servis alan bir sahne arkası avlusu olarak yorumlanması etkili bulunmuştur. Buna benzer bir şekilde Mimar Sinan Bulvarı’na sırtını dayayan çizgisel blok da çok amaçlı salona etkili bir giriş sağlar. Proje yalın, neredeyse yok denebilecek bir peyzaj önerir.

Projenin ödünsüz ve saf tutumu, tektonik kurgusundaki ve temsilindeki yetkinliği ile şiirsel bulunmasına karşın, çok amaçlı salonun Şelale peyzajı tarafında +21.50 den +18.50 kotları arasında ortaya çıkmış olan setin Berdan nehri peyzajı ile bağlantıyı ve yaklaşımı kesmesi olumsuz değerlendirilmiştir. Ayrıca oluşturulan genel atmosfer ve önerilen mimari göstergelerden doğan gerilim, bağlamı ile kuracağı imgesel bağı zedeleyeceği endişesiyle eleştirilmiştir.

Taşıyıcı sistem ile ilgili yeterli bilgi verilmemiştir. Zemin ve temel ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Geniş açıklığın çelik kontsrüksiyon şed çatı ile geçilmesi uygundur.

Yarışma programında verilen çevre etkileşim alanı dikkate alınmadan oluşturulan avlular peyzaj tasarımı anlamında tanımsız kalmıştır.

Etiketler

1 Yorum

  • Can Öztürk says:

    Öncelikle tebrikler. Tektonik vurgusu ile öne çıkan bir proje olmuş. Yarışmaya proje göndermemiş ancak ilk aşamalarında eskizlerle üzerinde düşünmüş biri olarak, bağlamla olan ilişkisinin sogulanması gerektiğini düşünüyorum. Yakın çevre ve güçlü bir eleman olan şelale ve vistaları ile çok ilgilenmemiş, sadece parsel bazında güçlü bir plastik etki üzerine yoğunlaşılmış olmasını olumsuz değerlendiriyorum. Böyle bir coğrafik konumda daha fazla çevresel verilerin değerlendirilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Başarılar..

Bir yanıt yazın